blog-image

Dedublüman'ın Şarkısı ''Sen Bilmezsin'' Psikolojik Bir Bakış

zamansız bu tükenişlerimin
senden çok şey götürüşleridir
benim derdim belki kaderimdendir, gülüşündendir
varda bir yok, yokta biri var
feryadım bazen bir şarkı
bazen de göğsümde sancı
anlatmam, zaten duymazlar
öp, dilimde kan tadı var

psikanalitik (freud) yorum
bu sözlerde güçlü bir içsel çatışma ve bastırılmış acı var.
  • “zamansız bu tükenişlerimin”
  • ego, duygusal yükü düzenleyemiyor. tükenişin “zamansız” olması, bilinçdışından gelen bastırılmış duyguların kontrolsüz şekilde yüzeye çıkmasını çağrıştırır.
  • “benim derdim belki kaderimdendir, gülüşündendir”
  • dışsal bir nesneye (sevilen kişi) yöneltilmiş içsel çatışma. freud’a göre bu, nesneye bağlanan libidinal yatırımın acıya dönüşmesi.
  • “öp, dilimde kan tadı var”
  • haz ve acının iç içeliği. bu satırda oral dönem çağrışımı vardır: sevgi = temas = aynı zamanda incinme. sevgi, bilinçdışında acıyla eşleşmiş.
 
jungcu yorum (arketipler & gölge)
burada “ben” ile “öteki” arasındaki ilişki gölge üzerinden okunabilir.
  • “varda bir yok, yokta biri var”
  • jung’a göre bu, bütünleşmemiş benlik hâlidir. kişi, içindeki eksik parçayı dışarıda arar. “öteki”, aslında bastırılmış benlik yönlerinin taşıyıcısıdır.
  • “feryadım bazen bir şarkı”
  • sanat, Jung’da bilinçdışının konuşma biçimidir. şarkı burada kolektif bilinçdışıyla temas yoludur.
  • “anlatmam, zaten duymazlar”
  • persona ile gerçek benlik arasındaki kopukluk. kişi, anlaşılamayacağını varsayarak kendini geri çeker.
 
bağlanma Kuramı
bu sözler kaygılı–kaçınan bağlanma izleri taşıyor.
  • yoğun yakınlık arzusu: “öp”
  • aynı anda incinme beklentisi: “kan tadı”
  • anlaşılmama inancı: “zaten duymazlar”
bu bağlanma biçiminde kişi: yakınlık ister

  • ama yakınlığın acı vereceğine inanır
  • sevgiyle yaralanmayı eş anlamlı yaşar
 
varoluşçu psikoloji
metnin alt katmanında güçlü bir anlam arayışı ve kader sorgusu var.
  • “benim derdim belki kaderimdendir”
  • acının kişisel seçim mi yoksa kaçınılmaz bir yazgı mı olduğu sorgulanıyor. bu, varoluşçu yalnızlığın tipik ifadesi.
  • “feryadım bazen bir şarkı, bazen de göğsümde sancı”
  • acının hem yaratıcı hem bedensel yaşanması. anlam bulunamazsa sancı olur; anlam bulursa sanat olur.
 
genel psikolojik özet
bu kıtalar bize şunu söylüyor:
  • sevgi = yakınlık + acı
  • anlaşılma ihtiyacı var ama umut yok
  • içsel çatışma sanat yoluyla dışa vuruluyor
  • benlik, kendini eksik ve tükenmiş hissediyor
  • duygular bedene kadar inmiş (sancı, kan tadı)
 
travma perspektifi
travma, sadece yaşanan olay değil; işlenememiş duygunun bedende ve dilde donmasıdır.
  • “zamansız bu tükenişlerimin”
  • travmada sık görülen şey: enerji kaybı ve ani çökkünlük. “zamansız” ifadesi, travmatik yükün tetiklenmelerle aniden ortaya çıkmasını düşündürür.
  • “anlatmam, zaten duymazlar”
  • travma sonrası gelişen öğrenilmiş sessizlik. kişi, bir zamanlar anlatmış ama karşılık alamamış; artık anlatmanın anlamsız olduğuna inanır.
  • beden dili:
  • “göğsümde sancı”, “dilimde kan tadı”
  • travma, bedenselleşir. duygular söze değil bedensel semptomlara dönüşür. bu, işlenmemiş travmanın çok tipik bir işaretidir.
travmatik çekirdek:
yakınlık = tehlike ama aynı zamanda ihtiyaç.
 
yas (kayıp) Süreci
bu sözlerde tamamlanmamış / donmuş bir yas var.
  • “varda bir yok, yokta biri var”
  • yasın erken evrelerinde görülen psişik inkâr. kaybedilen kişi zihinde hâlâ “var”, ama gerçekte yok. kişi iki gerçeklik arasında sıkışmış.
  • “benim derdim belki kaderimdendir, gülüşündendir”
  • yas yaşayan kişi, kaybın nedenini sürekli yeniden yazar:
  • kader miydi? ben mi sebep oldum? onun bir hâli mi beni böyle yaptı?
  • “feryadım bazen bir şarkı”
  • yasın dönüştürülebilen kısmı. acı bazen yaratıcılıkla regüle ediliyor, ama tamamen çözülmüş değil.
yasın problemi:
kayıp kabul edilmiş gibi görünse de duygusal olarak içselleştirilememiş.
 
depresif yapı (psikodinamik açıdan)
burada majör depresyondan ziyade depresif kişilik örgütlenmesi izleri var.
  • tükeniş & umutsuzluk:
  • “zamansız tükeniş”, “zaten duymazlar”
  • geleceğe dair beklenti zayıf. anlaşılma umudu yok.
  • içe yönelen öfke:
  • depresif yapıda öfke dışarı değil, benliğe döner.
  • kan tadı, sancı, içsel yaralanma imgeleri bunun sembolü.
  • sevgiyle acıyı ayıramama:
  • “öp” + “kan tadı”
  • depresif yapı, sevgiyi bile acıyla kirlenmiş yaşar. İyi olan şey bile saf değildir.
depresif çekirdek inanç:
“sevilsem bile incinirim. anlatsam da duyulmam.”
 
bütüncül psikolojik okuma
bu metin bize şunu anlatıyor:
  • işlenmemiş bir kayıp ya da ilişki travması
  • yasın tamamlanamaması
  • acının bedene ve sanata taşınması
  • yakınlığa ihtiyaç + yakınlıktan zarar görme beklentisi
  • umutla vazgeçişin aynı anda var olması
bu yüzden metin çok “insani” ve güçlü:
çünkü kişi henüz iyileşmemiş ama hissizleşmemiş.
 

https://newspdr.com/

Muhammet ŞAHİN

Psikolojik Danışman/ Aile Danışmanı

Binlerce Mutlu Öğrenciye Katılın!

Bültenimize abone olun ve en son haberleri ve güncellemeleri alın!