Bugun...


Zeliha Fatma AYKIN

facebook-paylas
SUÇA SÜRÜKLENMİŞ ÇOCUKLAR
Tarih: 03-01-2021 19:15:00 Güncelleme: 03-01-2021 19:15:00


Suç, topluma zarar verdiği ya da tehlikeli olduğu kanun koyucu tarafından kabul edilen ve açık olarak belirtilen eylemdir. Suçlu çocuk yoktur! Suça sürüklenen çocuk vardır! Çocuk suç işlemişse onu sürükleyen toplum, kişi/kişiler vardır. Bu nedenle suç işlemiştir mantığıyla bakmak gerekir. Suçlu çocuk değildir. Çocuğun suça sürüklenmesinde birden fazla neden bulunmaktadır; sosyal, psikolojik, fizyolojik, ekonomik ve zihinsel olmak üzere bütün olarak ele almak gerekir. Multidisipliner bir şekilde hareket edilmelidir. Çocuğun suça sürüklenmesinde birçok neden bulunabilir detaylı bir şekilde ele almak gerekir. Bu nedenlerden biri olan damgalanmaya göz atalım.

           

 

Damgalanma; bir kişiyi diğerlerinden ayıran ve onun istenmeyen, hoş karşılanmayan bir niteliğine sahip olduğu anlamına gelen bir “işaret” olarak ifade edilmektedir. Nedenlerine bakarsak; gizlilik, davranış biçimi, bölücülük, estetik özellikler, köken ve tehdit oluşturma potansiyeli yer almaktadır. Süreçte damgalanmış çocukların davranışları öncelikle toplumsal bir tepki olarak ortaya çıkar ve benlik algısıyla normalden sapma davranışına doğru değişir buna bağlı olarak yeni bir kimlik kazanan ya da damgalanan çocuk bu durumu içselleştirerek bu damgaya uygun şekilde hareket eder sapkın davranışlar sergileyebilir. Bu da içselleştirilmiş damgalanmadır. Link ve Phelan, damgalanmaya sosyal bilişsel yaklaşımı öne sürerek beş öğeden bahsetmişlerdir. Damgalanmada süreç, etiketlenmeyle başlar. Çocuk etiketi kabullenebilir ya da buna karşı çıkabilir. Etiketlenmeye kalıp yargılarda eşlik ederek çocuk yargılanmaya başlar. Daha sonra kategorize edilmeye başlanır. Bu böyledir, şöyledir diyerek vs. bununla birlikte duygusal reaksiyonlar gösterilmeye başlanmaktadır. Bu da statü kaybına ve ayrımcılık yapma şekliyle tanımlanmaktadır. Çocuk, bu süreçlerden geçtikten sonra kendini küçük görmeye başlayabilir. Bu da kendinden nefret etmeye kadar gidebilir. Kendine suçu yöneltir, kendini değersizleştirir, kendini artık önemsememeye başlayabilir. Bütün bu olanların kendinden kaynaklandığını düşünebilir. Alkol, sigara kullanabilir uyuşturucuya bulaşabilir, intihar eğilimi bile gösterebilir. Birçok ihtimal bulunmaktadır. Bunları ince eleyip sık dokumak gerekir. Biz psikolojik danışmanlar olarak her ayrıntıyı düşünmemiz gerekmektedir. Bunlarla birlikte çocukta depresyon, aksiyete ve saldırganlık da eşlik etmektedir. Biz psikolojik danışmanlar olarak süreci iyi kontrol edip nereden başladı nasıl ilerliyor diye gözlemleyip raporlayıp değerlendirerek ona göre strateji geliştirilmesi gerekmektedir. Çözüm yolu bularak farkındalık yaratarak bunlarla ilgili gerekli müdahalelerin yapılması gerekmektedir. Suça sürüklenmede damgalanma önemli bir etkendir, birçok etken gibi. Çocuğa ulaştığımızda hangi kademede, nerede ve nereye gidiyor diye hemen çalışmalara başlamamız gerekmektedir. Çocukları topluma kazandırmamız gerekmektedir. En önemlisi suçlu çocuk olarak değil suça sürüklenen çocuk olarak bakmak gerektiğidir.

 

 

 

 

KAYNAKÇA:

 

 

Özaslan Çalışkan, B.Ö. ve Akca, M. (2017). “Damgalanma Algısı ve Sapma Davranışı İlişkisinde Kişilik Özelliklerinin Düzenleyici Rolü”, Vol:3, Issue:13; pp:357-369 (ISSN:2149-8598

 

 

https://www.kriminoloji.com/Krminolojide_Suc_ve_Sucun_Niteligi-Sulhi_Donmezer.htm



Bu yazı 9346 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI