Bugun...


Psk.Dan. Merve ÜNAL

facebook-paylas
HAYATIMIZIN ‘’ŞEMALARI’’
Tarih: 31-05-2018 02:08:00 Güncelleme: 31-05-2018 02:08:00


Günlük yaşam içerisinde çok farklı uyarıcılarla zihnimiz meşgul olur ve bazı otomatik tepkiler geliştiririz. Dünyayı anlamlandırma ve gruplandırma biçimindeki farklılıklar davranış biçimlerimizin, tutumlarımızın farklılaşmasına da sebebiyet vermiştir. Öyle ki, aynı anne ve babadan olan 2 evladın hayata bakışı farklılık gösterir. Hissettikleri duygular ve akabinde gelişen davranışlar birbirinden farklıdır. Peki bu algılayışımızı etkileyen, aynı olaya farklı yorumlar katmamıza sebep olan, hayatımızın anlamını inşa eden  yapı nedir?

İnsan, belli bir durumla karşılaştığı anda neden yüzlerce tepki arasından o davranışı seçer?

Hepimiz hayatı anlamlandırmak ve yeni yaşantılar üretmek üzere dünyaya gözlerimizi açarız. Çevresel uyarıcıların (aile, sosyokültürel alan vb.) baskın olduğu alanda geçirdiğimiz her yaşantı, zihinsel yapımızın temel taşlarını oluşturur. ’Şema’ dediğimiz bu zihinsel yapı sayesinde çevremizde olup bitenleri fark ederek onlara uygun davranışlar gösterir, varlığımızı devam ettiririz.

Şemalar bebeğin çevreyi algılamaya başladığı andan itibaren gelişir ve yaşam boyu devam ederek değiştirilmesi zor yapılara dönüşürler. Bu yüzden, kişiliğin oluşmaya başladığı dönemlerde insanın düşünce yapısını değiştirmek çok güçtür.

Çevreden gelen her uyarıcı, dünyayı anlamlandırmamızı kolaylaştıran bir şema oluşturur. Bir başka deyişle kalıp yargılar, yaşam boyu gelişerek kişinin davranışlarını, hislerini, yaşam biçimini, diğer insanlarla olan ilişkilerini belirler. Hissettiğimiz tüm duygular ve gösterdiğimiz tepkiler şemalar tarafından belirlenir. Örneğin, çocukluk döneminde anne ve babası her dediğini yapmış, sorumluluk almaları veya verilen görevleri bitirmeleri beklenmemiş, sınır koyulmamış kişiler, haklılık şeması geliştirip yaşamının ilerleyen dönemlerinde empati becerisinden yoksun ve genel itibariyle alıcı bireylere dönüşür.

Aşırı korumacı davranan ebeveynlerin çocukları bağımlılık şeması geliştirir ve 2-4 yaş aralığını kapsayan özerkliğe karşı kuşku ve utanç evresini sağlıklı atlatamaz. Fiksasyonlar oluşturarak kendi kararlarını veremeyen, dıştan denetimli bireylere dönüşürler.

Okulda, sporda, günlük ev hayatı içerisinde sürekli eleştirilen, destek göremeyen, olumsuz karşılaştırmalara maruz kalan çocuklar, başarıya karşı aşağılık dönemini sağlıklı geçiremeyerek başarısızlık şeması geliştirirler. Yetişkinlik döneminde bile potansiyellerinin çok altında bir kariyerle yetinirler. Farklı deneyimler edinirken çekimser davranırlar ve kendi becerilerini daima küçümserler. Örneklerden de anlaşılacağı üzere her yaşantı farklı yaşantılarımızı algılayışımıza bir temel bir başka deyişle bir süzgeç oluşturur. Kısaca şemalara hayata bakan pencerelerimiz diyebiliriz.

Şema terapi, değiştirilmesi zor çocukluk ve ergenlik döneminde temelleri atılan işlevsiz pencereleri tespit edip onararak, daha olumlu olanlarla değiştirme süreci olarak düşünülebilir. Bu şekilde kişi, hayatını anlamlandırma süreci hakkında bilişsel farkındalık yaşar.

Tatmin etmeyen ilişkiler, kaygılarla dolu bir hayat, nedensiz yere kendini diğerlerinden aşağı hissetmek…

İşte bütün bunlar fark etmeden kabul ettiğimiz inanışlarımızı değiştirerek çözülebilir. (Young J. ve Klosko J.(2017).Hayatı yeniden keşfedin.İstanbul:Psikonet )



Bu yazı 3156 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI