Bugun...


Psk.Dan. Merve ÜNAL

facebook-paylas
HAYIR DE! UZAKLAŞ! SUSMA!
Tarih: 17-07-2018 13:27:00 Güncelleme: 17-07-2018 13:27:00


Son zamanlarda canımızı yakan cinsel istismar vakalarını gördükten sonra, kalemimle bu konuya değinmem gerektiğini fazlası ile hissettim. Hukuksal önlemler ve cezai yaptırımların artırılması kadar ivedilikle çocuklarımızın beden farkındalığını oluşturacak çalışmalarına da önem verilmesi kanaatindeyim.

İstismarın her türlüsünün (fiziksel,duygusal,cinsel) önüne geçmek istiyorsak toplumun bir ferdi olarak öncelikle görev ve sorumluluklarımızı bilmemiz gerekiyor. Biraz sonra TCK’nın bir maddesini sizlerle paylaşacağım. Ama önce, şunu belirtmeliyim. Kanunlardan önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir vatandaşı olarak istismar vakalarını bildirmek her şeyden önce vicdani bir borcumuzdur. Kamu görevlileri için ise durum farklıdır. TCK MADDE 279’a göre ‘Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.’ 

Öte yandan, psikolojik danışman olarak görev yaptığım yerde gözlemlediğim çocuklara bakınca, mahremiyet eğitiminin verilmesi gerektiğinin önemini bir kez daha anladım. Unutulmaması gereken en önemli şey, mahremiyet eğitimi öncelikle ailede başlar. Okul çağına yakın bir çocuk hala evde çıplak dolaşıyorsa bu çocuğa neyin mahrem olduğunu anlatmak mümkün görünmemektedir. O nedenle, küçük yaşlardan itibaren gizlilik duygusu aşılanmalı ve kişisel sınırlar öğretilmelidir.

Mahremiyet eğitimi, cinsel eğitimden farklılık gösterir. Cinsel eğitim çocuğun kendi cinselliğini tanıması, ailesine sorduğu soru ve cevapları kapsarken mahremiyet eğitimi ise cinsel bilgilerin yanında daha çok kendisinin ve diğer insanların özel alanının farkına varması, sosyal hayatın içinde kendi özel alanını koruması, çevresine sağlıklı sınırlar koymasını kapsar. Çocuğun kendi mahremini koruyabilmesi için özel alanını tanıması gerekir. Özel alan kavramına 3 yaşından itibaren yavaş yavaş başlanabilir. Dudak, göğüs çevresi, göbek ve alt kısmı, kalça bölgesi bireyin özel bölgeleridir. Bu özel bölgelere çocuğun izni olmadan anne,baba,teyze,amca,dayı,dede vs. kim olursa olsun hiç kimsenin dokunmaması gerektiği öğretilmelidir. Zira istismar faillerinin büyük bir kısmı sanılanın aksine  aile içi veya ailenin yakın çevresinden gelmektedir.

Aşırı sevgi gösterileri, zorla öpmek toplumumuzda yapılan en büyük hatalardandır. Her çocuk kollarını açtığında çevresinde oluşan alanın kendisine özel olduğunu bilmeli ve ‘’Ben izin vermediğim şekilde kimse bu alana giremez!’’ düşüncesine sahip olarak kendini güvende hissetmelidir. Bu kural anne-baba için de geçerlidir. Kendi çocuğunuzu öpmek istediğinizde ‘’Seni Öpebilir miyim ?’’diye izin alınmalı ve dudak, boyun, kalça gibi özel bölgelerden öpülmemelidir. Çocuğunuz böylece kendisi istemediği müddetçe kimsenin ona yaklaşma hakkının olmadığını anlayacaktır.

Bir diğer nokta, çocuklarınızın  hayır deme özgürlüğünü tatmasına izin vermelisiniz. Bırakın karşı çıksınlar, hayır desinler, istemesinler. Aksi takdirde bir şeyleri zorla kabul ettirmeye çalışmakla vermeye çalıştığınız mahremiyet eğitimi istediğiniz düzeyde olmayacaktır. ‘’Sus çok ayıp, küçükler karışmaz, konuşmaz, a ne kadar ayıp bak teyze sana cıs yapacak, seni köpek ısıracak vb.’’ ifadelerle çocuklarınızı korkutup susturmaya çalışmayın. Bu ve benzeri yaklaşımlardan dolayı çocuğun kendisini koruması gereken taciz, istismar, şiddet durumlarında kendisini koruyamaz, çekinir, ezilir ve işte o zaman en büyük suskunluğunu yaşar. Ve siz aileler ne yazık ki onlardan daha büyük bir suskunluk yaşamak zorunda kalırsınız.

Bırakalım! Çocuklarımız hayır desin, susmasın!

El alem ne der kaygısı ile onları susturup sindirmek en büyük tehlikelere davetiye çıkaracaktır. 

 

 KAYNAKÇA

    pedagojidernegi 

                    indigodergisi



Bu yazı 3528 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI