Bugun...


Psk. Dan. Berkan DUMAN

facebook-paylas
''BOBO DOLL'' DENEYİ
Tarih: 08-04-2021 16:21:00 Güncelleme: 08-04-2021 16:21:00


Gözlem yoluyla öğrenme, insanların doğuştan itibaren farkında olarak ya da olmayarak başkalarından öğrenmelerini ifade eden kavramdır. İnsanlığın ilk ortaya çıkışından itibaren günümüze kadar insanlar gözlem yoluyla diğer insanlardan öğrenmeler gerçekleştirmiştir. Şayet bu öğrenmeler olmasaydı insanlık şüphesiz şimdi edinmiş olduğu bilgi birikimine sahip olamayacaktı. Gözlemin bahsedilen boyutun dışında insan davranışlarında da önemli bir rolü vardır. Küçükken annemizin kızması sonucunda ağlayan abimiz ya da ablamızı görünce ağlamamız, ilkokulda öğretmenimizin sorusuna cevap verip aferin alan arkadaşlarımızı görünce bizim de parmak kaldırmamız ya da hız sınırını aşan arkadaşımızı görünce bizim de hız kurallarına uymamız birer gözlem yoluyla öğrenmelerdir. Bu şekilde hayatımızın her döneminde farkında olarak ya da olmayarak çeşitli gözlemler sonucunda öğrenmeler gerçekleştiririz. Bunun yanında gözlem yoluyla öğrenmenin çocukluk yıllarındaki öğrenmelerimizde etkisi diğer dönemlere oranla daha kritiktir. Bu kritik dönemin önemine yönelik psikoloji literatüründe yapılmış pek çok çalışma vardır. Bunların başında ‘’J.Watson ve Reyner’in Küçük Albert Deneyi, Jane Elliott’un Bölünmüş Sınıf Deneyi, Muzaffer Sherif’in Robbers Cave Deneyi’’ gibi çalışmalar gelmektedir. Bu çalışmaların dışında yapılan diğer bir önemli çalışma Albert Bandura’nın ‘’Bobo Doll Deneyi’ ’dir. 

 

 

 ‘Bobo Doll’ deneyi, sosyal psikolojinin kurucularından Albert Bandura tarafından gerçekleştirilen bir deneydir. Doktora çalışmalarından itibaren Bandura’nın kafasını kurcalayan ve onu bu deneyi yapmaya iten en temelde birkaç durum vardır. Bandura, insanların sergileyecekleri davranışlarının yalnızca önceden oluşturdukları davranışların sonucundaki pekiştirme ve cezalara göre oluşmadığını ifade etmiştir. Bu durumda insan davranışları üzerinde yalnızca kişinin önceki tecrübeleri değil aynı zamanda kişinin başkalarını gözleyerek öğrendikleri de etkilidir sonucuna varılmıştır. Bandura, kuramında bu duruma ‘’Dolaylı Öğrenmeler’’ adını vermiştir. Bandura, dolaylı öğrenmelerin insan davranışlarına etkisini oluşturduğu ‘’Bobo Doll’’ deneyinde bilimsel olarak kanıtlamıştır.

 

 

Deneyde 3-6 yaş arasındaki 36 erkek ve 36 kız çocuk, başlangıçta 12 erkek ve 12 kız çocuk olmak üzere 3 ayrı gruba ayrılarak oyuncaklarla dolu oyun odalarına alınmışlardır. Bu 3 grup, kendi içlerinde de 6 erkek 6 kız çocuk diye iki ayrı gruba ayrılmıştır. Birinci grupta önce saldırgan erkek model, 6 kız ve 6 erkek çocuğun yanında oyuncaklara saldırganca davranışta bulunmuş, bağırmış, çekiçle oyuncakları kırmış,  hacıyatmaza arka arkaya tekme atmış ve oyuncakları da aynı şekilde tekmelemiştir. Daha sonra diğer 6 erkek ve 6 kız çocuğuna kadın saldırgan model aynı şekilde davranışlar sergilemiştir. İkinci ayrılan 24 kişilik grupta saldırgan olmayan rol modeller usulca ve nazikçe çeşitli oyuncaklarla oynamışlar, hacıyatmaza herhangi bir şekilde şiddet göstermemişlerdir. Üçüncü ayrılan grup ise kontrol grubu olarak ele alınmıştır.

 

 

Çocuklar 20 dakika boyunca deney odasında gözlenmişlerdir. Gözlem sonucunda:

 

 

1)Saldırgan rol modelleri izleyen çocuklar diğer gruplardaki çocuklara göre daha fazla saldırgan davranışlar sergilemişlerdir,

2)Şiddetli modeli izleyen kız çocukları eğer model erkekse daha çok fiziksel şiddet uyguladılar, model kadınsa uyguladıkları sözel şiddet daha fazla olmuştur,

3)Erkek çocuklarında fiziksel şiddet davranışlarını taklit etme sıklığı kız çocuklarına göre daha fazla görülmüştür,

4)Erkek çocuklarında hemcinsleri olan modelleri daha çok taklit etme eğiliminde oldukları bulunmuş ama kız çocukları için böyle bir sonuca varılamamıştır.

 

 

Bobo Doll deneyi, insanların yalnızca kendi yaptıkları davranışlardan değil gözlemledikleri davranışlardan da etkilendiklerini kanıtlamıştır. Bunun yanında modelin cinsiyeti, yaşı gibi özellikleri de gözlemciler üzerindeki çekiciliğinde etkilidir. Kız çocuklarının erkek modeli gözlemlediklerinde daha fazla fiziksel şiddet, kadın modeli gözlemlediklerinde ise daha fazla sözel şiddet sergiledikleri görülmüştür.

 

 

Bu durum gözlem yoluyla öğrenmenin o zamana kadar gerçekleşmediği anlamını taşımamaktadır. Bahsedilen dolaylı yolla öğrenme ilk insanlardan itibaren vardı ancak bu konuda sistematik bir şekilde gözlem yapan ilk kişilerden biri Albert Bandura olmuştur. Peki, bu çalışmanın bulguları hayatımıza ne şekilde kazandırılmıştır? Elde edilen sonuçlar ışığında özellikle aile ortamı ve okul yaşamında sosyal öğrenmelerin çocuklar üzerinde etkili olduğu göz önünde bulundurularak çalışmalar yapılmıştır. Önceden bu durumu pek dikkate almayan okul yöneticileri ve ebeveynlerin çocuklara sağlıklı model olma konusunda farkındalıkları artmıştır. Okullarda oluşturulan yıllık-haftalık-günlük ders plan ve programlarında öğrencilerin birbirlerinden öğrenebilecekleri istasyon, kartopu, işbirlikçi gruplar gibi yöntem ve tekniklere daha fazla yer verilmiştir.

 

 

 



Bu yazı 460 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI