X 20
Bugun...



YENİ BİR BEN’E YOLCULUK

Beynimiz yeniyi arıyor, yeniyi seviyor ama bilinmezden de korkuyor. Bu nedenle sorun yaratıyor olsa da bildiği yoldan şaşmaya çalışıyor

facebook-paylas
Tarih: 26-08-2019 22:52

YENİ BİR BEN’E YOLCULUK

YENİ BİR BEN’E YOLCULUK

Beynimiz yeniyi arıyor, yeniyi seviyor ama bilinmezden de korkuyor. Bu nedenle sorun yaratıyor olsa da bildiği yoldan şaşmaya çalışıyor

21. yy’da olmamıza rağmen insanı anlamanın, aklı, akıldışını, ruhsal işleyişi anlamanın henüz emekleme dönemindeyiz. Ruhsal işleyişlere ve ruhsal sayrılıklara ilişkin bilgilerimiz henüz hipotezler ve kuramlar çerçevesinde. Psikiyatri ve psikoloji bu ağır sorumluluğu yüklediğinden beri yoğun çaba göstermekte. Ne var ki ruhsal olgular hakkında bildiklerimiz veya bildiğimizi sandıklarımız insanın varoluş kaygısına, umutsuz boşluğuna henüz -tam anlamıyla- çare sunamadı. İnsanın ruhsal acılarını henüz tam anlamıyla gideremedi. Belki de hiçbir zaman tam anlamıyla gideremeyecek. İnsan olma yolculuğumuz ve arayışımız devam edebilsin diye bilgilerimiz hep eksik kalacak, varoluş kaygımız, yalnızlık ve umutsuzluk duygularımız var olmaya devam edecek belki.

Korkularımız üzerine yüzlerce çalıma yapıldı. Her bir kuramcı insanların varoluşsal sorunlarımızı anlamaya ve açıklamaya çalıştılar. Ancak yetmedi bunlar korkularımızı, kaygılarımızı gidermeye. Üstelik tüm bu çabaları etkisiz bırakmak istercesine derinden derine güç kazandı korkularımız, kaygılarımız. İnsanı özgürleştirme çabasının ortaya çıkardığı “Özgür, özgüvenli, girişken” insan modeli, süreç içinde paradoksal bir şekilde “yabancılaşmış”,  “haz ve dehşet arasında salınan”, “bencil ve acımasız” bir yapıyla sonuçlandı. Böyle bir yapının varoluş kaygısıyla başa çıkmak üzere katastrofik bir şiddeti getirmesi “sağlıklı insan modelini” tekrar gözden geçirmeyi gerektirdi. Böylece sınırsız özgürlüğün ve özgüvenin yıkıcı etkilerini törpülemek üzere psikoterapide “özdenetim” ve “dayanıklılık” öncelenmeye başlandı. Yeni insan modeli; “özdenetim”, “duygu düzenleme”, “dayanıklılık” “öğrenilmiş güçlülük” temellerine oturtulmaya çalışılmakta. “Bilinçli farkındalık” “Kabul ve kararlılık” kaygılı insana kaygısıyla başa çıkmak üzere kazandırılmaya çalışılan diğer özellikler. Kabul ve kararlılık terapisi, bilinçli farkındalık terapisi (mindfullness), “anlam yönetimi terapisi” gibi psikoterapi okulları varoluş kaygısından kurtulmak yerine onu kabullenerek, onunla birlikte yaşamayı öğrenmeye yöneltiyor danışanlarını.

Beynimiz yeniyi arıyor, yeniyi seviyor ama bilinmezden de korkuyor. Bu nedenle sorun yaratıyor olsa da bildiği yoldan şaşmaya çalışıyor. Bu paradoks varoluş kaygısına kaynak oluşturuyor. Çözüm, danışanı güvenli bir rehberlikle zihnini tazeleme yolculuğuna çıkarmakta, yani psikoterapide. Yaşasın yolculuk!

Kaynak: www.psikeart.com




Kaynak: www.psikeart.com

Editör: Ali Cengiz

Bu haber 98 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI