Bugun...


Zeliha Fatma AYKIN

facebook-paylas
ÇOCUKLAR ARASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET ( “BİZİM AİLEDE OLMAZ” FİLMİ)
Tarih: 27-10-2020 18:08:00 Güncelleme: 27-10-2020 18:08:00


 

Toplumsal cinsiyet, toplumda var olan kadın ve erkeğin değerini, beklentilerini, davranışlarını, izlenimlerini, inançlarını vs. ifade eden fikirlerin sosyal yapılanmasıdır. Yalnız erkek ve kadın arasındaki değil, her anlamda grupta olan ilişkileri önemli derece etkiler. Bu yolun sonu da sosyal probleme çıkmaktadır. Kültür olarak zengin olmak bir açıdan toplumsal cinsiyete, kadın – erkek için neyin uygun olup olmadığı ve "asıl olması gereken budur" üzerine farklı fikirler ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda toplumsal cinsiyet kültürden kültüre farklılık göstermez aslında zaman içinde veya o toplumun kriz döneminde değişiklik gösterebilir. Toplumsal cinsiyet, kadın ve erkeğe yüklediği anlam diyebiliriz. Bu anlamları yaşamın her an her yerinde karşılaşabilirsiniz. Sokakta, sosyal medyada, TV dizilerinde, reklamlarda, afişlerde, filmlerde, kitaplarda…

 

İstanbul çapında ebeveynler ile yapılan " Ebeveynlerin Toplumsal Cinsiyet Algısı ve Çocuk Yetiştirmeye Dair Etkileri" isimli araştırma doğrultusunda hazırlanmış olan “Bizim Ailede Olmaz” filmini ele alalım. Filmde aile çocuklarını hiç ayırmadıklarını söylerler ve film on iki yıl öncesine sarılır. Aile evde salonda çocuklarıyla oyun oynamaktadır. Baba oğluyla top oynarken oğluna “aslan oğlum” derken anne kızının bebekle oynamasını izleyerek kızına  “cici kızım” der. İlerleyen zamana “aslan oğlum ve cici kızım” sözleri farklı boyuta geçer. Çocuklar biraz büyüdüklerine anne oğluna “çok canlar yakacak” derken baba kızına “başımıza bela açacak” derken erkek çocuk için bir sorun olmazken kız çocuk için sorun gibi görülmesi bir cinsiyetçiliktir.

Erkek için sıkıntı olmaması kız çocuğunun başlarına bela açması düşüncesi bir ayrım değil midir? Çok canlar yakacak denmesi hoş karşılanırken başımız belaya girecek denmesi neden kötü karşılanır? Burada suç kız çocuğunun mu?

 

Aile çocuklarının odasını pembe ve mavi olarak dizayn ederken oyuncakları ise kız çocuğu için mutfak araçları, bez bebek olurken erkek çocuğu için araba, top, kamyon olurken aile, çocukların birbirlerinin oyuncaklarıyla oynamalarına izin vermemektedir. Buradaki durum günümüzde de çokça görülmüyor mu? Çocuk reyonlarını pembe ve mavi olarak ayrılması; oyuncakların arabalar, tamir aletleri vs. olarak erkek reyonlarında yerini alırken bez bebek, mutfak aletleri vs. olarak kız çocukları reyonlarında olması bu ayrım cinsiyetçilik olmaz mı? Olur! Oyuncakları cinsiyete göre ayrılması, renklerin cinsiyete göre değişiklik göstermesi bir nevi toplumun çocuklara küçüklükten itibaren onlar için neyin uygun olup olmadığına dair davranışlarıdır.

 

İlerleyen kısımda çocuklar bisiklet sürerken düşer ve ağlarlar. Bir erkek onlara yaklaşarak kız çocuğuna “aman kızım dikkat et” derken erkek çocuğuna “erkek adam ağlamaz” der. Çocuklar buna çok şaşırır. Şaşırmaların sebebi birine teselli ederken birine "ağlanmaz" demesidir. Erkekler ağlamaz! İnsani bir duygu olan ağlamak erkeklere yakıştırılmaz. Erkek hep güçlü olmak zorundadır algısı bir duygudan yoksun olmalarına neden olmaktadır. Ağlamak bir duygudur gülmek gibi. Erkekler ağlamaz demeyin! Erkekler ağlar! Hepimiz insanız sonuçta, ağlamakta insani bir özelliktir.

Aile çocuklarımızı hiç ayırmayız demişlerdi ilk başta, peki sizce öyle mi? Filmin sonunda dikkat çeken bir detay vardır. Aslında ailenin çocuklarına uyguladıkları toplumsal cinsiyetçiliğin arka planında babaya ve anneye yapılan toplumsal cinsiyetçilik vardır. Baba; güçlü, akıllı, delikanlı, elinin kiri, koruyan, tamir, fatura, evin reisi, para kazan, adam ol yükünü sırtlanırken anne; narin, güzel, şefkatli, namus, korunan, bulaşık, temizlik, dişi kuş, çocuk büyüt, kadınlığını bil yükünü sırtlanmaktadır. Aslında buradaki detay anne ve babanın toplum tarafından onlara yapılan cinsiyetçiliği kendi çocuklarına yapmaktadırlar. Farkında olmadan sırtlandıkları yükleri şimdi çocuklarına yüklemekteler. Bizim ailede olmaz demeyin! Her an her yerde karşılaşabilirsiniz toplumsal cinsiyetçilikle. Filmi izlerken birçok şeyin farkına varacağımız film,farkındalık oluşturmaktadır. Küçük yaştan itibaren çocuklar bu yük altında yıpranmaktadır. Mutlu değillerdir. Çocuklarımızın bu yükleri sırtlanmalarındansa toplumsal cinsiyetçi düşüncelerimizden sıyrılsaydıkfilm sizce nasıl bir senaryoyla ilerlerdi? Şimdiden iyi seyirler…

 

 

 

 

Kaynakça:

https://www.youtube.com/watch?v=XaXuRWAt03g

http://siddetsizlikmerkezi.org/kavramlar/toplumsal-cinsiyet/



Bu yazı 199 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI