Bugun...


Simay Merve TORUN

facebook-paylas
OFKE VE OFKE KONTROLÜ
Tarih: 07-03-2020 17:50:00 Güncelleme: 07-03-2020 17:50:00


Öfke; giderilmemiş isteklere, istenmeyen sonuçlara ve önem verilen ama karşılanmayan beklentilere verilen, doğal, evrensel ve insani duygusal bir tepkidir (Soykan, 2003). Bu tanımlamalara düşmanlık, hiddet ve şiddet gibi kavramlarda eklenebilseler de aslında, saldırganlık olarak tanımlanabilecek şiddet durumları öfkenin davranışsal ve kontrolsüz olarak ortaya çıkması için kullanılırken, düşmanlık ise öfkenin daha çok kronikleşmiş haline işaret etmektedir (Özmen, 2003). Öfke; korku, mutluluk, hüzün gibi diğer duygularımızdan birisidir. Öfke ile diğer duygular arasında son derece karmaşık bir ilişki vardır. Köknel (2000)’e göre de saldırgan davranışlar ve şiddet eylemleri, öfke, kaygı, korku gibi duygu durumlarının sonucudur (Akt. , Çekiç ve Murat, 2011). Günlük olaylar sırasında hissedilen kırılma, alınma, anlaşılmama, korku, kaygı, yalnızlık temel duygularken bu duygular ikincil duygu olan öfkeye neden olabilir.

Gazda’ya göre (1995), öfkeye neden olan etmenler: Kayıp, korku, engellenme, reddedilmedir (Akt. , Özmen, 2006). Lewis ve Michalson’a (1983) göre, öfke duygusunun ortaya çıkmasına neden olabilecek dört etken söz konusudur: Fiziksel saldırıya maruz kalma,  sözel bir çatışma ortamında bulunma, reddedilme, emir ve yaptırımlara boyun eğmek zorunda kalmaktır (Akt. , Özmen, 2006).

Öfke doğrudan ve dolaylı yollarla gözlenebilir. Öfke doğrudan küfür etme, yüksek sesle konuşma, tehdit etme, saldırganlık, alay etme, dedikodu yapma, öfke nöbeti geçirme; dolaylı olarak uzak durma, sessizlik, unutkanlık, depresyon, suçluluk, ağlama şeklinde görülebilir.

Romas ve Sharma’ ya (2000) göre, kontrolsüz öfkenin hem birey hem de toplum üzerinde inanılmaz bir etkisi vardır. Öfke, genellikle suça ve şiddete yönelik davranışlarla ilgili olarak eş ve çocuk tacizi örneklerinde, toplu şiddet olgularında kendini göstermektedir Bunun yanı sıra öfke, kişilerarası sorunlu ilişkilere, boşanmaya, çalışma yaşamında üretkenliğin ve işlevselliğin bozulmasına, fiziksel ve ruhsal sağlıkta önemli sorunlara neden olabilmektedir (Akt. , Soykan, 2003). Smith’e göre (2003), öfkenin tüm olumsuz sonuçlarına karşın, aslında, kişiyi uyarıcı, koruyucu veya harekete geçirici olan işlevleri, bu duygusal yaşantının, yaşamın devamı için ne kadar önemli olduğuna işaret etmektedir.

Hankins ve Hankins (1998)’e göre öfkelenmek son derece doğal, normal ve hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Ne zaman öfkeleneceğimizi kontrol edemeyebiliriz fakat öfkenin yoğunluğunu, ne kadar süreceğini ve öfke ile neye ulaşmak istediğimizi kontrol edebiliriz. Kökdemir’e göre (2004), öfkeyi doğru ifade etme becerisini kazanmaya öfke kontrolü adı verilir. Öfke kontrolünde temel amaç, saldırganlıktan uzak, şiddet içermeyen, kendisine zarar vermeyecek şekilde duygusunu ifade etme becerisi kazanmasıdır. Öfke ile başa çıkmanın birçok yöntemi vardır. Doğru yöntem kişiden kişiye değişir. Bireyin kişiliğine, yaşam tarzına uygun yöntem tercih edilmelidir. Genel öfke yöntemleri bilişsel, duyuşsal, duygusal, davranışsal ve iletişim boyutlarını içerir.

Öfke ile baş etmek için bazı stratejiler önerilir. İlk strateji ben dili kullanımıdır. Bireyler sen dili yerine ben dili kullanmayı öğrenmelidir; çünkü sen dili karşı tarafı suçlarken sen dili ile duygular yansıtılır. Diğer strateji ise nefes ve gevşeme egzersizidir. Özellikle öfke anında doğru nefes almak hemen duygularla hareket etmeden durumu mantık süzgecinden geçirmeyi sağlar. Bir diğer öfke kontrolü stratejisi ise, mizahtır. Birey kendisine ve olaylara mizah duygusu ile bakabildiğinde öfkelenmek yerine gülümseyebilir (Sayar, 2017). Öfke davranışlarının ortaya çıkışında, kişilerarası ilişkiye ait birçok sorunun ve yetersiz problem çözme becerilerinin etkili olduğu bilinmektedir. Bu durumda öfkeden korunmayı ve azaltmayı hedefleyen bazı yaklaşımlarda etkili iletişim becerileri, atılgan davranışların kazanılması, sosyal beceri eğitimi, sosyal desteklerin kullanımı, problem ve çatışma çözümlen, empatik olma, çatışma çözümleri ve duygusal kontrolün arttırılması gibi kişilerarası ilişkilerde etkin olmayı kolaylaştıran beceri eğitimleri önemsenmektedir (Soykan, 2003).

Öfke duygusu kontrol edilemediğinde olumsuz sonuçlara yol açmaktadır. Öfke sağlıklı şekilde ifade edilmediğinde saldırganlığa ve şiddete dönüşebilmektedir. Toplumdaki bireyler öfke kontrolü becerisi kazanamadığında öfke içerikli olaylar artacak ve bu durum birçok sosyal problemi beraberinde getirecektir. Öfkenin neden olacağı toplumsal ve bireysel sorunları azaltmak için bireylere öfke kontrolü becerisi kazandırılmalıdır.

KAYNAKÇA

Çekiç, A. ve Murat, M. (2011). Grupla psikolojik danışmanın ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin öfke ile başa çıkabilme becerilerine etkisi. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 3(20), 41-58

Kökdemir, H. (2004). Öfke ve kontrolü. Pivolka Dergisi, 3(12), 7-10.

Özmen, A. (2006). Öfke: Kuramsal yaklaşımlar ve bireylerde öfkenin ortaya çıkmasına neden olan etmenler. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 39(1), 39-56.

Sayar, K. (2017). Ruh Hali. İstanbul: Timaş Yayıncılık.

Soykan, Ç. (2003). Öfke ve öfke yönetimi. Kriz Dergisi, 11(2), 19-27.

 

 

 



Bu yazı 289 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI