Bugun...


Seba Nur SARAL

facebook-paylas
CİNSEL YÖNELİM FARKLILIĞI VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK
Tarih: 04-03-2020 14:46:00 Güncelleme: 04-03-2020 14:46:00


   Toplumsal yapımız giderek daha çok çeşitli ve karmaşık hala gelmektedir. Toplumlardaki bu çok çeşitli yapılardan biz psikolojik danışmanları da yakından ilgilendiren kesimlerden biri de cinsel yönelimi farklı olan bireylerdir. Çok kültürlülüğü sağlayan ırk, cinsiyet, yaş gibi faktörlerin yanında cinsel yönelim farklılığı olan bireyler bütün zamanlarda farklı toplumlar tarafından çokça ayrımcılığa uğramış ve haksızlığa maruz kalmıştır. 

   Hak savunuculuğu çerçevesin de biz psikolojik danışmaların kamuoyunu bu konuda bilgilendirmesi, bu kişilere sosyal ve politik açıdan destek olması ve en önemlisi ayrımcılığa, saldırıya, dışlanmaya uğramış bu bireylere psikolojik destek sağlaması gerekmektedir. O hal de ilk olarak cinsel yönelim farklılığına dair temel kavramları öğrenerek başlamalıyız. 

   Transgender kelimesi biyolojik cinsiyetine kendisini ait hissetmeyen tüm bireyler için kullanılır. Transseksüel ise kendini sahip olduğu biyolojik cinsiyetten değil karşı cinse ait bireyler olarak tanımlayan kişiler için geçerli olan kelimedir. Bu kişilerin cinsiyet bilinci doğuştan sahip olduğu cinsiyete göre farklıdır. Bu kişiler genelde daha sonradan cinsiyet değiştirirler. Bu kişiler için doğuştan sahip oldukları cinsiyete ait hissetmemek, doğuştan sahip oldukları cinsiyete sıkışıp kaldıkları hissiyatını oluşturur. Ve kişilerin psikolojik sorunlar yaşamasına neden olur. Travesti kavramı ise dış görünüşü ile karşı cinsten biri olduğunu çağrıştıran, sahip olduğu cinsiyete zıt yönde giyinen, davranan ve bu şekilde davranmak isteyen kişiler için geçerli olan kavramdır. Biseksüel kavramı ise çift cinsiyetli olan kişiler için kullanılan kavramlardır. Bu kişiler hayatlarının farklı zamanlarında da olsa her iki cinsiyete de ilgi duymuşlardır. İnterseks ise anormal üreme ve cinsiyet organı ile doğmuş kişilerdir.  

   Cinsel yönelim farklılığının psikolojik kökenlerine baktığımızda ise karşımıza birçok farklı kuram çıkmaktadır. Aile dinamikleri kuramına göre her şey kişinin anne babası ile olan ilişkisi tarafından şekillenmiştir. Kuramın klasik versiyonu oidipus kompleksini temel alır. Erkek eşcinselliğinin güçlü anne ve ilgili yakın anne figürü ve uzak baba figürü sonucu olduğu düşünülür. Kadınların eşcinsel olmasının aile dinamikleri kuramına göre açıklanması ise kadının anne ile aşırı derecede özleşmesi ya da çok uzak kalması sonucunda oluşmaktadır. Diğer kuramları içeren sağduyu temelli kuramlardan biri çocuğun davranışının toplumsal cinsiyetine ne derece uygun olduğu üzerine yoğunlaşır. Eğer çocuk toplumsal cinsiyetinin ondan beklediği rollere uyuyorsa kişi ileride hetoreseksüel olur. Ama eğer uymaz ise cinsel yönelimi farklılaşır. 20. Yy. da en yaygın olan cinsel yönelim kuramlarından bir diğeri ise erken cinsel deneyimlerin belirleyici olduğunu savunuyor. Bu kurama göre eğer kişi erken dönemde karşı cinsle olumsuz bir cinsel deneyim yaşar ise bu tecrübeden dolayı karşı cinsten uzaklaşma oluşabilir. ya da kişi erken yaşta aynı cinsle olumlu bir cinsel deneyim yaşadıysa cinsel yönelimin yine değişebilecektir. Ancak bu yaklaşıma göre şöyle bir yorum ortaya çıkar: kişilerin cinsel yönelimleri diğer kişiler tarafından, özellikle cinsel yönelimi farklı olan bireyler tarafından suiistimal edilebilir mi? 

 Buraya kadar cinsel yönelim farklılığın altında yatan psikolojik kökenlere baktık ama biz psikolojik danışmanlar için asıl önemli olan konulardan biri ise cinsel yönelimi farklı olan kişilere nasıl yardımcı olabileceğimizdir. Bu kişilerin topluma daha kolay ayak uydurmalarını ve kendilerini daha kolay bir şekilde gerçekleştirmelerini nasıl sağlayabiliriz? Toplumu bu konuda nasıl bilgilendirebiliriz? Özellikle ebeveynleri bu konuda nasıl bilgi sahibi yapabiliriz. Biz psikolojik danışmanların asıl düşünmesi gereken sorular bunlardır.  

   2005 yılında Kağnıcı tarafından yapılan araştırmaya göre: Psikolojik Danışmanlık öğrencilerinin cinsel yönelim farklılığı hakkında yeterli donanıma sahip olmadıkları ortaya konulmuştur. Bu çerçeve de hem hak savunucusu hem de toplumda psikolojik desteğe ihtiyacı olan her bireye yardım edebilmek adına cinsel yönelim konusuna daha çok değinilmelidir.   



Bu yazı 1406 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI