Bugun...


Rana LİVKÖŞKEROĞLU

facebook-paylas
STRESLE BAŞEDEBİLİRİZ
Tarih: 06-10-2019 17:58:00 Güncelleme: 06-10-2019 17:58:00


Bildiğimiz üzere stres, gencinden yaşlısına, çalışanından ev hanımına kadar hayatın her anında ve yaşamsal dönemlerin büyük bir çoğunluğunda karşımıza çıkabilen bir durumdur. Sınava hazırlanırken, sunum yaparken, spor müsabakalarında, lunaparkta, âşık olduğumuzda, her duruma göre farklı seviyelerde stres yaşarız. Kimi zaman görmezden gelir ve yok sayarız, bazen bu durumla nasıl başa çıkacağımızı bilemeyerek çözüm arayışı içine gireriz, bazense stresli olduğumuzun farkına bile varamayız. Peki hayatımızın bu kadar içinde olan stres nedir, nasıl ortaya çıkar, olumlu yanları da var mıdır, nasıl başa çıkabiliriz gibi sorulara gelin hep birlikte cevap arayalım. 

Kişinin içinde bulunduğu sıkıntılı durumlarla birlikte içsel bir çatışma yaşaması, hayata uyum sağlamada güçlük çekmesi ve bunun sonucunda vücudun otomatik olarak reaksiyona geçmesine stres diyoruz. Daha basit bir ifadeyle kişinin bedensel ve ruhsal sorunlarının tehdit edilmesi ve zorlanmasıyla ortaya çıkan ruhsal stres olarak adlandırılmaktadır. 

Birçok hastalığın sebepleri arasında stres faktörünün de olduğunu görmüşüzdür. Stresin bu özelliği, bağışıklık sistemini derinden etkileyerek vücudumuzu savunmasız hâle getirmesinden kaynaklanmaktadır.  Stres durumundan en çabuk solunum sistemi etkilenir. Vücudumuzdaki oksijen bakımından zengin kanı hızlıca dağıtabilmek için daha hızlı nefes alıp verme tepkisi gösteririz. Stres anında kaslarımız gerginleşir; bu, vücudumuzun kendisini yaralanma ve acıdan korumanın en doğal yoludur. Sürekli olarak tekrarlanan kas gerginliği, bedensel ağrılara ve acıya yol açabilir; kasılmalar omuzlarda, boyunda ve başta meydana geldiğinde, gerginlik baş ağrısı ve migrene sebep olacaktır. Bunların yanı sıra kalp-damar sistemi, hormonal sistem, sindirim sistemi ve daha birçok yaşamsal faaliyetleri olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. 

Stresin tipik belirtileri ise şunlardır: yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon bozukluğu, depresif ruh halleri, alınganlık, çabuk sinirlenme, kararsızlık, baş ağrısı, sabırsızlık, kalp çarpıntısı, hipertansiyon, mide bulantısı... Tüm bu belirtilerle birlikte stresin hayatımıza önemli etkileri vardır elbette. Yaşanan ruhsal gerilimden dolayı odaklanmamız zayıflayacağından yaptığımız işteki verimliliğimiz düşecektir. Muhakeme kabiliyetimizi zayıflatacağından bazı durumlarda kararsızlık yaşama söz konusudur. Öfke ve düşmanlığa sebep olabilmektedir ve bunun sonucunda da sosyal ilişkilerimizin zarar göreceği aşikârdır. Ayrıca değersizlik ve güvensizlik gibi duyguları da yaşatabilir. İşte tüm bu sorunlar da tabii ki hayattan zevk almamızı oldukça zorlaştıracaktır. 

Buraya kadar stresin hep olumsuz yönlerinden bahsettik. Ancak Amerikan psikolog Kelly McGonigal, TED konuşmasında stresin aslında olumlu etkilerinin olduğuna değinerek şunları anlatmıştır: ABD’de 30.000 yetişkin üzerinde, stresin insan yaşamına etkisini araştıran ve 8 yıl süren bir araştırma gerçekleştirildi. Araştırmada, yoğun strese maruz kalan bireylerin ölüm riskinde %43’lük bir artış vardı. Ama bu oran, sadece stresin sağlığa zararlı olduğuna inanan insanlar için geçerli bir orandı. Yoğun strese maruz kalan ama stresin zararlı olduğuna inanmayan kişilerin, en düşük ölüm riskine sahip kişiler olduğu ortaya çıkmıştı. Yani yapılan araştırma gösteriyor ki, ölüm riskini artıran şey stres değil, stresin sağlığa zararlı olduğu inancıdır. 

Peki stres hakkındaki düşüncelerimizi değiştirmek bizi daha sağlıklı yapar mı? Demin bahsettiğimiz araştırma da gösteriyor ki elbette yapar. Stres hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdiğimizde, vücudumuzun strese karşı tepkisini de değiştirebiliriz. Harvard Üniverstesi’nde yapılan bir deneyde, deneklerin strese verdikleri tepkileri faydalı olarak düşünmeleri öğretildi. Şöyle ki, stres anında kalbiniz çok hızlı atıyor, evet ama hızla atan kalbiniz sizi harekete hazırlıyor. Bu sayede içinde bulunduğunuz zor duruma daha kolay müdahale ederek işimizi kolaylaştırabiliriz. Daha hızlı nefes alıp veriyorsanız, hiç sorun değil; beyninize daha hızlı oksijen gidiyor demektir. Bu şekilde strese verilen tepkileri olumlu olarak görmeyi öğrenen denekler daha az strese girdiler, daha az endişelendiler ve daha çok kendilerine güvendiler.

 Bu araştırmalardan yola çıkarak stresle baş etmenin en iyi yollarından birinin, stres hakkındaki bilgilerimizi değiştirmek olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışında fiziksel aktivitede bulunarak da stresle başedebiliriz. Spor yapmak hem hormonlar aracılığıyla mutluluk duygusunu tetikler hem de zihni olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır. Stresle mücadelede bir diğer yol ise sosyal destek sistemi oluşturmaktır. Yani yardım isteme öğrenilmeli ve yeterli olunmayan noktada destek alınmalıdır. Duygusal olarak kişiye iyi gelen insanlarla vakit geçirilmelidir. 

 

Kaynakça

https://www.gazeteduvar.com.tr/saglik/2017/08/13/stres-vucudumuza-neler        -yapar/ (Erişim tarihi:01.10.2019)

http://www.genelsaglikbilgileri.com/stres/ (Erişim tarihi:01.01.2019)

https://www.bing.com/videos/searchq=stres+tedx&&view=detail&mid=F54D4    55CF0DE444E1ADBF54D455CF0DE444E1ADB&&FORM=VRDGA    (Erişim tarihi: 02.10.2019)



Bu yazı 139 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI