Bugun...


Rana LİVKÖŞKEROĞLU

facebook-paylas
İYİ OLUŞ SENİNLE BAŞLAR
Tarih: 26-08-2020 20:08:00 Güncelleme: 26-08-2020 20:15:00


        Psikolojik iyi oluş kavramının birçok tanımı yapılmıştır ancak biz burada “olumlu psikolojik işlevsellik” tanımını temel alarak ilerleyeceğiz. Psikolojik iyi oluşun insan yaşamına katkıları aşikârdır. Psikolojik iyi oluşları yüksek kişilerin daha sağlıklı oldukları, daha üretken oldukları, olumlu düşünme güçlerinin daha yüksek olduğu, sosyal ilişkilerinin daha işlevsel olduğu, hayatın birçok alanında performanslarının diğer insanlara göre daha yüksek olduğu araştırmalarla kanıtlanmıştır. (Kermen ve arkadaşları, 2016).

            Psikolojik iyi oluşu etkileyen birçok unsur bulunmaktadır. Bunlardan ilki sosyal kaygıdır. Sosyal kaygı yaşayan bireyler daha az olumlu sosyal deneyim yaşadıkları için ve başkalarıyla olan ilişkilerinde uygun bir şekilde davranamayacaklarına inandıkları için psikolojik iyi oluşları düşük seviyededir (Kermen ve arkadaşları, 2016). Sosyal kaygıya sebep olan durumlar ortadan kalktığında psikolojik iyi oluş seviyesi de yükselecektir. Diğer yandan dini bağlılıkları bulunan bireylerin daha az suç işledikleri ve genel itibariyle yaşam doyumlarının daha yüksek olduğu, daha az depresyon yaşadıkları ve iyi oluşlarının daha yüksek olduğu bilinmektedir (Yavuz, 2016). Belirli aralıklarla kısa da olsa dini bir ritüeli yerine yetirmek bireyin yaşam doyumuna katkı sunacağından psikolojik iyi oluşunu da olumlu yönde etkileyecektir.

            Pozitif psikoloji alanında çalışan Carol Ryff, psikolojik iyi oluş halinde olan bireyin fonksiyonel bir yaşam sürmesi için bazı özelliklere sahip olması gerektiğini belirtmiştir. Bu özelliklerden ilki, kendini kabul ve kendiyle barışık olmaktır; ilk olarak bireyin kendini kabul etmesi ve kendiyle barışık olması gerekir. Eğer birey, kişiliğinin hem iyi yanlarını hem de iyi olmadığına inandığı yanlarını kabul ederse ve geçmişiyle ilgili olumlu hislere sahipse bu durum, onun psikolojik iyi oluş içinde olduğunun bir işaretidir. Kişinin insan ilişkilerinin zayıf olması, güvene dayalı arkadaşlıkların olmaması, kişilerarası ilişkilerinde sürekli sorunlar yaşıyor olması, o kişinin başkalarıyla iyi ilişkiler kuramadığını gösteren işaretler arasındadır. Bireyin olumlu ilişkiler kuramaması da psikolojik iyi oluşu düşüren bir etmendir. Diğer özellik, düşüncelerinde ve hareketlerinde özgür olabilmektir. Otonomisi düşük bireyler, başkalarının kendisi hakkındaki değerlendirmelerine fazla kafa yorma ve başkalarının yargılarına göre kararlar alma eğiliminde kişilerdir. Kişi, kendi kararlarını kendi verebilen, sosyal baskılardan kendini arındırabilen, kendi duygu ve düşüncelerini yine kendi düzenleyebilen biri olmayı başarabildiğinde psikolojik iyi oluş seviyesi de geçmişe nazaran artış gösterecektir. Ryff’a göre psikolojik iyi oluş içinde olan birey, kendi gelişimine önem verir, deneyimlere açıktır ve hayallerini gerçekleştirmek için sürekli bir çaba içindedir, kendini ve ihtiyaçlarını rahatlıkla anlayabilir. Ancak hayattan sıkılmışsa ve yeterince geliştiğine inanıyorsa yeni davranışlar ve tutumlar geliştirmekte zorlanır ve psikolojik iyi oluş seviyesi düşer. Ryff son olarak, psikolojik iyi oluş içinde olan kişilerin yaşamlarında bir amaçlarının olduğunu ve zorluklarla başa çıkabilecek becerilere sahip olduklarını belirtir. Eğer birey hayatını anlamlandırabilmişse hayatında bazı hedefleri vardır, gittiği yönün farkındadır ve gelecekten umutludur. Ama hayatın anlamı zayıfsa hedefi olmadan yaşamaya yönelir, geçmişini anlamsız değerlendirmekle birlikte gelecek için inançları da zayıftır. Karşılaştığı güçlüklerle başa çıkabilecek güce ve beceriye sahip değilse, elindeki imkânları fark etmekte zorlanır ve hayatını kontrol edemediği hissine kapılabilir.

            Araştırmalara baktığımızda fiziksel aktivitelerin bireylere olumlu birçok katkısının olduğunu görülmekteyiz. Fiziksel aktivitelerin gerginliği azalttığını, depresyon tedavisinde kullanıldığını, kişinin kendini iyi ve mutlu hissetmesine katkı sağladığını açıkça görebilmekteyiz (Başar ve Sarı, 2018). Düzenli fiziksel aktivitelere nörolojik açıdan baktığımızda bilişsel fonksiyonları etkiler ve bu durum bireylerin psikolojik sağlığını artırır. Sosyal açıdan baktığımızda yüksek benlik saygısı, öz-yeterlilikte artış ve psikolojik ihtiyaçların karşılanabilmesi gibi olumlu sonuçları vardır. Düzenli fiziksel aktivitelerde bulunmayı davranışsal olarak incelediğimizde ise uyku süresinde ve uyku kalitesinde artış, öz-düzenleme ve başa çıkma becerileri gibi davranışsal değişiklikler görülebilmektedir. Bu değişiklikler de psikolojik iyi oluşa olumlu yönde katkı sunmaktadır.

 

 

Kaynakça

Aykutlu, N. (2020). Psikolojik iyi oluş ne demek? (Erişim tarihi: 04.06.2020)

http://nilayaykutlu.com/psikolojik-iyi-olus-ne-demek/

Başar, S. ve Sarı, İ. (2018). Düzenli egzersizin depresyon, mutluluk ve psikolojik iyi oluş üzerine etkisi. İnönü Üniversitesi, Beden Eğitimi Ve Spor Bilimleri Dergisi (İÜBESBD), 5(3), 25-34.

Kermen, U., İlçin Tosun, N. ve Doğan, U. (2016). Yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluşun yordayıcısı olarak sosyal kaygı. Eğitim Kuram ve Uygulama Araştırmaları Dergisi, 2(2), 20-29.

Sezar, F. (2013). Psikolojik iyi olma durumu üzerine etkili faktörler. E-Journal of New World Sciences Academy, 8 (4), 489-504.http://dx.doi.org/10.12739/NWSA.2013.8.4.1C0601

Yavuz, Y. (2016). Öznel iyi oluş. (Erişim tarihi: 09.06.2020)

https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_17397.htm



Bu yazı 307 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI