Bugun...


Rana LİVKÖŞKEROĞLU

facebook-paylas
HİSLERDE DONUKLUK: DEREALİZASYON
Tarih: 17-09-2021 17:39:00 Güncelleme: 17-09-2021 17:39:00


Kendinizi sebepsiz yere mutsuz, halsiz, yorgun hissettiğiniz, canınızın durup dururken neden sıkıldığına anlam veremediğiniz zamanlar oldu mu? Veya olumlu ya da olumsuz hiçbir şey hissedemediğiniz, yaptığınız işten, yediğiniz yemekten, gezdiğiniz yerlerden, giydiğiniz kıyafetlerden tat alamadığınız, hislerinizi kelimelere dökemediğiniz, sanki duygularınız dondurulmuş gibi bir boşluk hissine kapıldığınız oluyor mu? 

 


Bu durum literatürde iki şekilde isimlendirilir: depersonalizasyon ve derealizasyon. Depersonalizasyon -  derealizasyon bozukluğu, kişinin sürekli ya da tekrarlayan bir şekilde, kendi zihinsel süreçlerinden veya bedeninden ayrılarak kendine ve etrafına dışarıdan bir gözlemciymiş gibi baktığını hissetmesidir (Ateş, Öztürk ve Derin, ?). Bu durum bir çeşit savunma mekanizmasıdır. Beyin, maruz kaldığı yoğun duyguyu kaldıramayacağını bildiğinden, kişiyi korumak ve yıkıma sebep olmamak amacıyla savunmaya geçer ve hiçbir duyguyu hissetmemeyi tercih eder. Duygularımızdan kaçındığımızda ve bastırdığımızda böyle bir savunma mekanizmasını bilinçdışı bir şekilde devreye sokmamız olasıdır. Bir süre duygularımızı görmezden gelmemiz, yok saymamız başlangıçta kendimizi iyi hissettirebilir ancak ilerleyen süreçte öfke patlamaları, sebebi bilinmeyen can sıkıntısı ve depresif hissetme şeklinde kendini göstermeye devam eder. 

 


Bu semptomların kısa vadedeki sebeplerine baktığımızda yoğun üzüntü ve endişe, sevilen birinin kaybından sonra yaşanan yas süreci, boşanma, istismar, doğal afetler, taciz, istismar, trafik kazası gibi durumlar sonucunda depersonalizasyon bozukluğu görülebilmektedir (Tekin ve Tekin, 2014). Kültür ve insan ilişkilerindeki değişimler de depersonalizasyon bozukluğuna sebep olmaktadır. Son yıllarda yalnız başına kalan, çevreyle, doğayla, yaşamla irtibatı minimal düzeyde seyreden, iletişim becerileri zayıf, tahammülsüzlüğün hat safhada olduğu bir dönemde yaşıyor olmamız da kendimize yabancılaşmamızın bir sebebidir elbette. Dünyayı anlayalım diye var gücümüzle uğraşıp yeni teknolojiler geliştirmeye çalışırken kendimizi anlamaktan aciz kalıp kendimize yabancılaştığımızın farkında bile değiliz. Bunların dışında genellikle asıl sebep daha derinlerde, yaşamın ilk yıllarında saklıdır. 0-6 yaş arasında temel güven duygusu oluşmadığında, anneyle veya bakım verenle sıcak ve güvenilir bir ilişki kurulamadığında, temel ihtiyaçları yeterince karşılanmadığında bebekler bakım vereni ile bir arada kalmanın yolu olarak tehditten kaçmak, bakım vereni taklit etmek, kaçınmak, donmak/hissizleşmek gibi tepkiler geliştirirler (Yıldırım, 2019). Bu dönemdeki öğrenmelere de müdahale edilmedikçe yaşamın ilerleyen yıllarında da bizimle beraber gelmeye devam ederler. 

 


Bu ruh haline büründüğümüzde o anki duygu, düşünce ve davranışlarımızın neler olduğunu, neden bunları yapmaya ve düşünmeye ihtiyaç duyduğumuzu, hangi duygulardan kaçınmaya çalıştığımızı, o anki duygularımızı nelerin tetiklediğini sorgulayarak cevaplar aramak çözüme giden ilk adım olacaktır. Sonrasında da bu cevaplara uygun düşünce ve davranış değişikliğine gidilebilir ancak en etkili çözüm için uzman bir ruh sağlığı çalışanından destek almak daha işlevsel olacaktır. Terapilerde ise integratif psikoterapinin kullanılması işe yarayabilmektedir (Şahin, 2019). 

 

 

 

Kaynakça
Ateş, E. Ö. G. D., & Dissosiyasyon, R. T. ADLİ PSİKİYATRİ VE DİSSOSİYATİF BOZUKLUKLAR.
Şahin, M. (2019). İNTEGRATİF PSİKOTERAPİ KURAMI. Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 6(8), 147-165.
Tekin, M., & Tekin, A. (2014). Anksiyete bozukluklarında dissosiyatif belirtiler. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 6(4), 330-339.
Yıldırım, G. (2019). Boşluk duygusu nedir? Boşluk duygusuyla nasıl baş edilir?. (Erişim tarihi: 25.08.2021). https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_20675.htm

 



Bu yazı 85 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI