Bugun...


Rana LİVKÖŞKEROĞLU

facebook-paylas
DİKKAT EKSİKLİĞİ
Tarih: 11-02-2021 13:02:00 Güncelleme: 11-02-2021 13:02:00


Odaklanmak ve bir işe uzun süre dikkatimizi vermek günümüzde zor bir hâl almış olmakla birlikte dikkat eksikliği sıklıkla karşılaşılan problemler arasında yer almaktadır. Hepimizin bildiği üzere dikkat eksikliği, kişinin çevresindeki uyarıcıya zihinsel olarak alıcılarını yönlendirmede sorun yaşaması halidir (Irak ve Karakaş, 2002). Bu yönlendirme hali yaşlara göre farklılık göstermektedir. 5-7 yaşında dikkat süresi 15 dakika, 7-10 yaşındaki çocukların dikkat süreleri 20 dakika, 14 yaşında 30 dakika ve ileriki yaşlarda ise daha uzun sürelidir. Yani burada dikkat edilmesi gereken nokta, bireyin yaşına uygun sürede maksimum dikkat süresini doldurup dolduramadığıdır. Süreyi dolduramıyorsa dikkat eksikliği olup olmadığı konusunda çalışmalara başlayabiliriz. Bunun için öncelikle bireyin yaşına dikkat etmek gerekmektedir. Üç yaş civarında belirtilerini göstermeye başlayan dikkat eksikliğinin tanısı genellikle ilkokul yıllarında, klinik ortamda koyulmaktadır ancak DSM-V ile birlikte tanılama yaşı 12’ye yükselmiştir. Yani 12 yaşından küçüklerde dikkat eksikliği belirtileri bulunsa bile dikkat eksikliği tanısı koyulamamaktadır. Sonrasında eğer bireyin yaşı küçükse hem aileyle ve öğretmenleriyle hem de çocukla görüşmeler yapılarak detaylı bir anamnez alınır. Bu bilgilerle berber çocuğun davranışlarının gelişim dönemi özelliği mi yoksa kalıcı davranışlar mı olduğu iyi incelenmelidir ki burada da psikolojik danışmanın bilgi ve becerisi önem arz etmektedir. Bu görüşmeler sonrasında gerekli görüldüğü takdirde çeşitli tanı araçları kullanılır.  Kullanılan tanı araçları ise bilişsel testler, davranış ölçekleri, aile-çocuk görüşmeleri ve gözlemdir ama çocuğa test yapılmadan önce içinde bulunduğu psikolojik durum göz önünde bulundurulmalıdır (Şenol, 2008). Bunun dışında şizofreni ya da diğer psikotik bozuklukların olmaması ve herhangi bir mental bozuklukla semptomların daha iyi açıklanıyor olmaması gerekmektedir. Dikkat eksikliği tanısı koyulan bireylerde norogelişimsel bir bozukluk görülmekle birlikte hemen hemen ömür boyu sürdüğü ve tedavi edilmezse bu belirtiler ve etkileri uzun yıllar devam edeceği için olabildiğince erken müdahalede bulunulması oldukça önemlidir (Kula, 2018). Çünkü erken teşhis edildiğinde %90 oranında iyileşme görülmektedir.

 

 

Dikkati etkileyen birçok etmen söz konusudur: Uyarıcı ne kadar büyükse, sesi ne kadar şiddetliyse, rengi ne kadar canlıysa ne kadar parlaksa dikkat çekme oranı artar. Alışılmış ve benzer özellikler duyusal uyuma sebep olur; zıtlıklar çabuk fark edilir. Uyarıcının şiddetinde yapılan değişiklikler, daha önce görülmemiş farklı uyarıcılar daha çabuk fark edilir. Hareketli uyarıcılar değişkenlik gösterdikleri için daha fazla dikkat çeker. Kişisel önem taşıyan uyarıcılar hızlı bir şekilde fark edilir (Kula, 2018). Bu gibi çevresel faktörler dışında ayrıca bireysel unsurlar da dikkat üzerinde etkilidir. Kişinin zekâ düzeyi, güdülenme, hazırbulunuşluk, ebeveyn ve öğretmenlerin kuralsızlığı ve yanlış eğitim, besin yetersizliği, amaçsızlık, aşırı kaygı, başarı korkusu, yaşanan travmalar, duygudurum bozukluğu, okula erken ya da geç başlama, öğrenme güçlükleri de odaklanmakta güçlük çekme sebeplerindendir (Aydın, 2005). Bu faktörler doğrultusunda dikkat geliştirme programları hazırlanabilmektedir.  Bireyin dikkat seviyesi ne kadar yüksekse gördüklerini, duyduklarını, okuduklarını ve yaptıklarını o kadar fazla hatırlar. Dikkati yüksek olan bireylerin öğrenme kapasiteleri, dikkat eksikliği olan bireylere göre daha yüksektir (Kula, 2018). Dikkatini toplamada güçlük çeken bireylerde zararlı madde kullanım oranı, dikkat seviyesi orta düzeyde olan bireylere göre iki kat daha fazladır. Aynı zamanda madde kullanımı dikkat eksikliği olan kızlarda daha erken yaşlarda başlamaktadır (Sürücü, 2015).

 

 

Dikkat eksikliğine sahip bireyler için psikoterapi ile birlikte kullanabilen çeşitli yöntemler bulunmaktadır. ARCS motivasyon modeli, kendini yönetme teknikleri (süreci yönlendirme, adımlama, uygun adımlama yöntemlerini kullanma, önemli düşünceler defteri yöntemi), problem çözme eğitimi, görev yönetimi yöntemleri, BSÇ yöntemi, Triple P Ebeveyn Eğitim Programı, davranış değiştirme yöntemleri, bilgisayar destekli dikkat eğitim programları da kullanılabilmektedir (Kula, 2018).

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Irak, M. ve Karakaş, S. (2002). Yüksek ve düşük dikkat performansı gösteren   bireylerin olay-ilişkili potansiyel ve gamma tepkileri. Klinik Psikiyatri, 5,       169- 176.

Kula, E. (2018). Dikkat becerisi geliştirmeye dayalı programın dikkat eksikliği   olan ilkokul         öğrencileri üzerindeki etkisinin incelenmesi (Yüksek lisans    tezi).  (128301051008)

Şenol, S. (2008). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu. Çocuk ve ergen         psikiyatrisi temel          kitabı. Ankara: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Derneği    Yayınları.

Sürücü, Ö. (2015). Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB). Anne-   baba öğretmen el kitabı (1. Basım). Ankara: Bilgi Yayınevi.



Bu yazı 182 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI