Bugun...


Rana LİVKÖŞKEROĞLU

facebook-paylas
AİLE İÇİ ŞİDDET
Tarih: 07-03-2020 17:52:00 Güncelleme: 07-03-2020 17:52:00


 Hemen hemen her gün adam bıçaklama, darp, yaralama, tehdit, şantaj gibi şiddet içerikli vakalar, haber bültenlerinin konusu olmaktadır. Önceleri büyük tepkiler gösterip hayretle izlediğimiz bu tatsız olaylara artık eskisi kadar şaşıramaz, tepki veremez hâle geldik. Hayatın kaçınılmaz bir parçasıymış ve normal bir şeymiş gibi görmeye başladık ama normalleşen durumlar nasıl bir süreç izliyor ilk olarak ona bakalım? Önce olaylara seyirci kalmayı seçiyoruz, bana dokunmayan yılan bin yaşasın dercesine sessiz kalıyor, sevdiklerimizden biri yapınca üstünü kapatıyor, çıkarlarımıza hizmet ediyorsa destek veriyor, kendi kendine düzelmesini bekliyoruz ve baş kaldıran, itiraz eden olduğunda da onu yalnız bırakıyoruz. Aile içi şiddete uğrayan kişilerin çevresinde de bu süreci görebilmek mümkündür. “Aile içinde olur böyle şeyler büyütmeye gerek yok gibi cümleler, hak ettiyse yapmıştır, zamanla düzelir, çocuğumun iyiliğini düşündüğümden yapıyorum” gibi cümlelere baktığımızda demin bahsettiğimiz sürecin izlerini görebiliriz.

Aile içi şiddetin normalleşmesinin önemli sebeplerinden biri de aslında ‘şiddet’ kavramının ne olduğuna ilişkin zihinlerde net bir tanımının olmamasıdır (Zara Page ve İnce, 2008). Dünya Sağlık Örgütü (2002), şiddeti “Fiziksel güç ya da kuvvetin, amaçlı bir şekilde kendine, başkasına, bir gruba ya da topluluğa karşı fiziksel zarara ya da fiziksel zararla sonuçlanma ihtimalini artırmasına, psikolojik zarara, ölüme, gelişim sorunlarına ya da yoksunluğa neden olacak şekilde tehdit edici biçimde ya da gerçekten kullanılmasıdır.” şeklinde tanımlamıştır. Yani zaman zaman psikolojik, duygusal, ekonomik, sosyal şiddete maruz kalıyor olsak da fiziksel şiddet kadar belirgin ve dikkat çekici olmadığı için şiddet uygulandığının farkına varılamayabiliyor. Fark edilse bile birçok kişi ne yapması gerektiğini, nereye müracaat edeceğini, ne gibi haklarının olduğunu bilmiyor. Aile Araştırma Kurumunun 1995’de yaptığı çalışmada, aile içi şiddete uğrayanların %80’i, şiddetten kurtulmak için yapabilecekleri bir şeyin olmadığına inandıkları görülmüştür. Buradan yola çıkarak şiddete sebep olan faktörlerden, bu duruma maruz kalındığında neler yapılabileceğinden ve ne gibi olanakların olduğundan kısaca bahsedelim.

Bildiğimiz üzere şiddet öğrenilebilen bir davranıştır ve çocukluk döneminde aile içi şiddete maruz kalan veya tanık olan bireyler, kendilerine ya da çevrelerine şiddet uygulamaya meyilli olmaktadırlar.

Bireyde var olan biyolojik etmenler (nörotransmiterler, limbik sistemden kaynaklı nöbetler, endokrin bozuklukları) şiddet uygulamaya sebep olabildiği gibi madde kullanımı da şiddete sebebiyet verebilmektedir. Alkol, kokain, amfetamin, fensiklidin, sedatif-hipnotik gibi uyuşturucular da muhakeme yeteneğini azalttığından, saldırgan ve kriminal davranışlara sebep olmasının yanı sıra şiddetin de dolaylı sebebidir (Subaşı ve Akın, 2018).

Psikolojik sebeplerine baktığımızda ise şiddetin getirdiği kazanç (ilgi görme, öç alma vs.), ihmalkâr ve otoriter anne ebeveyn tutumları, engellenme, tahrik edilme, güç ve kontrol sağlama, bağımlı ya da muhtaç olma, iletişim ve problem çözme becerilerinin öğrenilmemesinin yer aldığını görmekteyiz (Baltaş, 2000).

Toplumsal cinsiyet rolleri, toplumsal normlar, eşler arasındaki eğitim ve aylık kazanç dengesizliği, “biz babadan böyle gördük(!)” misali eşlerin kendi ailelerden getirdikleri birtakım düşünce kalıpları ve medyanın da şiddetin sebepleri arasında olduğunu söyledikten sonra şimdi de hukuki haklara bakalım.

Aile içi şiddete maruz kalan birinin hakları nelerdir? Aile içi şiddetin önlenmesi ve şiddete uğrayanın koruması amacıyla bir yasa bulunmaktadır: 6284 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun. Bu kanun, özellikle kadınlar ve çocuklar olmak üzere aile içinde şiddete maruz kalan fertlerin korunabilmesi için, şiddet uygulayan kişi hakkında alınabilecek önlemleri içerir. Bu kanun gereği mahkeme evden uzaklaştırma (uzak kaldığı süre boyunca kira/fatura vs. ödeme yükümlülüğü devam edebilir), şiddet ve korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmama, eve/işe madde kullanarak gitmeme, varsa silahını elinden alma, klinik muayeneden geçme gibi kararlar verebilir. Bu süreç içerisinde mağdurdan hiçbir ücret talep edilmez. Koruma kararına uymayan kişiye 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası verilir.

Medeni Kanun’a göre aile içi şiddet boşanma sebebidir. Bu kanuna göre herkesin evleneceği kişiyi kendisinin seçme hakkı vardır ve kişiyi istemediği biriyle evliliğe zorlamak kanuna aykırıdır. Eşlerden biri, diğerinin iş/meslek seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir. Aile içi şiddete uğrayan kişinin hukuki haklarıyla ilgili daha detaylı bilgi için mevzuatı inceleyebilirsiniz.

 Ailesinde şiddete maruz kalan bireyler emniyet müdürlüğü, ALO 183 aile, kadın, çocuk ve engelli sosyal hizmet danışma hattı, jandarma, aile ve sosyal politikalar il müdürlükleri, şönim, kadın sığınma evleri, sağlık kuruluşları, barolar ve kadın sivil toplum kuruluşlarına başvurulabilir. Şiddeti uygulayan kişinin tedavisi ve şiddete maruz kalan kişilerde oluşan etkileri mümkün olan en alt seviyeye indirebilmek için ruh sağlığı uzmanlarından yardım alınmalıdır.

 

KAYNAKÇA

Baltaş, Z. (2000). Sağlık psikolojisi. İstanbul: Remzi Kitabevi. s. 238-56.

Dünya Şiddet ve Sağlık Raporu: Özet (2002). Genova: World Health                           Organization.

Subaşı, N. ve Alkın, A. (2018). Kadına yönelik şiddet; nedenleri ve sonuçları. Erişim adresi:                http://www.huksam.hacettepe.edu.tr/Turkce/SayfaDosya/kadina_yon_siddet.pdf

Zara Page, A. ve İnce, M. (2008). Aile içi şiddet konusunda bir derleme. Türk                                                     Psikoloji Yazıları, 11 (22), 81-94. Erişim adresi: http://www.aytenzara.com/wp-content/uploads/2012/02/Makaleler_TPD_AileİçiŞiddetKonusundaBirderleme_Aralık_2008.pdf

http://www.evicisiddet.adalet.gov.tr/Ne_Yapabilirim.html



Bu yazı 633 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI