Bugun...


Psk.Dan. Tuğçe ERSİN KURT


Facebookta Paylaş









DÜNDEN BUGÜNE RUH SAĞLIĞI PERSONELİ
Tarih: 06-10-2018 10:33:00 Güncelleme: 06-10-2018 10:33:00


Geçmiş yıllara göre ruh sağlığı hizmetlerine ihtiyaç duyulmasının ve yaralanılmasının normal bir süreç olduğu toplumumuzda daha kabul edilir bir hale gelmiştir. Bu hizmetin,bedenimiz hastalandığında ya da bir rahatsızlık hissettiğimizde doktora gitme ihtiyacı ile aynı olduğu ve ruhumuzun da, bazı durumlarda ruh sağlığı personellerine ihtiyaç duyabileceğinin geçmişe göre daha çok bilincindeyiz.Ancak bu alanda çalışan meslek mensuplarının ünvanlarının tanımları çoğu zaman karıştırılmaktadır.Buna benimde çok sık yaşadığım bir karmaşıklığı örnek vermek istiyorum. Psikolojik danışmanım dediğim zaman psikolog ya da doktor (psikiyatrist) sanılmam ve bu şekilde hitap almam hala bu meslekler arasındaki farklılıkların tam bilinmemesinden kaynaklandığını düşünüyorum.Psikolog ve psikolojik danışman tanımlarının karıştırılmasının çalışma alanlarının çoğunlukla aynı olmasından ve geçmiş yıllarda bir  dönem rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümünün farklı fakülteler bünyesinde yer alması, ve bu alanından mezun olan kişilere psikolog ünvanının verilmesi olarak düşünebiliriz.Bu iki meslek grubunun ortak çalışma alanlarına örnek verecek olursak her kademedeki okullar,üniversitelerin psikolojik danışma merkezleri,özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri,eğitim ve danışmanlık merkezleri gibi. Türkiyede psikoloji ile rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümlerinin tarihi çok eski yıllara kadar gitmemektedir ilk çalışmaları farklılık gösterse de gelişmelerinin hemen hemen aynı dönemlerde olduğunu söyleyebiliriz.Psikolojiyle ilk tanışmamız İstanbul Üniversitesi’nde psikoloji derslerinin verilmeye başlandığı 1915 yılı olarak kabul edilir. Dönemin Türk-Alman ilişkileri ve Almanya’nın kültür politikasının bir yansıması olarak önerdiği “eğitim yardımı” çerçevesinde Georg Anschütz 1915 yılında İstanbul Darülfünunu’nda psikoloji dersleri vermesiyle başlar.

1960 ların ikinci yarısı, Türkiye’de psikolojinin gelişiminde çok önemli bir yeri olan Nail Şahin’in DTCF’den psikoloji lisans derecesini almasına tanıklık eder. Nail Şahin, 1969 yılında mezuniyetinin hemen ardından fulbright ile gittiği Denver Üniversitesi’nden 1973 yılında yüksek lisans ve 1975 yılında da doktora derecelerini alır. Türkiye’ye dönüşünden sonra Psikoloji kürsüsünde doktoralı araştırma görevlisi olarak çalışan Şahin, 1976’da Türk Psikologlar Derneği’nin kuruluşunda aktif rol alır. 1978-79 döneminde bu kez de fulbright değişim araştırma bursu ile California Berkeley Üniversitesi’ne misafir öğretim üyesi olarak gider. Dönüşünün ardından 1981’e kadar DTCF’de öğretim üyesi olarak görev yapan Şahin, aynı yıl Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne geçer. Özellikle çocukta dil gelişimi ve zihinsel değerlendirme alanlarındaki çalışmaları; okul öncesi eğitim programlarının yaygınlaştırılmasına yönelik hazırladığı programlar ve çok sayıda kuruma yaptığı proje danışmanlıkları ile Türkiye’de psikoloji bilimine çok değerli ve kalıcı katkılar sağlar.

Rehberlik ve psikolojik danışmanlığın tarihçesine bakacak olursak bugünkü anlamda rehberlik kavramı, Türk eğitimine 1950’lerin ilk yıllarında girmeye başlamıştır.1947’de Marshall yardımı çerçevesinde başlayan Türkiye-A.B.D. eğitim ve dostluk ilişkileri ülkemizdeki eğitim çalışmalarını hızlandırmıştır.1950'li yıllarda Türk Milli Eğitim Sistemini incelemek üzere ülkemize davet edilen Amerikalı bir çok eğitim uzmanı, rehberlik konusunda çeşitli konferans ve seminerler vermiş; bunun sonucu olarak da bazı illerde rehberlik uygulaması denemelerine girişilmiştir.1950 yılında bazı Türk eğitimcileri rehberlik konusunda eğitim görmek ve uzmanlaşmak üzere Amerika'ya gönderilmişlerdir. 1969 yılında "Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatındaki Eğitimle İlgili Uzmanlıklara Atanacaklar Hakkında Yönetmelik’in yürürlüğe girmesi sonucu "Rehberlik" ve "Okul Psikologluğu" uzmanlık alanları olarak kabul edilmiştir.

1965-66 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde Eğitim Psikolojisi ve Rehberlik adıyla ilk danışmanlıkla ilgili lisans programı başlatıldı.

1966-67 öğretim yılında Hacettepe Üniversitesi Mezuniyet Sonrası Eğitimi Fakültesinde ilk yüksek lisans programı açıldı.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik programı Türkiye’de ilk olarak Prof. Dr. Feriha BAYMUR’un çabalarıyla 1974 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesine bağlı bir bölüm olarak açılmıştır.  Bölüm, 1982 yılında YÖK Yasasından dolayı Eğitim Fakültelerine bağlı Eğitim Bilimleri Bölümlerinin Anabilim Dalı haline dönüştürülmüştür. 

Hacettepe Üniversitesinde ise Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı, Eğitim Bilimleri Bölümü tarafından yürütülmekte olan bir lisans programıdır. Program daha öncesinde (2017 yılında) Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümü tarafından yürütülmekteydi. Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümü, 1965 yılında kurulan Türkiye’nin ilk Eğitim Fakültesi’nde “Eğitim Psikolojisi Kürsüsü” adıyla faaliyetine başlamıştır. İlk mezunlarını 1969 yılında “Okul Psikologluğu ve Rehberlik” Diploması ile veren bölümün adı, 1972 yılında Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümü olarak değişmiştir. “Eğitimde Psikolojik Hizmetler” ifadesi, 1988 yılına kadar hem bölüm adı hem de lisans programının adı olarak kullanılmıştır. 1998 yılından sonra bu ifade sadece bölüm adı olarak kalmış, lisans programının adı Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık olarak değiştirilmiştir.Bu mesleği yapan kişilere ise psikolojik danışman denmektedir. Adalet Bakanlığında pedagog, Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında rehber öğretmen kadrosuyla çalışmaktadırlar.Buradan anlaşılacağı gibi ülkemizde şuan pedagog yetiştiren bir program yoktur ve bu alandaki boşluk bu meslek ünvanın yanlış algılanmasına ve bu alanda uzman olmayan kişilerin bu ünvanı kullanmasına neden olmaktadır.Daha önceleri ülkemizde var olan Pedogoji bölümü 1982'de yürürlüğe giren 2547 sayılı kanun kapatıldı ve eğitim bilimleri fakültesine çevrildi. Yani ülkemizde 36 yıldır Pedagog yetişmemektedir.Pedagog kelimesi Türk Dil Kurumunun tanımına göre eğitim bilimci anlamına gelmektedir. Pedagog kelimesi eski yunanca ve latince de: paidagogosdan gelir. Anlamı ise çocukları, onlara eğitim vermekle görevli öğretmene götürmekle yükümlü köledir başka tanımlara baktığımızda ise çocuk yöneticisi olarak geçmektedir.Halk arasında yaygın ve yanlış kullanıldığı şekliyle “Çocuk Psikologu, Çocuk Psikolojisi Uzmanı” değildir! Yani pedagog çocuk eğitimcisidir. Çocuklara eğitim verebilir, ailelere çocuk eğitimi alanında danışmanlık sunabilir ama çocukları tedavi edemez. Çocukların psikolojik problemlerini tedavi etmek kendini bu alanda geliştirmiş yüksek lisansını bu alanda yapmış ve çocuklarla ilgili güncel eğitimleri alan ilgili teknikleri ve terapi yöntemlerini öğrenen uzman psikolojik danışmanların, psikologların ve çocuk psikiyatristlerinin görevidir.Bu kişiler kendini büyük oranda zaten lisans mezuniyetinde sahip oldukları ünvanlar ile tanıtır. Pedagog kelimesi halk arasında çocuk psikologu gibi algılandığı için çocuk psikolojisi uzmanları pedagog unvanını kullandığı için pedagog kelimesi çocuk psikologu kelimesiyle eş anlamlı gibi algılanmaya başlanmıştır.Bazı uzmanlar ise halk arasındaki bu yanlış algıyı bozarak  kafa bulandırmamak için kendilerini kısaca pedagog olarak tanıtabilirler.. Benim size burada söylemek istediğim pedagoğun çocuk psikoloğu olarak anlaşılmaması gerektiğidir.Çünkü başka alanlarda lisans mezuniyetine sahip kişilerde daha sonrasında aldıkları eğitimlerle kendilerini pedagog olarak tanıtabilmektedirler bu yüzden kavramları bilmenin doğru uzmanı bulmak açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Bu kavramın bu kadar yanlış anlaşılması Türkiye’de çocuk psikolojisi üzerine lisans ve yüksek lisans programı bulunmamasıdır.Böyle bir program ın olmaması tabi ki Türkiye’de çocuk psikoloğu ya da çocuk psikolojisi uzmanın olmayacağı yetişmeyeceği anlamına gelmiyor. Psikoloji veya Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık Bölümünden mezun olan uzmanlar psikoloji alanında Yüksek Lisans ve Doktora yaparak, çocuk psikoloji alanında eğitimler, süpervizyonlar alarak ve sadece çocuklarla çalışarak kendilerini yetiştirmektedirler. Çocuk Psikolojisi yanı sıra çocuk eğitimi ve gelişimi alanında eğitim almaları ve çocuk psikolojisi alanındaki eğitim almaya devam etmeleri önemlidir.Bunun yanı sıra çocuklarda uygulanan en etkin tedavi yöntemlerinden oyun terapisi eğitimleri ve süpervizyonları almaları şarttır. Başka türlü çocukları tedavi etmesi mümkün değildir. 

Psikolojik danışman ve psikolog olmak için 4 yıllık  lisans eğitimi tamamlamak gerekmektedir ancak bu mesleki ünvana sahip olmak uzmanlık alanı oluşturmak için yeterli değildir. Terapi hizmeti vermek için belli bir alanda uzmanlaşmak gereklidir.Pdr ve psikoloji alanlarında yüksek lisans yaparak uzmanlaşacağımız alanı ilgilerimiz ve imkanlar doğrultusunda kişinin kendi belirlemelidir.Bunun yanında güncel eğitimleri ve terapi yöntemlerini takip etmek ve bilmek gereklidir.Psikolojinin hangi alanıyla ilgilenilirse ilgilenirsin bu süreç hep aynı işleyecektir.1982 yılında üniversitelerde pedagoji bölümünün kapatılması ülkemizde bu anlamda yetişmiş uzmanların ne yazık ki bulunmamasına neden olmuştur.Bu bölüm kapatıldıktan sonra Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümü kurularak bu alandan mezun olan kişiler devlet kadrolarına pedagog olarak atanmaktadır.Ancak pedagog olabilmek için ne psikoloji nede pdr de alınan lisans düzeyindeki dersler yeterli değildir çünkü bu bölümlerde ağırlıklı olarak genel psikoloji üzerine dersler vardır.Çocuk psikolojisi üzerine alınan dersler bu bölümlerde yüzeysel kalmaktadır.Bu yüzden bu kadrolara atanmış pdr mezunlarının çocuk psikolojisi alanında kendilerini geliştirmeli daha derin bilgilere sahip olmak için yüksek lisanslarını tamamlamaları meslek etiği açısından yapılması gerekendir.

 

KAYNAKÇA 

http://www.pdr.org.tr/Pages/42/223/T%C3%BCrkiye%27de-PDR%27nin-Tarih%C3%A7esi

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/100164

http://pdr.education.ankara.edu.tr/pdr-lisans-programi/

https://pdrcihacettepeliler.wordpress.com/hacettepe-pdr-tarihce/

http://www.pedagogsevilyavuz.com/detay-icerik-pedagog-sevil-yavuz-512-makaleler-pedagogun-gercek-anlami-cocuk-psikolojisi-uzmanligi-degildir.html

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_content&view=frontpage&Itemid=1



Bu yazı 333 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI