Bugun...


Psk.Dan. Tuğba DÖKMETAŞ

facebook-paylas
DÜN DE YARIN DEMİŞTİN!
Tarih: 02-07-2019 17:34:00 Güncelleme: 02-07-2019 17:34:00


 Türkçe’de tam bir karşılığı bulunmayan, ertelemek veya ağırdan almak olarak bilinen “procrastination” birçok kişinin yaşadığı bir süreçtir. Bu duruma kendinizi fazlasıyla kaptırmak, potansiyelinizi açığa çıkarmanıza ve başarıya ulaşmanıza engel olabilir.

        Kişilerin, günlük yaşamında sıklıkla tekrarladığı erteleme davranışı, belirli bir zamanda yapılması gereken işlerin sebepsiz yere geciktirmesidir. Erteleme davranışı genellikle çalışanın öne sürdüğü bir bahane veya belirli bir nedene dayanmaktadır. Yapılması gereken iş başka bir tarihte yapılmak üzere rafa kaldırılmaktadır. Erteleme davranışını açıklayabilmek için farklı kuramlar geliştirilmiştir. Albert Ellis’in Akılcı Duygusal Davranış Terapisi (Rational Emotive Behaviour Theory) erteleme davranışını, akla uygun olmayan inanışların davranışa dönüştürülmesi olarak görmektedir. Bu kurama göre kişinin karşısına çıkan durumlar aklına yatmadığında, erteleme davranışını kolayca gösterebileceğini söylüyor.

           Erteleme davranışı bugünden uzaklaşma sanatıdır ve bir alışkanlık sürecidir. Kısa vadede mutluluk ve rahatlama sağlasa da, uzun vade de yoğun kaygı ve stresin habercisidir. Rafa kaldırılan işler bireyin suçluluk duygusu yaşamasına neden olur. Süreç uzadıkça bireyin ertelediği duruma karşı olumsuz düşünceleri artar. Bu ise yapılacak olan iş veya durumun verimini düşürür. Erteleme davranışının en önemli nedenlerinden birisi kişinin zaman yönetimi konusunda ki yetersizliğidir. Günlük yaşamında toplantı ve görüşmelerini planlayamama, iş ve özel yaşamı için ayırdığı sürede problemler yaşaması,  kişinin erteleme davranışına neden olur. Peki neden erteleriz?

İÇSEL ÇATIŞMALARIMIZ
Bir işte başarısız olacağımızı ya da yeterince başarılı olamayacağımızı fark ettiğimiz de erteleme davranışı gösteririz. Mükemmeliyetçi yaklaşım sergileyen bireyler, yapılan işi en iyi boyutta yapmayı istedikleri için sorumluluktan kaçma eğilimi gösterebilirler. Öte yandan kaygı seviyesi yüksek bireyler de olumsuz düşünceler üreterek, erteleme davranışı gösterirler. Örneğin, ‘‘ ya yapamazsam, ya olmazsa’’ gibi düşünceler kaygı düzeyini arttırarak sorumluluk almayı reddeder. Yaşadığımız içsel çatışmaların nedenlerine kulak verdiğimizde, kendi kaygı düzeyimizi kontrol etmeyi öğrendiğimizde içsel çatışmalarımızı en aza indirebiliriz.

 

KİŞİLİK ÖZELLİKLERİMİZ

Kişilik, bireylerin davranış, düşünce ve diğer eylemlerine yön veren bireysel bir süreçtir. Geçmiş ve gelecek yaşantı arasında denge kurabilen bireylerin sorumluluk bilinci yüksektir. Öz disiplin sağlayabilmiş bireylerin erteleme davranışları en az seviyededir. Gelişime açık olan bireyler, deneyimleme isteğini reddetmezler böylelikle iş ve özel yaşamlarını daha verimli yaşarlar.

EBEVEYN TUTUMLARI

Otoriter aile tutumlarında, çocuk kendi hayatını düzenleme ihtiyacı hissetmez. Ondan istenilen davranışı otoriteye karşı gelmemek için yapmaya çalışır. Yapılan işin nedenlerini ve sonuçlarını düşünmez.  İsteyerek yapılmayan eylemlerin geneli ertelenir ve zamanla alışkanlık haline gelir. Zamanla artık olması istenilen her durum ertelenmeye mahkum olur.

BELİRSİZ BEKLENTİLER

Yapılan işin sonuçları net olmalıdır. Süreç sonunda bireyi olumlu veya olumsuz etkileyebilecek nedenlerin bilinmesi, işin yapılma aşamasını kolaylaştırır. Kişinin işten beklentileri ve önem sırası burada oldukça önemlidir. Belirsizlik, erteleme davranışına neden olur.

KARARSIZLIK

Karar verememek yapılacak işi zorlaştırır, ve başlanmayan işler zamanla gözünüze daha da büyüyerek onları ertelemenize neden olur.

PLANSIZLIK

Yapılacak olan eylemin bir plan dahilinde yapılması motivasyonunuzu yükseltebileceği gibi erteleme davranışına neden olmaz.

 

ERTELEME DAVRANIŞINI NASIL ORTADAN KALDIRABİLİRİZ?

        Öncelikle erteleme davranışınızın farkına varmalısınız. Ne zaman ve hangi durumlarda bu davranışı sergilediğinize dikkat etmeye çalışın. Erteleme davranışınızın sıklığının arttığını düşünüyorsanız ayrıca sosyal ve özel yaşamınızda zamanı verimli kullanamadığınızı düşünüyorsanız dikkat etmeniz gerekiyor demektir.


 

Kendinize yapmanız gereken işlerle ilgili öncelik sırası oluşturun.

Erteleme nedenlerinizi keşfedin. Bu neden sizden mi kaynaklanıyor yoksa işinizle mi ilgili.

Yapabileceğinizden fazla sorumluluk üstlenmeyin. Hayır demeyi öğrenin.

Kendinize gerçekçi ve belirgin zaman kısıtlaması oluşturun. İşinizi ve vaktinizi yapılandırmak hedefe ulaşmayı kolaylaştırır.

Bilmediğiniz konuda yardım istemek, kafanızın karışmasını engelleyerek sizi hedefinize bir adım daha yakınlaştırır.

Yapılacak işi küçük parçalara bölmek, motivasyonunuzu yükseltir.

Önemli bir iş sonrası kendinizi ödüllendirin.

Bir başka önerim ise ‘‘ Pomodoro Tekniğini ’’ kullanabilirsiniz.  

 

Pomodoro Tekniği Nedir?

    1980’lerin sonunda geliştirilen bu teknik, zamanın verimli kullanılması adına önerilen bir tekniktir. Bu teknik 25 dakika çalış 5 dakika ara ver prensibine dayanıyor. 25 dakika boyunca oturduğunuz yerde başka hiçbir iş ile ilgilenmeden sadece yapacağınız işe konsantre olacaksınız, ardından 5 dakika mola vererek rahatlayacaksınız. Ancak 25 dakika boyunca işiniz dışına çıkmamanız gerekiyor. Kimseyle konuşmamak ve çalan telefonlara bakmamanız gerekiyor. 5 dakikalık molalarda çay içebilir ve ufak atıştırmalıklarla kendinizi motive edebilirsiniz.

             

‘‘3 Saat erken 1 dakika geçten daha iyidir’’

                                             William Shakespeare

         



Bu yazı 406 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI