Bugun...


Psk. Dan. Muhammet Reşat TAŞER

facebook-paylas
SOSYAL ETKİLERDEN MAHRUM
Tarih: 12-05-2021 21:21:00 Güncelleme: 12-05-2021 21:21:00


“Sosyal psikoloji bireylerin düşüncelerinin, iç dünyalarının ve davranışlarının başkalarının gerçek, hayalî ve anlaşılan oluşundan nasıl etkilendiğine dair bir bilimsel çalışmadır.” Dolayısıyla sosyal psikolojinin grubun bireyi nasıl ve ne şekilde etkilediği konusuna eğilmesi ve bununla ilgili araştırmalar yapması kaçınılmazdır. Çünkü bireylerin düşünce ve davranışları, ait olduğu gruptan bağımsız bir şekilde düşünülemez ve anlamlandırılamaz.

 

 

Grubun bireye etkisi ile ilgili pek çok kavram vardır. Birçoğumuz okul ya da iş hayatında karşılaşmışızdır; grup içerisinde yapılması gereken bir iş vardır ve bir ya da birkaç kişi bu işin nasıl olsa diğerleri tarafından yapılacağını düşünerek performansını minimum tutar. Bu grubun bireye verdiği sosyal kaytarma etkisidir. Bunun olumsuz bir etki olduğunu (en azından grup için) söyleyebiliriz. Bir de grubun bireyin performansını maksimuma çektiği, sosyal kaytarmanın tam tersi bir etki vardır. Bu etkinin ismi, sosyal hızlandırmadır. Norman Triplett sosyal hızlandırma ile ilgili şöyle söyler: Bir işi yaparken yalnız olduğumuz durumlarda gösterdiğimiz performans ile bizi gözleyen bireyler olduğunda gösterdiğimiz performans farklıdır. Bu fark olumlu ya da olumsuz olabilir. Eğer o işi yapabileceğimize inanıyorsak gözleniyor olmak performansımızı arttırır. Aksine, inanmıyorsak performansımız azalır.

 

 

Yeni normal adını verdiğimiz ve bir yılı aşkın süredir içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde sosyal hızlandırmanın olumlu etkisi gözle görülür derecede azalmıştır. İnsanların tek başlarına hareket etmek durumunda kalmaları, kalabalıklardan uzaklaşma gerekliliği grup olarak hareket etme durumunu nerdeyse yok etmiştir. Bu bireyselleşme kişiye psikolojik açıdan kendini yalnız hissettirmektedir. Sosyal bir varlık olan insan, alıştığı biçimde paylaşımda bulunamadığı için ve günümüz deyimiyle, izole, halde yaşadığı için ruhen de bir yalnızlık içindedir. Bu duyguyla baş edebilmek adına birçok kişi tek başına bir şeyler yapmaya, üretmeye çalışmakta ve psikolojik sağlamlığını bu şekilde korumayı hedeflemektedir. Sosyal medya sitelerinden biri olan You Tube üzerinde paylaşımlar çoğalmış, birçok insan bildiklerini bu kanal üzerinden aktarır hale gelmiştir. Ve izleyenler de hali hazırda aynı izolasyon içinde arayışta olduğundan sosyal medya kullanımı oldukça artmıştır. Bir kamera karşısına geçip bildiklerimizi aktarmak yahut bir ekranın karşısında bunları seyretmek tek başına yapılabilecek aktivitelerin başlarında olduğundan oldukça gündemdedir.

 

 

Biz insanlar bireysel olarak pek çok başarıya imza atabilsek ya da verimli vakit geçirebilsek de sosyal tarafımızın aç kalıyor oluşu bazı eksiklikleri beraberinde getirmektedir. Bahsi geçtiği gibi gruptan kopan birey, yani işlerini homeoffice olarak yürüten, çeşitli grup çalışmalarından ve takım ruhunun verdiği ilhamdan mahrum kalan kişi bununla birlikte başkalarından aldığı enerjiyi de yitirmektedir. Tarih boyunca en büyük rekorların olimpiyatlar esnasında kırılması tesadüf değildir. Seyircinin desteği, izleniyor olmanın verdiği güç ve heyecan performansı olumlu olarak etkilemekte yani sosyal hızlandırmaya neden olmaktadır. Son zamanlarda özellikle de futbol maçlarında Türkiye, Brezilya gibi taraftarın sahaya büyük bir etkisinin olduğu maçlarda takımların gösterdiği performanstaki düşüşlerde sosyal etkiyi bize kanıtlar niteliktedir. Pandemi öncesinde takımların önem verdiği ev sahibi veya deplasman saha kavramları vardı. Bir takım kendi sahasında oynuyorsa başarılı olma ihtimali daha da artardı. Şimdi ise maçlar tamamen seyircisiz izlendiği için ve iki takımdan da hiçbir taraftar olmadığı için bu kavramların bir önemi kalmadı.

 

 

Tüm bu sebepler yüzünden yalnızlaşan bizler, tek başımıza yapacağımız aktivitelerle sınırlıyoruzkendimizi. Eskiden de hayatımızın büyük bir bölümünü işgal etmeyi başarmış olan sosyal medya pandemi ile birlikte hayatımızın merkezine oturdu diyebiliriz. Uzak kaldığımız insanların oluşturduğu boşluğu bu şekilde kapatıyoruz. Fakat elbette bu bizi tatmin etmiyor hatta zarar veriyor. Evden dışarıya çıkıp görmek istediklerimizin veya konuşmak istediğimiz kişilerin tercihi bizim elimizdeyken sosyal medya ile birlikte bu seçim özgürlüğü nispeten elimizden alındı diyebiliriz. Her ne kadar beğendiğimiz ya da takip ettiğimiz sayfaları biz seçiyor olsak da çıkan reklamlarla, önerilerle dikkatimiz bizim kontrolümüz dışında başka yerlere kayabiliyor. Bütün bunların farkında olmak bunların önüne geçebilmenin ilk koşuludur. Kendimize ayırdığımız zamanın büyük çoğunluğunu sosyal medya üzerinde geçirmemek ise günümüzde kendimize yapabileceğimiz en büyük iyiliklerden biridir...

 

                                                                  

 

 

KAYNAKÇA

https://tr.wikipedia.org/wiki/Sosyal_psikoloji



Bu yazı 1090 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI