Bugun...


Psk.Dan. Mert Fatih TURANLI


Facebookta Paylaş









Kalıp Yargılar
Tarih: 10-11-2018 18:59:00 Güncelleme: 10-11-2018 18:59:00


Anahtar Kelimeler: Kalıp yargı, cinsiyet, toplum

     Her insan kendini değerli hissedebileceği ve duygularını rahat bir şekilde ifade edebileceği bir toplumun üyesi olmak ister. Fakat günümüzde özellikle ırk, din, cinsiyet ve farklı sosyal sınıfların sıkça yer bulduğu bu çağda insanların duygu ve düşüncelerini ifade ederken güçlük yaşamaları oldukça dikkat çekmektedir. Cinsiyet  açısından bakacak olursak; günümüz toplumlarında hem erkek hem de kadın cinsine yönelik bazı basmakalıp düşünceler türemiştir ve insanın biyolojik yapısı bu duruma ortam hazırlamıştır. Moir ve Jessel (2002:35-37) beynin cinsiyete göre işlendiğinin ve farklı cinsiyetteki insanların tutum ve tavırlarının farklılığını hormonal etkenlere bağlamaktadır. Keza araştırmacılar rekabetçilik, agresiflik, risk alma ve liderlik gibi erkeklikle daha ilintili olan özellikleri erkeklerde kadınlardan 10 kat daha fazla bulunan testostreon hormonuyla açıklamışlardır. Hormonal etkenlerin sonucunda ise kadın ve erkekler duygu, düşünce ve tutumları farklı değerlendirip farklı tepkiler vermektedir.

     Biyolojik etkenler her ne kadar söz konusu olursa olsun çevrenin insan üzerindeki etkisini görmezlikten gelemeyiz. Çevrenin etkisi, doğum öncesi dönemle başlamakla birlikte doğumdan sonraki süreçte insan üzerinde etkisini sürdürmeye devam eder. Yapılan araştırmalara göre bazı psikologlar toplumsal güçlerin insan hayatını önemli ölçüde etkilediğini ve bireyin biyolojik eğilimlerini değiştirebileceğini belirtmektedir. Bu da toplumsal süreç içerisinde çocuğun rolleri model almasıyla ve pekiştirme yoluyla gerçekleşir. Bundan dolayı çocuk yetiştirme tarzları ve çocuğun içinde yetiştiği toplum oldukça önemlidir. Bu süreçte, fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin yetişmesi için bazı toplumsal etkenlerin incelenmesi gerekir. Bu etkenlerden biri ise ‘’kalıp yargılar’’dır.

     Kalıp yargılar, toplumun kadına ve erkeğe yükledikleri anlamları ve her iki cinse yönelik bazı beklentileri ifade eder. Kültür ile etkileşim içinde olduğundan dolayı bu kalıp yargılar günümüze kadar ulaşmıştır. Bunları günlük yaşamda görmek oldukça kolaydır. Hatta objektif bir şekilde bakarsak eğer, kendi sosyal ilişkilerimizde dahi bu kalıp yargıları görmemiz kaçınılmazdır. Basit bir örnek verecek olursak; kadının ağlamasının normal karşılanıp, erkeğin ağlamasının normal karşılanmaması gibi. Bu örnek üzerinden yola çıktığımızda, ağlama davranışının kadınsı bir davranış olarak algılandığı bir toplumda erkeğin bu davranışı sergilemek yerine bastırması, sebep olan duygunun farklı bir şekilde (saldırganlık vs.) tezahür etmesini beraberinde getirir. Böylelikle kişi toplum için tehlike oluşturur. Keza ataerkil toplumlarda bu tutum oldukça büyük bir yer kaplar. Başka bir örnek verecek olursak; kadınların iş yaşamında olmamasını savunan görüş, eskisi kadar olmasa da günümüzde az da olsa varlığını sürdürmektedir. Peki bu görüşün ne kadar tutarlı olduğuna bir bakalım. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çalışan kadınların elde ettikleri gelirleri erkeklerden farklı olarak kendileri için değil, ağırlıkla aile için harcadıklarını göstermektedir. Erkekler kazançlarından göreli olarak eğlence, alkol, sigara gibi harcamalara daha fazla pay ayırırken, kadınlar kazançlarını daha çok çocukların eğitimine ve sağlığına harcamaktadır. Dolayısıyla çalışan kadın sayısının artması genç kuşakların daha iyi eğitilmesine ve daha sağlıklı yetişmelerine olumlu etki yapmaktadır. Bu örnek üzerinde de kalıp yargıların olumsuz etkilerini görebiliriz.

     Kalıp yargılarla ilgili olarak, Kıbrıslı Türk öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırmada, öğrencilere kadınların toplumsal rolü ile ilgili görüşleri sorulmuş ve sonuç olarak, kadınların cinsel açıdan çekici olmaları, ev işlerini üstlenmelerini, istediği saatte eve gelemeyeceği gibi kalıp yargılar öğrenciler tarafından kadınlara atfedilmiştir. Bu çalışmada da görüldüğü üzere kalıp yargılar hayatımızdaki yerinin korumaya devam etmektedir. Bu tutumların sonucunda ise sosyal ilişkilerde bozulmalar ve duygusal sorunlar yaşanmaktadır.

Kalıp Yargılar neden değişmelidir?

    Bireyin sosyal süreç içerisinde gerek fizyolojik gerek duygusal açıdan sağlıklı bir şekilde yetişebilmesi ve ilerleyebilmesi ve bunun sonucunda topluma faydalı bir birey olarak varlığını sürdürebilmesi için kalıp yargıların sebebiyet verdiği eşitsizliklerin ve adil olmayan tutumların son bulması gerekir. Geleneksel cinsiyet rollerinin verdiği yükü insanların üzerinden almak ve insana ‘’biricik’’ olduğunu hissettirmek, topluma verimli bireylerin kazanmasını kolaylaştırır.

    Yıllar boyu süregelen kalıp yargıların yadsınması elbette kolay değildir. Çünkü sosyal bir varlık olan insan toplumdan dışlanmak istemez ve tüm bu kalıp yargılara uyum sağlar. Sosyal bir süreç olduğundan dolayı bu kalıp yargıları kırmak oldukça güçtür ve zaman alır. Durum böyle olsa bile her kültür yavaş olsa dahi zamanla değişime uğramaktadır. Kültür tarihine bakıldığında eril ve dişil olan bazı davranışlar zamanla değişmiştir ve değişmeye devam etmektedir.

    Sonuç olarak kalıp yargıların mağduru olmakla kadın ve erkekler, toplum tarafından atfedilen bu yargılar sonucunda kendi iç dünyasında birtakım problemler yaşamaktadır. Bu problemlerle vakit harcayan bir birey ne yazık ki topluma yönelik yeterince fayda sağlayamaz. Bu açıdan toplumsal etkenlerdenden biri olan ‘’kalıp yargılar’’ bu noktada ele alınması gereken bir husustur. Kalıp yargıları kırmak, ilk önce ailede daha sonra okulda verilen eğitimlerle birlikte yeni kuşaklar için mümkün olabilir. Bunun haricinde gerekli mecralarda bu tutumlarla ilgili ‘’farkındalık çalışmaları’’ başlatılabilir. Unutulmamalıdır ki değişim eğitimle mümkündür.

 

Kaynakça

KÜÇÜK Müşerref, ‘’ÇALIŞMA HAYATINDA KADINLAR VE KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR: BİR İŞVERENE BAĞLI OLARAK ÇALIŞAN EMEKÇİ KADINLARA İLİŞKİN BİR ARAŞTIRMA’’, EKONOMİ BİLİMLERİ DERGİSİ, Cilt 7, No 1, 2015, ISSN: 1309-8020

NAS Alparslan, ‘’ERKEKLERDE AĞLAR AMA… AXE REKLAMINDAKİ HEGEMONİKERKEKLİK ELEŞTİRİSİNİN YORUMLANMA BİÇİMLERİ’’, Erciyes İletişim Dergisi, Cilt:5, Sayı: 2, 2017, s.(62-80)

GÜNEŞ Hüseyin Nihat, ‘’ERKEĞİN ATAERKİL REJİME ENTEGRASYONU: YABANCILAŞMA VE UYUM’’ AKADEMİK BAKIŞ DERGİSİ, sayı: 58, Kasım-Aralık 2016

http://www.yeniduzen.com/kadina-yonelik-toplumsal-kalip-yargilari-80327h.htm

https://gaiadergi.com/mesleklerde-cinsiyet-ayrimi-yapilmasi-hepimize-zarar-verir/

http://sosyolojiuzerine.blogspot.com/2017/08/kalp-yarglar-kalp-yarg-olusumu-ykm-ve.html

http://sosyolojioku.blogspot.com/search?q=toplumsal+cinsiyet

http://www.mutlumikrop.com/TR/Content-Details/Kadinlar-Ve-Erkekler-Biyolojik-Farkliliklar/43714670475202306256



 



Bu yazı 248 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI