Bugun...


Psk.Dan. Mail ALİYEV


Facebookta Paylaş









TRAVMA İLE BAŞETME YONTEMLERİ
Tarih: 09-11-2018 14:12:00 Güncelleme: 09-11-2018 14:12:00


TRAVMA NEDİR?

Travma Latince Trauma ‘tıpta bir darbe sonucu oluşan bedensel veya ruhsal yara’demektir.

Hayatımız normal seyrinde ilerlerken beklenmedik anda meydana gelen, bizde dehşet, korku, endişe ve çaresizlik yaşatan taciz-tecavüz, aile içi şiddet, doğal felaketler, depremler, hastalıklar ya da yaralanmalar, birinin ölmesine tanıklık etmek ya da sevilen birinin ölümü, herhangi bir şiddete maruziyet ve büyük toplumsal olaylar gibi araba kazası gibi  durumlar travma olarak değerlendirilir.

Ruhsal travmalardan sonra en sık görülen iki hastalık:

Depresyon ve travma sonrası stres hastalığıKişiyi çok korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik duyguları yaratan olayların uzun süren ruhsal sorunlara yol açtığı biliniyor. Ruhsal travmalardan sonra sık görülen rahatsızlıklardan biri depresyondur. Depresyonun en sık görülen belirtileri isteksizlik, halsizlik, moral bozukluğu, uyku ve iştah bozukluğu ve hayattan zevk alamamadır. Depresyon ruhsal travmadan sonra ilk kez ortaya çıkabileceği gibi, daha önce depresyon geçirmiş kişilerde depresyonun tekrarlaması şeklinde de görülebilir.

Travma sonrası stres hastalığında ise:

uykusuzluk,
kabuslar,
olayla ilgili anıların rahatsız edici biçimde tekrar  hatırlanması,
sürekli olarak olayın tekrarlanacağı korkusu ve bu nedenle rahatsız  hissetme,
çabuk sinirlenme,
zun vadeli geleceği düşünememe
yabancılaşma (başkaları beni veya yaşadıklarımı anlamıyor hissi),
olayı hatırlatan durumlarda huzursuz olma ve bu durumlardan kaçınma görülür

Bu belirtiler çoğu kişide travmayı izleyen günlerde görülür ve genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir, ancak bazı kişilerde aylarca, hatta yıllarca sürebilir.

                                                               

Kaçınma ya da unutmaya çalışma travmanın etkilerini azaltmıyor:

Travma sonrasında kişinin olayın etkileriyle başa çıkmak için kullandığı yöntemlerin de sonuçları etkileyebileceği düşünülüyor. Olay olmamış gibi davranan, unutmaya çalışanlarda hastalığın iyileşmesi daha fazla gecikirken, sorunlar için yardım arayan, sorunlarını başkalarıyla paylaşan, hakkını arayan kişiler daha çabuk iyileşiyor. Kişinin elde edebildiği sosyal destek de travma sonrasında iyileşmeye olumlu etkide bulunuyor. Sosyal destek az ise özellikle depresyon belirtileri daha fazla hissediliyor.

Zaman travmanın etkilerini tamamen ortadan kaldırmıyor

Yapılan çalışmalar travmalardan sonraki ilk günlerde olayı yaşayan kişilerin çoğunun ruhsal olarak etkilendiğini, korktuğunu, kabuslar gördüğünü, ancak bu belirtilerin birçok kişide günler veya haftalar içinde geçtiğini gösteriyor. Ancak etkilenen her 5-6 kişiden birinde belirtilerin düzelmesi çok daha uzun sürebiliyor, bazen ise yıllarca devam edebiliyor. Bu nedenle “zaman herşeyin ilacıdır” sözü herkes için geçerli değil.

4.Travmatik olay sonrasında hastanın yaĢadığı duygu ve tepkilerin farkında olunmalı ve hastanın yaĢadığı duyguları tanımlamasına yardımcı olunmalı:

Travmanın çeşitlerine göre hastaların tepkileri farklıdır. İnsan eliyle yapılmış travmalarda, doğal olan travmalara göre semptomlar daha ağır olmakta ya da başkalarının öldüğü bir travmada hayatta kalmayla ilgili daha fazla suçluluk ve aşağılanma duygusu daha fazla yaşanmaktadır. Bu nedenle hemşire öncelikle travma ve hastanın özellikli tepkileri hakkında hasta yakınlarından bilgi toplamalı;  hastanın ifade ettiği suçluluk, çaresizlik vb. duyguların farkında olmalı ve hastanın da bu duyguları tanımasına yardımcı olmalıdır (Varcarolis and Halter 2010; Towsend 2015). 5.Hastalar, duygu ve düĢüncelerini ifade edebilmeleri konusunda cesaretlendirilmeli: Travma yaşayan kişilerin özellikle öfke, suçluluk vb. duyguları uzun süre görmezlikten gelinirse; daha sonra hastalar bu tür duygularla yüzleşmekten korkabilirler. Bu nedenle hemşire duygularını ifade edebilmeleri konusunda hastaları cesaretlendirmelidir (Oflaz 2008; Varcarolis and Halter 2010). Hastaların duygu ve düşüncelerini ifade edebilmeleri, travmatik anının yeniden canlandırılmasını sağlayarak; yaşananların kabul edilmesine, travmanın çözümlenmesine, tepkilerin anlamlandırılmasına, yaşanılan olaydan bireyin olumlu anlamlar çıkarmasına, sorunlara çözüm yollarının aranması ve denenmesine imkan sağlamakta ve iyileşme sürecini hızlandırmaktadır (Oflaz 2008;  Erden ve Gürdil 2009; Varcarolis and Halter 2010). Ayrıca duyguların dışa vurumu içsel rahatlama  Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi,  2016;19:3 214  sağlamakta, ruhsal sıkıntılara eşlik eden bedensel yakınmaları da azaltmaktadır (Oflaz 2008).  Hastaların travmaya ilişkin duygularını tanımaları ve semboller yoluyla ifade edebilmelerini kolaylaştırmak amacıyla oyun, resim, müzik, öykü anlatımı, yazı yazma, kitap okuma, belli konular üzerinde tartışma, dans, drama ve rol yapma gibi çeşitli iletişim araçları ve yaratıcı yöntemleri kullanılabilmektedir (Herman 2011; Erden ve Gürdil 2009; Davis 2013; Çam, Öztürk Turgut ve Büyükbayram 2014).

Travma Sonrası Stres Hastalığı Belirtileri:

Yeniden yaşama (hatırlama): Travma yaşayan kişide olaydan sonra olayla ilgili anıların zihnine gelmesi sık görülür. Olayla ilgili görüntüler (örneğin ceset görüntüleri), sesler (yardım isteyenlerin haykırışları) onları düşünmek istemediğinde veya aklına getirecek bir durum olmadığı halde bile kişinin zihnine gelebilir. Bu anıların canlanması kişiyi genellikle çok rahatsız eder ve iç sıkıntısı, çarpıntı, terleme, titreme, nefes alamama gibi bunaltı belirtilerine yol açar. Bazen de kişi olayı gerçekten yaşıyor gibi olur. Gerçekte bir sarsıntı olmadığı halde yer sallanıyor gibi hissetme, uyanıkken travma anıyla ilgili hayaller görme buna örnektir. Kişi bu durumu öylesine gerçekçi yaşar ki, ona uygun davranabilir: örneğin gördüğü hayallerle konuşabilir, bir tehlike olmadığı halde kaçmaya çalışabilir.  

Kaçınma:

Kişi olayı hatırlatan yer, durum, konuşma, hatta duygu ve düşüncelerden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışır. Olayı hatırlamak büyük bir sıkıntı, acı ve korku hissine yol açtığı için kişi olayı hatırlatan yerlere gitmez, bu konulardan bahsetmez veya konuşulan yerlerden uzak durur. Enkaz altında kalmış bazı kişiler evin enkazının bulunduğu yeri, hatta o şehri ziyaret edemeyebilir, olaydan bahsedemeyebilir.Travma yaşamış kişilerde bazen olayın ayrıntılarını unutma durumu görülebilir. Genellikle olayın en sıkıntı verici bölümleri unutulur veya çok güçlükle hatırlanır. Bu durum “olayı düşünmek istememek”ten farklıdır ve kişi hatırlamak istediği halde hatırlayamaz.Ruhsal travmalardan sonra insanlardan uzaklaşma, gelecek beklentisinin kalmaması gibi belirtiler de görülebilir. “Benim yaşadıklarımı kimse anlayamaz” tarzında düşünme sık görülür. Kişiler olayı yaşamamış kişilerden duygusal olarak uzak hissedebilirler, duygularında körelme olur, sevinç ve üzüntü hissedemeyebilirler. Bazen kendilerine yardım etmeye çalışanlara öfke duyabilirler, bazı kişiler sadece aynı travmayı yaşamış kişilerle görüşüp, diğerleriyle ilişkiyi kesebilirler. Gelecekle ilgili plan yapılamadığı için sadece o günü yaşama, aktivitelerde azalma görülebilir.
 

Aşırı uyarılma: 

Ruhsal travmadan etkilenmiş kişiler kendilerini diken üstünde, sürekli tetikte hissedebilirler. Her an o olay tekrar olacakmış gibi gelebilir. Davranışlarını bu ihtimali düşünerek şekillendirirler, bu konuda aşırı tedbirli davranırlar. Örneğin istemeden de olsa girdikleri binanın çatlağı var mı, kapısından kolay kaçılabilir mi diye kontrol ederler. Yolda yürürken üstüne devrilmesinden korkup direklere yaklaşmazlar. Tehlikeler konusunda abartılı tedbirler alabilirler. 
Aşırı uyarılmanın diğer göstergeleri ani ses ve hareketlerde irkilme veya yerinden sıçramadır. Kapı çarpması, yüksek sesle konuşma, birinin aniden odaya girmesi gibi beklenmedik durumlar kişinin yerinden sıçramasına ve uzunca sürebilen bunaltı belirtilerine (çarpıntı, terleme, titreme, nefes daralması) yol açar.

Özellikle uykuya dalmakta güçlük sık görülür. Travmayla ilgili korkular nedeniyle uykuya dalmak saatler sürebilir, normalde uyandırmayacak seslerle kişi kolayca uyanabilir.

Tedaviler

Travma sonrası stres hastalığının tedavisinde hem ilaçların hem de psikolojik tedavilerin etkili olduğu gösterilmiştir. Travmatik olaydan herkesin aynı oranda etkilenmediği açıktır. Travmayla ilgili az sayıda ruhsal belirtisi olsa da hayatı çok fazla etkilenmemiş birçok insan vardır. Bazı kişiler için ise travmatik stres belirtileri iş ve sosyal hayatı çok ciddi biçimde engelliyor olabilir. Bu nedenle travmanın etkilerinin giderilmesi için herkesin ihtiyacına göre farklı tedavi yaklaşımları planlanmalıdır:

Rahatsızlığın tedavisinin olduğunun bilinmemesi ve kişilerin travmayı hatırlamak istememesi yardım almayı geciktiriyor.

Travmadan az etkilenmiş, hayatını eskisi gibi sürdürebilen kişilere => bilgilendirme

Travmadan daha çok etkilenmiş, ciddi belirtiler yaşayan, ancak işini gücünü sürdürebilenlere => danışmanlık veya kısa psikolojik tedavi yaklaşımları

Hayatı ciddi derecede etkilenmiş, ağır belirtileri olanlara => yoğun psikolojik tedaviler, ilaç tedavileri veya hastaneye yatış.

Travma sonrası stres hastalığı depresyonla birlikte ise çoğu kez ilaç tedavisi eklenmelidir.

İlaç tedavileri:


TSSH tedavisinde antidepresan ilaçlar birçok hastalık belirtisini yatıştırmakta yararlı oluyor. Özellikle depresyonla birlikte görüldüğünde TSSB tedavisinde antidepresanlar kullanılması gerekir. Tedaviler doktor kontrolünde sürdürülmeli, doktorun önerdiği tedavinin etkili olabilmesi için önerilen süre ve dozlara uyulmalıdır.

Psikolojik tedaviler:


Psikolojik tedaviler arasında etkili olduğu gösterilen tedavi türü ise bilişsel-davranışçı tedavi adı verilen yöntemdir. Bu tedavide kişinin belirtilerinin sürmesine neden olan hatalı düşüncelerinin sağlıklı düşüncelerle değiştirilmesi amaçlanır. Ayrıca korku nedeniyle kaçındığı durumların üstüne gitmesi sağlanarak bu durumlarda yaşadığı korkunun azaltılması sağlanır. Psikolojik tedaviler bu konuda eğitim ve deneyimi olan psikiyatr ve klinik psikologlar tarafından uygulanır.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Travma sonrasında hastaların, kendilik değerlerini ve geleceğe dair umutlarını artırmak ve içinde yaşadıkları çevre hakkındaki çarpıtılmış yorumlarını düzelterek daha gerçekçi ve olumlu bakış açılarını geliştirebilmelerini sağlamak önemlidir. Konu ile ilgili yapılan çalışmalarda akut ve kronik TSSB’a yaklaşım ve tedavide bilişsel davranışçı terapi uygulamalarının en iyi yöntem olduğu (Blizzard, Kemppainen and Taylor 2009;   Gillespie, Duffy, Hackmann and  Clark 2002; Baxter 2004; Allison, Harvey  Bryant and Tarriern 2003) ve TSSB semptomlarını % 70’ler oranında iyileştirdiği (Sütçigil  ve Aslan 2012), hastalarda depresyon ve anksiyete belirtilerini azalttığı (Ehlers, Clark,  Hackmann, Mcmanus and  Fennell 2007) belirtilmektedir. Bununla birlikte bu hastalara yönelik yapılan grup destek programları (rahatlama grupları/debriefing), grup terapileri ve psikodrama gibi uygulamaların da;  kişilerin yardım ve destek sağlayacak ilişkiler kurmalarına, yalnız olmadıklarını anlamalarına,  sorunlarının çözümü konusunda cesaretlenmelerine ve alternatif çözüm yolları geliştirmelerine yardımcı olmaktadır (Ray 2008; Oflaz 2008; Ünal ve Çam 2005; Dülgerler,  Engin ve Çam 2005; Kessler, White and Nelson 2003). Ayrıca ruh sağlığı hemşirelerinin klinikte ve sivil toplum kuruluşları gibi sosyal ortamlarda bu hastalara yönelik, hemşirelik yaklaşımlarının planlanması, uygulanması ve sonuç kriterlerinin değerlendirilmesi aşamalarında, bilişsel davranışçı terapi tekniklerini kullanmalarının ve diğer grup çalışmalarını yapmalarının daha etkili ve gerekli olduğu belirtilmiştir (Ray 2008;  Muskett 2014; Ünal ve Çam 2005; Dülgerler,  Engin ve Çam 2005; Mealer, Jones and Moss 2007; Gillespie, Duffy, Hackmann and  Clark 2002).   Yaşanan travmanın doğasına göre, hemşirelerin kendilerini büyük yaralanmalar, büyük yıkımlar ve acı içeren korkutucu öyküleri dinlemeye hazırlamaları, kendilerini ikincil travmadan koruyabilmeleri;  risk gruplarına yönelik hizmetlerde ve hastaların tedavi ve iyileşme sürecinde aktif olarak yer almaları önemlidir (Oflaz 2008; Tel 2002; Varcarolis and Halter 2010; Beck 2011; Towsend  2015). Bu nedenle ruh sağlığı hemşirelerinin özellikle; her türlü travmaya yaklaşım,  travma belirtilerini tanıma, uygun girişimleri planlama, terapötik güvenlik ve sınırları oluşturma, özel iletişim becerileri geliştirme, psikoterapi ve psikodrama tekniklerini kullanabilme, sosyal destek sistemlerini harekete geçirebilme, hastaların yasal haklarını koruyabilme gibi bir çok konuda eğitim almaları gerekir (Ray 2008;  Muskett 2014; Ünal ve Çam 2005; Mealer, Jones and Moss 2007; Baxter 2004; Beck 2011; Sütçigil ve Aslan 2012; Lee and Santacroce 2007; Vilija and Romualdas 2014; Frueh,  Knapp,  Cusack, Grubaugh, Sauvegeot and  Cousins 2005). Ayrıca ruh sağlığı hemşirelerinin konuyla ilgili hazırlanan her türlü panel, sempozyum, konferans gibi etkinliklere katılımlarının;  kliniklerde konu ile ilgili çalışan hizmet içi eğitim programlarının düzenlenmesinin; psikiyatri hemşireliğinde travma sonrası bakımla ilgili standartların oluşturulmasının ve farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar yapılmasının önemli ve gerekli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak;  küreselleşen dünyada artan bir hızla yaşanan her türlü travma, toplumumuzda ve tüm dünyada insanları dolaylı/dolaysız olarak etkilemektedir. Travma sonrası yaşanılacak olumsuz durumlara karşı hazırlıklı olmak, belirtileri erken dönemde tanımak, önlemini almak ve rehabilite edebilmek için her türlü müdahalede ruh sağlığı hemşirelerine büyük sorumluluklar düşmektedir

 

KAYNAKLAR 

Allison G, Harvey  AG, Bryant RA, Tarriern N. Cognitive Behaviour Therapy for Posttraumatic Stress Disorder.  Clinical Psychology Review 2003;23(3):501–22.  Baxter A. Posttravmatic Stress Disorder and the İntensive Care Unit Patient. Dimens Crit Care Nurs. 2004; 23(4):145-52.  Beck CT. Secondary Traumatic Stress in Nurses: A Systematic Review. Archives of Psychiatric Nursing 2011;25(1):1–10.  Bildik T. Ölüm, Kayıp, Yas ve Patolojik Yas. Ege Tıp Dergisi 2013;52(4):223-29.

Blizzard SJ, Kemppainen J, Taylor J.  Posttraumatic Stress Disorder and Community Violence: An Update for Nurse Practitioners. Journal of The American Academy of Nurse Practitioners 2009;21(10):535-41. Çam O, Öztürk Turgut E, Büyükbayram A. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliğinde Dayanıklılık ve Yaratıcılık. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi 2014;5(3):160-63. Dülgerler ġ,  Engin E, Çam O. Çocuklarda Ölüm Kavramı ve Yas Sürecinde Psikiyatri Hemşiresinin Rolü. Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu Dergisi 2005; 21(1):197-09.

 Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi,  2016;19:3 216 

Davis N. Çocuklar İçin İyileştirici Hikayeler Travma Sonrası Stres Bozukluğu (Maral VC çev, Demirci H Derleyen). Yediveren Matbaacılık: İzmir 2013, s.2730. Ehlers A,   Clark  DM,  Hackmann A,  Mcmanus F,  Fennell M. Cognitive Therapy for Post-Traumatic Stress Disorder: Development and Evaluation. Behaviour Research and Therapy 2005;43(3): 413–31. Erden G, Gürdil G. Savaş Yaşantılarının Ardından Çocuk ve Ergenlerde Gözlenen Travma Tepkileri ve Psiko-Sosyal Yardım Önerileri. Türk Psikoloji Yazıları 2009; 12(24): 1-13. Frueh BC, Knapp RG, Cusack KJ, Grubaugh AL, Sauvegeot JA,  Cousins VC et al. Patients’ Reports of Traumatic or Harmful Experiences within the Psychiatric Setting. Psychiatric Services 2005; 56(9):1123-33. Gillespie K, Duffy MA, Hackmann A,  Clark DM. Community Based Cognitive Therapy in The Treatment of Posttraumatic Stress Disorder Following the Omagh Bomb. Behaviour Research and Therapy 2002;40(4): 345–57. Güloğlu B, Karaırmak Ö. Güneydoğu Gazilerinde Travma Sonrası Stres Bozukluğu Gelişimi. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2013;14(3):237-44. Herman J. Travma ve İyileşme Şiddetin Sonuçları Ev İçi İstismardan Siyasi Teröre (Tosun T, çev.). 2. Baskı, İstanbul: Literatür Yayınları 2011, s. 67-125, 175-255. Kessler MRH, White MB, Nelson BS. Group Treatments for Women Sexually Abused as Children: A Review of The Literature and Recommendations for Future Outcome Research. Child Abuse and Neglect 2003;27(9): 1045–61. Lee YL, Santacroce SJ. Posttraumatic Stress in Long-Term Young Adult Survivors of Childhood Cancer: A Questionnaire Survey. International journal of Nursing Studies 2007; 44(8): 1406-17. Mealer M, Jones J, Moss MA. Qualitative Study of Resilience and Posttraumatic Stress Disorder in United States ICU Nurses. Intensive Care Med 2012; 38(9): 1445–51. Moyet-Carpenito LJ. Hemşirelik Tanıları El Kitabı. (Erdemir F, Çev.) Nobel Tıp Kitabevleri. İstanbul.Türkçeleştirilmiş 3. Baskı, 2012, s.296-303. Muskett C. Trauma-Informed Care in Inpatient Mental Health Settings: A Review of the Literature. International Journal of Mental Health Nursing 2014;23(1): 51–9.

 

Oflaz F. Felaketlerin Psikolojik Etkileri ve Hemşirelik Uygulaması. C.Ü. Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi 2008; 12(3):70-6. Oflaz F, Özcan CT, TaĢtan S, Çiçek H, Aslan Ö, Vural H. Hemşirelerin Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtilerini Tanıma Durumları. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi 2010;1(1):1-6. Öz, F,  Hiçdurmaz D. Stresle Baş Etmede Önemli Bir Yol: Mizahın Kullanımı. Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 2010; 13(1):83-88. Ray SL. Evolution of Posttraumatic Stressdisorder and Future Directions. Archives of Psychiatric Nursing 2008; 22(4):217–25. Sungur MZ. İkincil Travma ve Sosyal Destek. Klinik Psikiyatri 1999;2(2):105-8. Sütçigil L, Aslan S. Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Prolonged Exposure Terapisi. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi 2012(1); 98-104. Tel H. Gizli Sağlık Sorunu: Ev İçi Şiddet ve Hemşirelik Yaklaşımları. C.Ü. Hemşirelik Yüksek Okulu Dergisi 2002; 6 (2):1-9. Towsend MC. Trauma-and Stressor- Releated Disorder. Psychiatric Mental Healt Nursing: Concepts of Care in Evidence-Based Practice, 8th Edition, Copyright 2015, s.559-578. Ünal G,  Çam O. Affektif Bozukluklarda Psikoterapötik Girişimler ve Psikiyatri Hemşireliği. Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu Dergisi 2005; 21(1):175-87. Woods SJ, Wineman NM. Trauma, Posttraumatic Stres Disorder Symptom Clusters, and Physical Health Symptoms in Postabused Women. Archives of Psychiatric Nursing 2004;18(1): 26-34. Varcarolis EM,  Halter MJ. Trauma Interventıons. Foundations of Psychiatric Mental Healt Nursing: A Clinical Approach. 6th Edition, Copyright 2010, s.527-625. Vilija M, Romualdas M. Unhealthy Food in Relation to Posttraumatic Stres Symptoms Among Adolescents. Appetite 2014;74: 86–91. doi: 10.1016/j.appet.2013.12.002. Yılmaz B. Yardım Çalışanlarında Travmatik Stres. Klinik Psikiyatri 2007; 10(3): 137-47. Yüksel ġ. Travmatik Yaraların Açığa Çıkmasında ve Onarılmasında Görüşme Ortamı. Klinik Gelişim 2009;22(4):11- Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi,  2016;19:3 210  DERLEME  TRAVMA SONRASINDA  RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI HEMġĠRELĠĞĠ YAKLAġIMI  Olcay ÇAM*     AyĢe BÜYÜKBAYRAM**Emel ÖZTÜRK TURGU

 



Bu yazı 183 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI