Bugun...


Psk.Dan. Gamze BOZKAYA

facebook-paylas
ERTELE-ME!
Tarih: 10-05-2018 06:53:00 Güncelleme: 10-05-2018 06:53:00


Ders çalışmam lazım ama saatlerdir sosyal medyada amaçsızca dolanıyorum.”

“Okuyup bitirmem gereken evraklar varken ben ilk önce masadaki kalemleri renklerine göre sıralamaya başlıyorum.”

“Evimi temizlemek için ayağa kalkıyorum, gün sonunda ise sadece kitaplığı boşaltmış ve yeniden düzenlemiş olarak tekrar oturuyorum.”

“ Kendime yarın kesinlikle bu işi hallediyorum diye söz veriyorum; ama ertesi gün tekrar diyorum ve bu günlerce devam eden bir çıkmaza dönüşüyor.”

 

Ertelemek, hepimizin günlük hayatta zamanımızı planlarken yapmak zorunda kaldığı bir eylem. Türk Dil Kurumu (2018) tarafından sonraya bırakma olarak tanımlanan bu davranış, yapılma sıklığını arttığında hayatımızı içinden çıkılmaz bir hâle sokabiliyor. Peki, hayatımızı bazen büyük bazen küçük çıkmazlara sokan ertelemelerimiz gerçek bir erteleme davranışı mı yoksa savsaklama mı?

 Erteleme önceliklerimizi belirlemenin bir parçasıdır (Pychyl, 2017). İçinde bulunduğumuz an, önceden planladıklarımıza göre önceliklerimizi belirlemede daha etkilidir. Örneğin çocuğumuzun sağlığı ile ilgili bir sıkıntı varsa okul saatinde onu alıp hastaneye götürürüz. Bu durumda çocuğumuzun eğitimi yerine sağlığını tercih etmiş, eğitimini ertelemiş oluruz. Aynı esnada bir işte çalışıyorsak, çocuğumuzu hastaneye götürmek için yaptığımız işi de ertelemiş oluruz. Bu davranışın gayet açık bir şekilde erteleme olduğunu söyleyebiliriz; ancak günlük hayatımızda sıklığından şikâyet ettiğimiz, hayatımızı bir çıkmaza sürüklediğini düşündüğümüz ertelemeler tam olarak bu şekilde değildir. Çünkü bu örnek olaydaki ertelemenin geçerli sebepleri vardır. Hatta bu olayın akıllıca bir erteleme olduğunu bile söylemek mümkündür. Günlük yaşantımızı rayından çıkaran ertelemeler için ise genellikle akıllıca bir sebep gösteremeyiz. İşte bu aşamada erteleme dediğimiz durumun aslında bir savsaklama (procrastination) durumu olduğundan söz edebiliriz.

Savsaklama; belirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, sallamak, ihmal etmek şeklinde ifade edilir (TDK Güncel Türkçe Sözlük, 2018). Kendi kendimizle anlamsız bir inatlaşma, aklımızdakini eyleme dökmekte zorlanma, bir türlü başlayamama, şeklindeki kısır döngüler hayatımızın bir parçası haline gelmiş savsaklamaların en büyük göstergeleridir. Pychyl’a göre (2017) savsaklama, diğer erteleme biçimlerinin aksine hemen şimdi harekete geçebileceğimizi bilmemize rağmen yapılması gereken bir iş veya yerine getirilmesi gereken bir görevle bilerek ve isteyerek ilgilenmemektir, kendi gönülsüzlüğümüz dışında bizi alıkoyan hiçbir şeyin ortada olmamasıdır.

Savsaklamanın hayatımızda birçok şeye mal olduğu bir gerçektir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki anketlerde savsaklama davranışıyla ilgili puanları yüksek olan bireylerin genel başarı düzeyleri de oldukça düşük. Bu kişiler, aynı zamanda savsaklama puanı düşük bireylere göre daha mutsuz hissediyor ve daha fazla sağlık sorunu yaşıyor. Bunun yanında aslında mutlu olmayı hedefleyerek yapılan savsaklama davranışı esnasında bireylere duygu-durumları sorulduğunda alınan cevap pek mutluluk olmuyor, huzursuzluğu ve suçluğu içinde barındıran duygular oluyor  (Pychyl, 2017).

Peki, hayatımıza böyle olumsuz etkileri olan savsaklama davranışından nasıl kurtulabiliriz?

1)Savsaklamaları önlemek için öncelikle savsakladığımız davranışları ve bu davranışların bizde yarattıkları duyguları iyi tespit etmemiz gerekiyor. Kendimize dönüp baktığımızda hep aynı tarzda davranışları ya da aynı duyguyu hissettiren davranışları savsakladığımızı görme olasılığımız oldukça yüksek.

2)Savsaklamaya daha meyilli olduğumuz davranışları fark ettikten sonra; savsakladığımız faaliyetleri 2 temel değişken üzerinden değerlendirmeliyiz. Bunlardan ilki “Bu olayı savsaklamak nelere mal oldu?”, ikincisi ise “Bu olay savsaklanmak yerine vaktinde halledilseydi ne gibi faydası olurdu?”. En sık savsakladığımız davranışlar için bu 2 soruya cevap aramak, hatta bunları yazılı hale getirmek savsaklamanın hayatımıza olumsuz etkilerini daha net görmemizi sağlayacak ve durumu düzeltme motivasyonumuzu artıracaktır.

3) Savsaklama davranışının sık oluşu temelinde otokontrol ve özdüzenleme becerilerinde eksiğimiz olduğunu göstermektedir. Olaylar yaşanmadan öncesinde kendimize verdiğimiz sözler sayesinde bu becerileri geliştirmeye çalışmak gerekmektedir.

4) Bugün yapmak istemediğim işi yarın da yapasım olmayacak (Pychyl, 2017). Bu cümle savsaklama davranışını sık yaşayan kısır döngüsüne takılmış her kesin bir şekilde aklında tutması gereken bir cümledir. Bu fikri göz önünde tutmak atacağımız adımı daha iyi organize etmemize yardımcı olacaktır.

5) Olaylar yaşanmadan önce otokontrolümüzü artırmayı kolaylaştıracak ipuçlarını hayatımıza geçirmeliyiz. “Eğer….ise o halde …..yapacağım.” şeklinde bir cümle ile kendimize söz vermenin savsaklama davranışımızı azaltmaya büyük yardımı dokunacaktır (Pychyl, 2017). Örneğin; ders çalışmayı sürekli erteleyen biri olduğumuzu düşünelim ve bahsettiğimiz cümle kalıbını kullanarak kendimize bir söz verelim. “Eğer şimdi uzanayım birazdan kalkar çalışırım cümlesini kurar isem, o halde hemen ayağa kalkacağım ve masanın başına geçeceğim.” Bu örnekte “birazdan çalışırım” cümlesini savsaklama habercisi olarak önceden tespit ettik ve eğer bu cümleyi kurarsak savsaklamaya fırsat vermemek için üzerine düşünmeden hiç beklemeden masanın başına geçme sözünü kendimize vermiş olduk. Kişisel farkındalığımızın artması savsaklama davranışını azaltmaya yardımcı olacaktır.

6)Bahaneler savsaklama sürecindeki en büyük düşmanlarımızdır. Bizi kendilerinin gerçekten mantıklı sebepler olduğuna inandırmayı başarırlar. Bu nedenle sık sık savsakladığımız davranışları ertelemek için kendimize hangi bahaneleri ürettiğimizi olay gerçekleşmeden önce oturup etraflıca ve objektif olarak düşünmeliyiz. Hatta bu bahaneleri yazıya geçirmenin de olumlu katkıları olacaktır.

7)Bir durumu yapmayı düşündüğümüz anda veya savsaklamaya başladığımızı fark ettiğimiz anda o işi hemen yapmaya başlamayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Burada dikkat etmemiz gereken nokta hemen o işi yapıp bitirmek değil, hemen başlamak. Üzerine uzun uzun düşünmeye fırsat kalmadan yapmaya başlamak hemen bitirmemizi sağlamasa bile savsaklamamızı büyük ölçüde engelleyecektir. Bir işe hemen başlamak için her ayrıntının hazır olması veya motivasyonumuzun yüksek olması gerekmez. Düşünme, sadece yapmaya başla, hemen!

8)Savsaklamalardan kurtulma sürecinde karşımıza çıkabilecek engelleri öngörmeye çalışmak ve bunlara ilişkin önlemler almak, sürecin en etkili adımlarından biridir. Sıkça savsakladığımız durumlar öncesinde dikkatimizi dağıtması muhtemel şeyleri, çıkabilecek engelleri, bulabileceğimiz bahaneleri ve aksilikleri tespit edip bunlara ilişkin tedbirler almalıyız. Aynı zamanda uygulama anına yönelik somut hedef cümleleri kurmak (örneğin; eğer... ise o halde … kalıbını kullanmak) da bu aşamanın tamamlayıcısı olacaktır.

9)Tüm bu savsaklamadan kurtulma sürecinde işin sırrı iradeli olmak ve bu beceriyi geliştirmek. Bunun ancak denemeye ve yapmaya devam ederek mümkün olacağı da söylenmektedir. Pychyl (2017), “İrade kasa benzer.” Sözünü vurgulamış ve irade ile birlikte özdüzenleme becerisinin de pratik yapılarak geliştirilebileceğini belirtmiştir. Püf nokta birçok konuda olduğu gibi pes etmemek, denemek, çabalamak.


 

KAYNAKÇA

Pychyl, T. A. (2017). Prokrastineyşın: Başlanıp Bitirilmesi Gereken İşleri İnatla Erteleme, Savsaklama ve Oturup Çalışmak Yerine Ivır Zıvır Şeylerle Oyalanma Alışkanlığıyla Mücadele Kılavuzu. İstanbul: Metropolis.

TDK (2018). Güncel Türkçe Sözlük. (Çevrimiçi) “www.tdk.gov.tr” (Erişim tarihi: 07.05.2018)



Bu yazı 4194 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI