Bugun...


Psk.Dan. Emre ŞAHİN


Facebookta Paylaş









MUTLULUĞUN PSİKOLOJİSİ
Tarih: 24-11-2017 22:17:00 Güncelleme: 24-11-2017 22:17:00


   Mutluluk ya da öznel iyi olma, bireyin yaşamına dair olumlu düşünce ve duygularının miktarca üstünlüğüdür. Başka bir deyişle bireylerin yaşamlarından aldıkları haz ve olumlu duyguların toplamıdır. Mutluluk; bireylerin yaşamlarını nasıl ve neden pozitif yollardan değerlendirdikleri ile ilgilenir ve bireylerin özel olarak yasamlarını değerlendirmeleri sonucunda ortaya cıkan kendilerini iyi hissettiren durumların düzeyini gosteren bir kavram niteliğindedir.

 

         İnsanoğlu varolusundan bu yana mutluluk arayışı içerisindedir aslında; mutluluğu anlamaya, tanımlamaya ve yakalamaya çalışmıştır. Filozoflar mutluluğu insan eylemlerinin en yuksek ve nihai gudumleyicisi olarak görmüşlerdir. Mutlu yasamın nasıl olacağıyla ilgili düşünürlerin ortaya koyduğu başlıca görüşler vardır. Örneğin, Antik Yunan Filozoflarından Aristotle’ya gore bireyi mutluluğa ve huzura götüren erdemli bir yaşam sürmesidir. Mutluluk insan yaşamının ana kaynağıdır ve tüm insanlar mutluluğu arar (akt: Buyukduvenci, 1993: 41).

 

           Mutluluk, bireylerin yasamlarını değerlendirmesini kendisine konu edinen bir psikoloji alanıdır (Diener vd. 1997). Günlük konuşma diliyle mutluluk kavamına öznel iyi oluşta denir (Diener, 2000). Mutluluk, bireyin kendi yaşamını değerlendirmesi ve yargı bildirmesi anlamına da gelmektedir. Yasam doyumu, aile doyumu, depresyon ve sıkıntının yokluğu, olumlu duygulanma ve duygu durumları gibi çok sayıda değiskeni kapsamaktadır. Yaşam değerlendirmesi temel olarak düşünce yargıları, olumlu duyguların (örn. haz, hoşlanma vb.) ve olumsuz duyguların (örn. depresyon, acı, elem) varlığından olusmaktadır (Yetim, 2001). Mutluluk aslında bireylerin yaşamlarını nasıl ve neden pozitif yollardan değerlendirdikleri ile ilgilenir (Diener, 1984) ve bireylerin öznel olarak yaşamlarını değerlendirmeleri sonucunda ortaya çıkan olumlu durumları gösteren kapsamı geniş bir kavram niteliğindedir (Diener ve Ryan, 2009).

 

           Mutluluk üzerine çalışma yapan Veenhoven’a (1991) göre mutluluk, bireyin kendi yaşam kalitesini avantajlı görme derecesidir. Diğer bir değisle bireyin yasadığı yasamı beğenme derecesidir. Mutluluğa yüklenen anlamlar her ne kadar farklılaşsa da Mullis’e (1992) göre mutluluk kisisel hedefler, yaşama dair beklentiler ve onlara yüklenen anlamlarla ilgilidir. Michalos’a (1991) göre mutlu insan; düşük düzeyde korku, kin, gerilim, suçluluk ve öfke duyan, yüksek düzeyde enerjisi ve canlılığı olan, özgüven sahibi, duygusal olarak istikrarlı, yüksek sosyal ilişkisi olan; sağlıklı, tatminkar, sıcak bir sevgiye ve sosyal iliskiye sahip, aktif bir yaşam tarzı ve anlamlı bir işi olan, genel olarak iyimser, kaygısız olan, şu an yaşadığı zamanın kıymetini bilen kişidir (akt. Michalos, 2008: 351).

 

             Mutluluk üç unsur üzerinde temellenmektedir (Diener, 1984). İlki öznelliktir. İyi olma, iyi olduğunu söyleyen kimsenin yaşadığı kişisel bir deneyimdir ve öznel iyi olma bireyin kendi perspektifinden ölçülmektedir. İkinci öğesi olumlu ölçümleri ve olumlu nitelikleri kapsamaktadır. Bireyin yaşadığı onu iyi hissettiren durumların ona olan etkisiylede ilgilenmektedir. Mutluluk yalnızca depresyon, çaresizlik gibi istenmeyen durumlara odaklanmaz az mutlu, kısmen mutlu ve cok mutlu arasındaki farkı yaratan etmenlerle de ilgilenir (Diener vd. 1997). Üçüncü öğe ise bireyi iyi hissettiren durumların genel olarak hayatında ne kadar var olduğu ile ilgilenen genel olarak hayatın değerlendirmesi olarak ifade edebiliriz. Genel olarak bugünden bireyin tüm yaşamına kadar olan süreyi kapsayabilir. (Diener, 1984). Bireylerin kendi yaşamlarını bir bütün olarak ele aldıklarında nasıl değerlendirdiklerini göstermektedir. Doyum alanı da bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlık, is, bos zaman, sosyal ilişkiler ve aile gibi önemli yaşam alanlarını değerlendirirken olusturdukları yargılardır(Diener, 2006).

 

         Mutluluk düzeyi düşük olan bireyler, kendi yasam kosullarını ve olayları istenmeyen durumlar olarak nitelendirip sıkıntı, depresyon ve ofke gibi hos olmayan duygular hissetmektedirler (Myers ve Diener, 1995 ). Ayrıca, iyi yaşam olayları ve dışadönüklük olumlu duygular ile ilişkiliyken, nevrotizm ve kötü yaşam olayları olumsuz duygu ile daha bağlantılıdır (Diener, 2000).

 

         Genel olarak mutluluk değerlendirildiğinde, aslında bir çok faktörün birbiri ilişkili olduğunu görebiliyoruz. Mutlu hissetmek üç değisken ile acıklanmaktadır: Olumlu duygunun varlığı, geçmiş yaşantımızda bizlere iyi hissettiren hatıralar biriktirmiş olmamız; olumsuz duygunun yokluğu, değişen ve zorlaşan yaşam şartları altında bireyleri kötü hissettiren olayların minuminize en az şekilde bulunması ve yaşam doyumu, bireyin her türlü şartlara rağmen yaşadığı hayatı olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendirip hayattan zevk alması (Myers ve Diener, 1995). İnsanlar birçok olumlu ve çok az olumsuz duygu hissettiğinde, ilgi çekici akviteler de bulunduklarında, birçok sevinç ve çok az acı yaşadıklarında ve yaşamlarından memnun olduklarında yüksek bir mutluluk düzeyi yaşamaktadırlar (Diener, 2000).

 

Mutlu Olmayı Etkileyen Faktorler

 

         Günümüzde bireyin ve içinde yaşadığı çevrenin mutlu olmayı etkileyen dinamikleri araştırılmış ve bunların sonucunda; mutlu hissetmemizi sağlayan faktörler olarak; cinsiyet, yaş, eğitim, evlilik, gelir ve kişilik faktörleri ele alınmıstır.

 

Cinsiyet: Mutlu insanın profiliyle ilgili ilk tespiti yapan Wilson cinsiyetin mutluluk uzerinde etkili olmadığını, her iki cinsiyetten bireylerin mutlu olabileceğini belirtmistir.

 

YAŞ: Yaş  ve mutlu hissetme arasında U-seklinde bir ilişki vardır.  İnsanlar genel olarak gençken en yüksek sonra 30-40 yaşlarda en düşük mutluluk düzeyi ve sonra tekrardan yükselen bir ilişki durumu  vardır (Blanchflower ve Oswald, 2004).

 

EĞİTİM: Resmi eğitimde  geçirilen eğitim süresi ile mutluluk arasında olumlu ilişki bulan (orn. Blanchflower ve Oswald, 2004) cesitli calısmalar vardır. Arastırmacılara gore eğitimin mutluluk üzerindeki etkisi coğu kez gelir ve statü ile bir arada olmasından kaynaklanmaktadır (Diener, 1984; Diener vd. 1999). Örneğin, Witter vd. (1984) mesleki statü kontrol altına alındığında eğitim ve mutlu hissetme ilişkisinin anlamlı düzeyde daha düşükk korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Dolayısıyla eğitim ile mutlu olma arasında zayıf bir iliski vardır.

 

EVLİLİK: Her iki cinsten evli insanların hiç evlenmemiş, eşinden ayrılmış veya ayrı yaşayan insanlardan daha fazla mutluluk bildirdiği ortak bir bulgudur (orn. Lee vd. 1991, Hayo ve Seirfert 2003). Dolayısıyla evlilik ve aile doyumu mutlu olmanın önemli bir belirleyicisidir.

 

GELİR: Elde edilen gelir ile mutlu hissetme arasında olumlu ilişki olduğunu gösteren önemli sayıda çalışma (orn. Blanchflower ve Oswald, 2004; Wang ve VanderWeele, 2011) mevcuttur. Daha yüksek gelire sahip olan bireyler düşük gelire sahip olan bireylere göre daha yüksek öznel iyi olma seviyesine sahiptirler. Ancak, bazı calısmalar gelirin mutluluk üzerindeki etkisinin göreceli olduğunu göstermistir ve mutlak gelir duzeyini arka plana atmıstır. Gelirin mutluluk uzerindeki etkisi kesin olmamakla birlikte bazı faktorlere bağl olmaktadır (Diener ve Biswas-Diener, 2002). Benzer sekilde Diener (1984)’e gore, mutluluk üzerinde mutlak gelir seviyesinin ötesinde iyi olmayı etkileyen bir takım varsayımlar vardır.

Bunlardan birincisi, gelirin sadece aşırı düzeydeki fakirliklerde etkili olmasıdır, temel ihtiyaclar bir kere karşılandığı zaman, gelir artık etkili değildir. İnsanlar bir kere temel ihtiyaclarını karsıladıktan sonra artan refah seviyesi surpriz bir sekilde az bir etki yapmaktadır (Myers ve Diener, 1995: 13).

 

KİŞİLİK:  Kişilik özelliklerinin mutlu olmayla tutarlı ve olumlu olarak ilişkili olduğunu gösteren çok sayıda calışma (orn. Gomez vd. 2009; Grant vd. 2009; Quevedo ve Abella 2011; Weiss vd. 2008) vardır. Kişilik özellikleri mutlu hissetmede ki değisimi %39’a kadar varan oranlarda açıklanmaktadır (Steel vd. 2008). Beş büyük kişilik ozelliği gibi çesitli kişilik özelliklerinin incelenmesiyle birlikte mutlu hissetmede dışadönüklük, nerotizm, özsaygı, iyimserlik ve iç kontrol odağı gibi dört önemli kişilik özelliği ile daha çok ilişkili olduğunu belirtmektedir (Myers ve Diener, 1995).

 

         Çesitli kiŞilik özellikleri içinde mutlu hissetme ile en çok ilişkili olduğu düşünülen ve araştırmalarla da desteklenmis olan kişilik özellikleri dışadönüklük ve nevrotizmdir (Diener vd. 1999). Dışadönüklük sosyal ve arkadas canlısı olma gibi durumları içerirken dışadönüklük ile negatif ilişki gösteren nevrotizm ise gerginlik ve huysuzluk ile açıklanmaktadır. Arastırmalar, iki değiskeni birlikte ele alarak dışadönüklüğün olumlu duygular, nevrotizmin ise olumsuz duygularla güçlü bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymaktadır (Diener ve Ryan, 2009).

 

           Mutluluk konusunda yapılan çalışmalar sonucunda iyi olma etkenlerinin üzerinde dışsal faktörlerin belli bir düzeyde etkiye sahip olduğu ortaya cıkmıstır. Gelir, eğitim, medeni durum, cinsiyet gibi değiskenler öznel iyi olmadaki değisimin küçük bir kısmını açıklamaktadır. Örneğin, Deeneve (1999) çalısmasında bireysel, demografik ve durum değiskenlerinin mutluluk ya da oznel iyi olmada %3 ya da daha az değisimi açıkladığını, bu değisiklik miktarının önemsiz bir rakam olmasa da demografik değiskenlerin mutlu insanları mutsuzlardan tek basına çok az ayırabileceğini ileri sürmektedir. Öznel iyi olmayla ilgili elde edilen bulgular oznel iyi olmanın zaman icinde sabit kaldığını gostermektedir. Artık biliyoruz ki para her koşulda insanlara saadet getirmemekte, gelirin mutlu olma üzerindeki etkisi göreceli seyretmektedir. Bireyler konum olarak kendinden daha yukarda olanlara baktığında mutsuz olabilirken daha alttakine bakıp mutlu olabilmektedir.

 

           Medeni durumla iliskili bulgulara bakıldığında dunyanın coğu yerinde evli olan bireylerin evli olmayan bireylere gore daha mutlu olduğu bilinmektedir. Evli olmak bireylere sosyal ve finansal destek sağlamaktadır. Diğer bir mutlu olma belirleyicisi olarak yaşla ilgili bulgular ilk zamanki sonuçardan farklı olarak mutlu olmanın yaşla birlikte değistiğini bu değisimin ise U-seklinde olduğunu ortaya koymustur. Gençlik yıllarında ve yaşlılık zamanında ortalamanın üzerinde bir mutluluk düzeyi söz konusu iken orta yaşlarda ise mutluluk düzeyi azalmaktadır. Kadın ve erkek arasındaki oznel iyi olma farklılıklarına bakıldığında yazında tam bir ayrımın yapılmadığını, kadın ya da erkek olmanın mutlu olma icin belirleyici olmadığı görülmektedir.

 

 

KAYNAKÇA

 

Buyukduvenci, S. (1993). “Aristoteles'te Mutluluk Kavramı”, Felsefe Dünyası, 9: 41–45.

 

Yetim, U. (2001). “Toplumdan Bireye Mutluluk Resimleri” Bağlam Yayınları, Đstanbul.

 

Diener, E. (1984). “Subjective Well-Being”, Psychological Bulletin, 75(3):542–575.

 

Diener, E. (1994). “Assessing Subjective Well-Being: Progress and Opportunities”, Social Indicators Research, 31 (2): 103–157.

 

Diener, E. ve Ryan, K. (2009). “Subjective Well-Being: A General Overview”, South African Journal of Psychology, 39 (4): 391–406.

 

Veenhoven, R. (1991). 'Is Happiness Relative?', Social Indicators Research, 24 (1): 1-34.

 

Witter, A. R., Okun, A. M., Stock, A. W. ve Haring, J. M. (1984). “Education and Subjective Well-Being: A Meta-Analysis”, Education Evaluation and Policy Analysis, 6 (2): 165-173.

 

Michalos, C. A. (2008). “Education, Happiness and Well-Being”, Social Indicators Research, 87 (3): 347-366.

 

Webb, D. (2009). “Subjective Well-Being on the Tibetan Plateau: An Exploratory Investigation”, Journal of Happiness Studies, 10 (6): 753-768.

 

Tan, J. S., Tambyah, K. S. ve Kau, K. A. (2006). “The Influence of Value Orientations and Demographics on Quality of Life Perceptions: Evidence from a National Survey of Singaporeans”, Social Indicators Research, 78 (1): 33–59.

 

Blanchflower, G. D. ve Oswald, J. A. (2004). “Well-Being Over Time in Britain and the USA”, Journal of Public Economics, 88 (7-8): 1359–1386.

 

DeNeve, M. K. ve Cooper, H. (1998). “The Happy Personality: A Meta-Analysis of 137 Personality Traits and Subjective Well-Being”, Psychological Bulletin, 124 (2): 197-229.



Bu yazı 138 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI