Bugun...


Psk.Dan. Demet YEŞİLKÖY

facebook-paylas
RÜYALAR
Tarih: 02-04-2021 08:42:00 Güncelleme: 02-04-2021 16:54:00


Bilim ne kadar gelişmiş olursa olsun insan beyniyle ilgili kısmı günümüzde bile muğlaklığını koruyor. Nörobilim alanı beyinle ilgili pek çok konuyu araştırsa da eskiden bu yana insanların ilgisini çeken ve tam açıklanamayan en önemli konulardan biri de kuşkusuz rüyalarımızdır. Bu yüzden insanlık tarihi boyunca uyku süreçlerimiz ve rüyalar hakkında milyonlarca araştırma yapılmıştır. Örneğin bu araştırmalara göre; kovalanmak, seks ve düşmek en yaygın rüyalar arasındadır. İnsanların 5’te 1’i dişlerinin düştüğünün rüyasını görür. Erkekler daha çok erkekleri rüyasında görürken, kadınlar her iki cinsiyeti de aynı oranda görür. Çocuklar daha çok hayvanlar hakkında rüyalar görür. Ve rüyaların yalnızca %5’i görenin bilmediği yerlerde geçer.

 

Uykuda Neler Oluyor?

İnsanlarda uyku iki evreden oluşmaktadır: REM ve NREM uyksu. NREM uykusu toplam uykunun 4/5’ini oluşturur ve REM uykusu dönemlerinin arası, insanlarda 90 dakikalık döngüler halinde tekrarlanarak devam eder.  Rüyalar genelde bu REM uykusu sırasında görülmektedir.

Ayrıca vücudumuzda uyku dönemlerini düzenleyen bazı kimyasallar salgılanmaktadır. Bunlar; asetilkolin asetilkolin, norepinefrin, serotonin ve histaminin’dir. İşte uyku dönemleri bu asetilkolin, norepinefrin, serotonin ve histaminin gibi nörotransmitter maddelerin salgılanma seviyesindeki faklılığından kaynaklanır. Uyanıklık sırasında tüm bu salgılar yüksek seviyede salınırken, REM sırasında serotonin ve norepinefrin salınması en aza iner ve tek başına asetilkolin salınımı baskındır.  Asetilkolin salgısının artması, uyku sırasında hareketlerimizi yavaşlatır, uyurken kısmi bir felce neden olarak vücudun hareketlenmesini önler. NREM sırasında ise tüm bu nörotransmitter maddeler göreceli olarak daha düşük seviyede salınmaktadır.

 

 

Neden Rüya Görürüz?

 

Bu soruyla ilgili pek çok teori ortaya atılmış olsa da bunlardan en yaygın benimsenmiş olan ikisi: Ruhsal hemostatis (dengeleme) durumu ve beynin zihinsel provası’dır. Yani beynimiz bilinçli durumdayken, biz uyanıkken, gerçekleştiremediği eylemleri veya yaşayamadığı duyguları rüyalarda gerçekleştirmeye veya daha önce hiç deneyimlemediği veya deneyimlediğinde sonucu kestiremediği durumlara ilişkin senaryolar üretip provalar oluşturmaya çalışır. Bir örnek vermek gerekirse; rüyanızda anne/ babamızın öldüğünüz görmeniz… Böyle bir rüya ile aslında bu durumu yaşadığımızda vereceğimiz tepkilerin provasını yaparak aslında ruhsal sağlığımızı korumaya çalışıyor beynimiz…

 

 

Cenevre Üniversitesi tarafından, Wisconsin Üniversitesi işbirliğiyle yapılan bir nörobilim araştırması, korkutucu rüyalar görme esnasında beyinde olan bitenlerin günlük hayatta bize yardımcı olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, rüyada korku duygusu yaşadığında beyinde aktive olan bölgenin, uyanıkken korkutucu durumlar yaşandığında daha iyi tepki vermeyi sağladığı tespit edildi. Başka bir deyişle kabusların, korku uyandıran durumlara çok daha etkili şekilde yanıt vermeyi sağlayan beyin bölgelerini aktive ettiği görüldü.

 

 

Korkutucu rüya görmek, uyanık geçirdiğimiz zamanlardaki tepkilerimizin bilinçli olmasına yardımcı oluyor. Yani beynimiz, uykuda ve uyanıkken hissettiğimiz duygular arasındaki bağlantıyı ayarlamaya yardımcı oluyor.

 

 

Peki, rüyalar bizi neden bu kadar etkiler?

 

REM uykusu sırasında beyin sapı, talamus, amigdala, hipotalamusa olan kan akımı artar. Bu evrede limbik bölgelerde etkinlik daha fazla iken prefrontal kortekste etkinlikte azalma olur. Yani REM uykusundayken duygusal beyin devreye girer ve akıl yürüten beyin devre dışı kalır.  Buna ek olarak REM uykusu sırasındaki seratonin seviyesindeki düşüş beyni, gördüğü ya da ilişkilendirdiği şeylerin önemliymiş gibi tepki vermeye yöneltir. Ayrıca beynimizin duygu merkezi olan limbik bölgedeki aktivite artışı, REM uykusu sırasında uyanıkkenden daha fazladır. Yani gördüğümüz görüntü, sembol veya imgelemler direkt duygularımızın merkezi olan bu bölgeyi tetikleyebilmektedir.

 

 

Neden Tuhaf ve Saçma Rüyalar Görürüz?

 

 Yukarıda da bahsedildiği üzere REM uykusu döneminde beynimizin mantık, neden-sonuç ilişkileri merkezi olan frontal korteks etkinlikleri azalır. REM döneminde bu korteks adeta dinlenme moduna geçer.  İşte bu mantık, hafıza ve öğrenmeden sorumlu frontal korteksin dinlenme moduna geçmesiyle birlikte uyanıkken hayal gücümüzü sınırlandıran mantıklı düşünme durumu da engellenmiş olur; neden-sonuç ilişkisinden bağımsızlaşır ve böylece beynimiz sınırsız “saçma” ve tuhaf içerikte sembol üretebilir hale gelir.

 

 

Her ne kadar tuhaf rüyalara neden olsa da REM uykusunun en iyi yönlerinden biri, bu evrede frontal korteksimiz devre dışı kaldığı için yeni fikirlerimizi sınayabilir, mantık kısıtlaması olmadan bir araya getirebilir, yaratıcılığımızı artırabiliriz. Tıpkı rüyalarını çizip dünyaca ünlü bir ressam haline gelen Salvador Dalí gibi…

 

                                                                                                        

 

 

 

KAYNAKÇA

ERTUĞRUL, A.& REZAKİ, M.(2004). Uykunun Nörobiyolojisi ve Bellek Üzerine Etkileri. Türk Psikiyatri Dergisi 2004; 15(4):300-308

Snowden, R.( 2013).JUNG Kilit Fikirler. Optimist Yayınları: İstanbul

Benington JH, Frank MG (2003) Cellular and molecular connections between sleep and synaptic plasticity. Prog Neurobiol, 69: 71-101.



Bu yazı 119 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI