Bugun...


Psk.Dan. Büşra KAMIŞLI

facebook-paylas
TOPLUMSAL YANLIŞ OLGULAR
Tarih: 04-10-2018 19:56:00 Güncelleme: 04-10-2018 19:56:00


Hayatta yanlış olduğunu farkına vardığımız şeylerin doğrusunu öğrenince yanlışı hayatımızdan çıkarıyor doğrusunu yapmaya gayret ediyoruz. Aslında yanlış olarak farkında lığımız olmadığı yani neleri yanlış olarak yaptığımızı bilmediğimiz daha bir sürü davranış alışkanlık duygu ve dahası var ve biz bu yanlışlarımızı farkına varmadan yaşayıp gidiyoruz. Oluşturulan yanlış kalıplarımız; örneğin bizim yaşadığımız küçük aile toplumumuz da öğrendiğimiz birçok şey vardır bunlara örnek verecek olursak büyüklerin yanında konuşma özellikle erkek ise ayak ayak üst üste atılmaz, dilencilere para ver yazık, yemek yeme kilo alırsın. Bu gibi öğrendiğimiz birçok olguyu hayatımıza istemeden de olsa hayatın içerisinde yaşadığın yere göre, çevresel faktörlere göre, sosyal öğrenmelerin daha etkin olduğu sosyo bilişsel olarak öğrenip otomatik düşünlerde yer edene kadar sürekli, tekrarlıyoruz. Bu yanlış olguların yerine doğruyu tesadüfî, bilgi, eğitim yoluyla veyahut yaşantılarımızla DENEYİMLEYEREK öğrenene dek yanlış olgular bizimle belki ölene dek devam edebilmektedir. Abisinin yanında çekinerek konuşan kız kardeşler kendi topluluklarının dışına hiç çıkmamış ve teyze hala amca ve dayılar çocukluktan edindiklerini devam ettirmekte ve eğer bazen abisinin yanında konuştuğunda kendini vicdanen rahatsız hissedip tekrar özür dileyebilmektedir. Bu dini inançları konusunda yer almakta namaz kılarlar ama namazdaki duaların Arapçasını okuyarak Türkçesinin ne olduğunu bilmeyerek eleştirmeyerek sırf ailede gördüğü dini bilgilerimiz ile namazı otomatik olarak kılabilmektedirler. Bu gibi toplumsal olarak öğrendiğimiz normlar, olgular yanlış mı doğru mu bilmeden yaşanabilmektedir. Bilmiyoruz birçok konuda eksiği eksikliğini duyumsamadığımız olguları düzeltme yoluna da gitmeyiz. Ancak Yanlış olguların varlığından haberdar olmamıza rağmen onu düzeltmek için çaba harcanmayabiliyor. Farkında lığı olup da çaba harcamamak işte yanlışların yanlışıdır.   Peki, o zaman söyle bir soru yöneltilebilir mi bilmiyorum? Hayatımızda yanlış olan daha neler var da biz bilmeden yaşıyoruz onları yâda kendi düşüncelerimizi nasıl mantıklı hale getiremiyoruz? İnsan düşüncelerini sadece yanlışlarla değil o yanlışın içinde de bir miktar doğru buluyorsa eğer yapabilir bunu. Eğer bir şey her yönden %100 yanlışı barındırsaydı o zaman Farkındalık zaten olur ve doğru ortaya çıkardı ama yaptığımız yanlışlar da doğru olduğuna inandıkları şeyler vardır ki birey yanlışı yapmaya devam edebiliyor. Tabiki bu doğruların içinde bulundurdukları doğruluk ölçüleri bireye göre farklılık gösterir. Yanlışlarımız içerisindeki doğruluk ölçüsünü azaltarak Farkındalık yaratılabilir.

Ben yaşamımda var olanları farkına vararak yaşamam ve yanlışlarımı görmem için hayat boyu gelişimim için sürekli olarak bu yanlışların devam etmemesi için ne yapabilirim?  Yazmaya öğrenmeye ve sürekli araştırma ve gözlemleme güdüsünü var etmeye çalışmak. Doğrulukların derecesi araştırarak sürekli okuyarak ve bilgi sahibi olmaya çalışarak sağlayabileceğimize inanıyorum.

 

Hayat insanın ölümüne kadar birçok ölçüyü içinde barındıran, gelişim evreleri hiç bitmeyen döngülerden  oluşuyor.

Bazen yaşlı bir amcanın birçok kez “Ah keşke şimdi 20 yaşında olsaydım” dediğini duyuyoruz. Bu nedeni günlük hayatında geçmişte yanlış yaptıkları şeylerin, doğruluk derecelerindeki değişim, edindikleri bilgiler ve yaşamdan öğrendikleriyle farkında lığının artmış olmasıdır. Yanlış yaşadıkları olguları geriye dönüp doğruluğu ile yaşamak istedikleri içindir.

Bunu beni çok etkileyen ve staj hocamızın anlattığı hikâye ile devam ettirmek istiyorum. Dedesi hocaya insanların ilk 20 yılı olduğunu ve diğer süreçlerde yaşamayacaklarını söylemiş. Bunun üzerine insanlara bu süre çok kısa gelmiş. Daha fazla yaşamak istemişler ve eşsek ben 20 yılımı veririm demiş. İnsanlar 20-40 yaşları arasında eşsek gibi çalışırlar. İnsanlara bu süre de az gelmiş ve daha uzun süre yaşamak istemişler. Bunun üzerine köpekler biz 20 yılımızı veririz demiş. İnsanlar 40-60 yaşlarında sürekli kavga ederler. Tabii insanlara yeter mi biliyorsunuz ki hep daha fazlasını ister olduğuyla yetinmeyi denemeyiz aklımızdan bile geçmez. Her neyse insanlar biraz daha dünyada kalma süresi istemiş ve maymun ben çok yaşamak istemem demiş ve insanlara 20 yılını vermiş. İnsanlar 60-80 yaşları arasında torunları olsun diğer ilişkilerinde şebeklikler yaparlar özellikle torunlarına karşı. Sonra insanlara ve hayvanlara biçilen zamanlarda hayvanlar uzun süreli yaşamamak için uğraşırken insanoğluna yetmemiş daha fazlasını istediği için yine daha fazla süre isteyebilmiş ve yılanlar kendi yıllarımdan seve seve veririm demiş. Ve insanlar 80-60 yaşlarını sürünerek yaşarlar sürekli hastalıklarla geçirirler. İnsanlar ilk 20 yıl sadece insan gibi yaşarmış çünkü onlara biçilen süre o kadar ama daha fazlasını yaşamak ağır gelmiş ve sürekli farklı dönemlerin gelişim süreçlerini yaşamakla uğraşıp dururken yanlışlarında farkına varabilenler olmuştur ve uğraş vermişlerdir.

Hayatı sondan yaşayıp, başladığımız yerden son bulabilseydik eğer o zaman da yanlış olgularımızın olmayacağını garanti edemezdik. Her şeyin zıtlıklarıyla var olduğu dünya da bireysel farklılıklar ve birçok etkenin olgular üzerinde etkisi yanlışlarımızı ortadan kaldırmayabilir ancak azaltabilmek için çabalayabilmelidir.



Bu yazı 2096 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI