Bugun...


Psk. Dan. Ahmet Burak ÇÜRÜK


Facebookta Paylaş









EN MUTLU AN ŞU AN!
Tarih: 17-09-2017 21:52:00 Güncelleme: 17-09-2017 22:45:00


Çocukluk, hayatın en stressiz ve en sorunsuz dönemini teşkil etmektedir. Akşam olur uyuruz, sabah olur uyanırız ve bu uykuda geçirdiğimiz dönem dışında hep neşeliyizdir. Peki çocuklukta yaşadığımız bu mutlu, huzurlu ortam ne oluyor da büyüyünce yerini strese, soruna, kaygıya vb. birçok şeye bırakıyor? Aslında açıklaması çok da zor değil. Çocuklar hayatı anlık yaşarken, bizler hayatı hem anılarla hem de gelecek ile birlikte yaşıyoruz. Acaba ileride ne olacağım, acaba bir işe girebilecek miyim, acaba kiminle evleneceğim gibi düşünceler sarıp sarmalıyor aklımızı. Gelecekle ilgili kaygılar olmasa bu sefer de geçmişe takılıp kalıyoruz ne yazık ki. Ben iki yıl önce neden şunu yapmıştım, ben keşke şunu yapmasaydım gibi düşünceler aklımızı, zihnimizi kemirip duruyor ne yazık ki. Hatta bazılarımız o kadar çok takılıyor ki geçmişe onlar nasıl cümleler kuruyor biliyor musunuz? Ben on yıl önce keşke şuna dikkat etseydim, hatta on beş yıl, yirmi yıla kadar geçmişe odaklanan bireyler de var günümüzde ne yazık ki. Biz buna psikolojide fiksasyon (saplanma) adını veriyoruz. Birey bir döneme saplanıp kalıyor ve ömrü boyunca yalnızca o dönemi yaşıyor. Bu nedenle ne kendisi hayatından bir zevk alabiliyor ne de çevresindeki insanların hayatlarından zevk almasına izin veriyor. İşte bu durumda birey belli bir süre sonra işin içinden çıkamaz hale geliyor. Bakıyor ki hiç mutlu olamıyor, hayatı olması gerektiği gibi yaşayamıyor. Ben ne yapacağım diye düşüncelere dalıyor. Hayattan keyif almak için türlü yollara başvuruyor ve en sonunda da son haddine geldiğine bizlere yani psikolojik danışmanlara ya da psikologlara başvuruyor. Peki insanlar olarak neden geçmişle veya gelecekle yaşamak yerine ‘şu an’ ile yaşamıyoruz? Neden acaba üç yıl sonra ne olacak demek yerine ‘şu an’ her şey harika, zamanı gelince o durumu da düşünürüz demiyoruz? Şöyle bir oturup düşündüğümüzde aslında Freud’un ne kadar da haklı olduğunu görüyoruz. Hani dizilerde her zaman psikolog sahnelerinde çocukluğuna inelim cümlesini duyduğumuzda yüzümüzde istemsizce bir gülümseme ortaya çıkardı ya, işte aslında her şey çocuklukta yatıyor. Bizim hem biyolojik alt yapımız hem de psikolojik alt yapımız bebeklikten hatta anne karnından başlıyor ve özellikle ilk altı yılda şekilleniyor. Freud’a göre sonrasında kişilik gelişimi duruyor ancak birçok psikoloji duayenine göre ise kişilik ömür boyu gelişmeye devam ediyor. Aslına bakarsanız ben de kişilik gelişiminin ömür boyu süregelen bir süreç olduğunu düşünüyorum. Çünkü hayatta her olaydan farklı bir şey öğrenip kişiliğimizi geliştirebiliriz. Belki mizaç (huy) doğuştan geliyor ve değiştirilemiyor olabilir ancak karakter zamanla şekillendirilebilir ve insanın kendini yönetmesine yardımcı olabilir. İşte bu yüzden kendi kendimizi yönetme sanatını edinmemiz ve hayatımıza uygulamamız gerekmektedir. Hayatın bizlere zindan olması yerine yemyeşil, kuşlarla dolu bir bahçe olarak karşımıza çıkmasını sağlayabiliriz ve bu da hem verimimizi en üst seviyede kullanmamızı sağlar hem de çevremize pozitif bir enerji yaymamıza yardımcı olur. Şöyle düşünelim; bir çocuk bir yerden düşer ve eli ağrır. O çocuğa çok dikkatlice bakın çünkü çok büyük bir acı değilse yalnızca beş dakika sonra her şeyi unutur ve hayatına kaldığı yerden devam eder. Siz hiç gördünüz mü ben beş dakika önce düşmüştüm keşke düşmeseydim diye üç gün üzülen bir çocuk? Göremezsiniz çünkü onlar dünyayı ve hayatı anlık yaşarlar işte bu yüzden de çocukluk dönemleri boyunca hep ama hep mutludurlar. Gelin bizler de ne geçmişe takılıp kalalım ne de geleceğin kölesi olalım. Gelin hep birlikte bugünü yaşayalım ve tüm enerjimizi şu ana verelim. Bu sayede hem biz hem de çevremizdeki insanlara neşe saçalım ve yaptığımız işlerde tam verimli bir şekilde çalışalım. Dünyaya bir katkıda bulunalım ve bu katkı kalıcı olsun. Neşe ile dolun sağlıcakla kalın…

 



Bu yazı 617 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI