Bugun...


Prof.Dr. Nergüz BULUT SERİN

facebook-paylas
BECK’İN BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YAKLAŞIMI
Tarih: 01-04-2019 17:03:00 Güncelleme: 01-04-2019 19:00:00


 Beck, öncelikle depresyon belirtileri olan danışanlar üzerinde araştırmalarına yoğunlaştırmış bir psikolojik danışmandır. Bilişsel davranışçı terapi, Albert Ellis’in akılcı duygusal terapisiyle önemli bir benzerlik içindedir. Her iki kuram, danışana etkinlik tanıyan, belirli ölçüde yönlendirici, zaman süresiyle sınırlanmış, içinde yaşanılan ana (şimdiye) öncelikle  önem veren, danışman ve danışan işbirliğine dayalı, danışma sürecinin yapılandırılmasına ağırlık tanıyan kuramlardır.

       Beck’in kuramı da, danışandaki olumsuz düşünceleri, uyumsuz inançları öncelikli olarak tanımayı ve onları değiştirmeyi amaçlayan içgörü geliştirmeye yönelik bir kuram olma niteliğindedir. Kuramın eğitimsel bir amacı vardır. Kuram, şu temel hipotezleri öne sürer:

Kişilerin iç iletişimlerini iç gözlemlerle geliştirerek anlamak.

Kişi değerlerinin (inançlarının) anlamlı içerikler taşıdığı düşüncesinde olmak

Tüm bunların danışanca keşfedilebileceği görüşünü taşımak.

         Beck’in danışma sürecindeki amacı, danışanların var olan yanlış düşünme yapılarını değiştirerek, onlarda yeni bir yapılandırma süreci oluşturabilmektir.

         Beck, duygusal sorunlar yaşayan insanların nesnel gerçekliklere karşı savunucu davranışlar geliştirerek, mantıksal yanlışlar yapma eğiliminde olduklarını belirtir. Yanlış bilgiye dayalı olarak yanlış çıkarımlar yapmak, kimi zaman düşle gerçeği birbirinden ayıramama  gibi belirtilerin, depresyon nedeni olabileceğini vurgular. Beck’in bu bilişsel bozuklukları şunlardır:

Keyfi, öznel çıkarımlar (arbitraryı inferences): Gerekli ve dayanakları olan kanıtlar olmadan sonuçlar çıkarmak anlamına gelir. Bulunduğunuz durumla ya da yaşadığınız bir olayla ilgili olarak, dayanak ve nedenleri olmadan, insanların size kötü gözlerle bakacaklarını ya da suçlayabileceklerini düşünebilirsiniz.

Seçici algılama (selective abstraction): Yaptığınız küçük bir hatayı bütünü  ve asıl gerçekliği görmeden, kendinize suçlayıcı bir biçimde yöneltebilirsiniz. Böylece, olayın bütününde saklı olan gerçekliği, küçük bir yanlışı genelleyerek, kendinize gereksizce yüklenebilirsiniz. Bir öğrencinin kendini gerçekleştirip gerçekleştirmediği bir kaç hatalı davranışla değil, başarılı olduğu yapıp etmeleriyle değerlendirilmelidir.

Abartılı genelleme (overgeneralization): Başarısız olduğunuz tek bir olaydan çıkarak, kendinizi suçladığınızda, abartılı, genellemeci bir tutum geliştirmiş olursunuz. Kendinize haksızlık etmek gibi bir davranış biçimidir bu.

Abartma, küçümseme: (magnification and mnimization): Bir durum ya da olaya olduğundan daha çok ya da daha az değer vermek, o olaya hak ettiğine uygun olmayan değer biçmek anlamına gelir. Örneğin küçük bir hatanızı, abartılı şekilde yöneltiyor ve haksız yere kendinizi suçluyorsunuz.

Kişiselleştirme (personalization): Kişilerin dışarıda olup biten, aslında kendileriyle ilişkili olmayan olayları, kendileriyle ilişki olarak algılamaları, kendilerine mal etmeleridir.

Etiketleme ve yanlış etiiketleme (Labeling and mislabeling). Bir kişiyi, geçmişteki bir  durumla ya da küçük bir yanlış davranışıyla büyülterek etiketleme anlamına gelir.

Kutuplaşmış düşünce (polarizet): Herşeyi, siyah beyaz ya hep ya hiç gibi zıt ikilemlerle değerlendirme alışkanlığı ya da tutumunda olmak, anlamına gelir.

 

       Beck’e göre tüm davranışlar, işlevsel ya da yapıcı nitelikte değildir. Değiştirilmesi gerekir. Danışma sürecinde danışanlar bu türden öznel yargıları ya da algılama biçimlerini, gerçek olaylardan ayırtetmeyi öğrenirler, olayları çeşitli değişkenlerle birlikte ele alma düşüncesinde olurlar. Bu tür otomatik düşüncelere ilişkin içgörü geliştirdikten sonra, bunları iyi tanımaları, kendi gözlemleri içinde yaşantıları içinde izlemeleri öğretilir.Danışanlar, davranışlarıyla ilgili hipotezler oluştururlar, bu hipotezlerin yapısındaki problemleri çözebilme ve onlarla baş edebilme becerisi geliştirirler. Psikolojik danışmanla sürekli diyalog içinde bulunurlarken, verilen ev ödevlerini yaparlar.

       Bilişsel terapi, öncelikle, şimdiki zaman boyutu üzerine odaklaşır. Geçmiş zaman boyutu ise, sözkonusu davranışın ortaya çıkmasına neden olan etmenlerin sözü edilmeleri gerekli olduğunda ya da davranışın kaynaklarına inmek gerekli olduğunda, psikolojik danışma süreci içinde yer alabilir. Akılcı duygusal terapide yönlendiricilik, ikna etme ya da yüzleştirmeler yapılırken, Beck’in terapisinde, danışanın kişisel görüşlerini öğrenmek amacıyla sorular sorulabilir, danışanların yanlış düşüncelerini keşfetmelerine önem verilir. Bu süreçte danışan danışmanla işbirliği içeride olur ve yanlış, abartılı davranışlarına ilişkin içgörü geliştirir, onlarla yüzleşebilir ve böylece değişimin ilk adımları atılmış olur.

   

  Bilişsel terapistler; yapıcılığı olmayan değerleri, sadece mantık dışı oldukları için değil, normal bilişsel sürece olumsuz katkı verdikleri için problemli bulurlar. Danışanların kullandıkları etiketleme, abartılı yorumlama, kişiselleştirme vb yanlış düşünceler, onları depresif duygular içine sokabilir.

 

                Beck (1967;1976;1984)’e göre depresyonun belirgin psikolojik belirtileri (semptomları), bilişsel düzey içinde, “üç düzey” de ortaya çıkmaktadır. Bunlar bilişsel üçlü ve düşünme süreci olarak açıklanabilir. Bireylerin kendilerini, çevresini ve geleceğini olumsuz olarak görmeleri ve değerlendirmelerinden oluşmaktadır. Beck’e göre bu üçlü, kişinin yanlış algılama ve yorumlarından kaynaklanmaktadır. Depresif kişilerde olumlu ve olumsuz durumlar eşit oranda var olsalar  bile olumsuzlukları algılama eğilimindedirler. Bu algılamanın otomatik olarak gelişigüzel bir şekilde oluştuğu ve yönlendirilmiş düşüncelerin sonuçları Beck’in “depresyona” ilişkin bilişsel modeli Şekil 2’de özetlenmiştir.



Bu yazı 523 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI