Bugun...


Öğr.Gör. Bülent ÖZ


Facebookta Paylaş









KADIN
Tarih: 18-12-2017 19:28:00 Güncelleme: 18-12-2017 19:30:00


Geçen hafta kadına şiddete yönelik basında birçok program yapıldı, yazılar yazıldı. Üniversitede hocalık yaptığım dönemlerde herkesin bildiği benim de ucundan kıyısından dahil olduğum bir olayı yazmak istedim.

     Okuldayken cezaevinden gelen öğrencilerimiz vardı. Devlet açık cezaevi hakkını elde eden mahkumlara okuma yazma hakkı veriyordu. Gelen öğrencilerden biri 23  yaşlarında çok efendi, çalışkan bir öğrencim de vardı. Hiçbir zaman niçin cezaevine düştüklerini sormazdım. Onlar da anlatmazdı zaten. Genelde hepsini çok severdim çünkü diğer öğrencilere göre biraz daha olgun, konuşmasını bilen insanlardı. Onlar da beni severlerdi, en azından öyle tahmin ediyorum.

     Bir akşam telefonum çaldı, arayan kişi öğrencimin kalp krizi geçirip öldüğünü söyledi. Ailesi başka bir ilde olduğu için hemen hastaneye gittim. Birkaç gardiyan dışında morgun kapısında kimse yoktu. Ölüm genç yaşta olunca biraz daha acı veriyor. Yaklaşık 3 saat sonra ailesi be yakınları gelmeye başladı ama dikkatimi çekti bu genç yaşta ölüme rağmen ağlayan, feryad eden kimse yoktu. Herhalde rahmetli kötü birşeyden cezaevine düşmüş diye geçti içimden. Gelenlerden biriyle biraz samimiyet kurunca dayanamadım sordum bu katılık niye diye. Adam biraz düşündükten sonra “ Öldü de kurtuldu hocam kalanlar ne yapsın?” dediğinde anlatmasını rica ettim. Ölen öğrencim o zamanlar basında uzun bir süre yer alan Güldünya’nın kardeşiydi. Güldünya kim diye bilmeyenlere kısaca anlatayım. Kuzeninin eşi tarafından tecavüz edilen ve hamile kalan bir kızcağız. Daha sonra kardeşleri tarafından öldürülmek istendi, ilkinde başaramadılar, ikincisinde biraz da devletin eksikliği, kardeşleri tarafından öldürüldü. Suçlu olduğuma hiçbir zaman inanmadığım öğrencim yaşı küçük diye bütün suçu üstlenmişti. Tahliyesine kısa bir süre kalmasına yakın ölmüştü. Adamın öldü de kurtuldu demesine daha sonraki süreçte anladım. Çünkü bu olay en son tecavüzcünün öldürülmesi ile beraber tam yedi kişinin ölümüne sebep olacaktı.

     Feodal toplum yapısına hep başkaları ne der nasıl çıkarız önlerine, anlayacağınız toplum yapısıyla temizlenmeye çalışan namus meselesi. Kimseyi yargılamak bizim görevimiz değil. Fakat ister suçlu olsun ister olmasın idam ipinin her kadının boynunda olması kabul edilecek bir kavram değildir. Cinselliğe aç, kapalı toplum yapılarında biraz daha kendini belirgin olarak göstermektedir. Sadece cinsellik konusunda değil annelerimiz, kardeşleriz celladına aşık mahkumlar gibi kocalarına mecbur kılındılar. Yıllarca kocalarından şiddet gören kadınlar töreden ve örfi adetlerden hep suskun kaldılar. Yetmedi çocukları tarafından da babanın gölgesinde kalan ezik insan modelinden kurtulamayacaklar. Belki bu konu hakkında sınırsız kitaplar yazılabilir. Son olarak şunu söyleyebilirim ki cinsiyet, din ve ırk gibi ayrımların yapıldığı toplumlar savaştan, gözyaşından hiç eksik kalmıyor. Gelişmiş toplumların en belirgin özelliğidir ayrımcılığı ortadan kaldırmak.

 



Bu yazı 826 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI