bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort
http://istanbulescortmodel.com/ http://istanbulescortlari.com/ http://istanbulescortlady.com/ http://www.sislinet.com/ http://beylikduzuescortbayanlar.com/ http://sakaryasektor.com/
Bugun...


Meryem KALYON

facebook-paylas
Tarih: 12-11-2019 23:36:00 Güncelleme: 12-11-2019 23:36:00


Türk yazar ve psikolog, Akilah Azra Sarızeybek Kohen 1979 yılında İzmir’de doğdu.  Liverpool Üniversitesi‘nde Davranış Bilimleri alanında uzmanlık yapmaya devam etmektedir. Aldığı eğitim gereği psikolojik anlamda kitaplar yazan Azra Kohen’in en önemli eserleri Fi, Çi, Pi üçlemesidir. Yazdığı bu kitaplarda sanat, din ve siyasi pek çok yönden bilgiler vermiştir. Bu da yazarın çok yönlü biri olduğunu kanıtlamaktadır. İlk kitabı olan "Fi" Akilah takma ismi (bu soyismidir) ile yayımlandıktan sonra, ikinci ve üçüncü kitabı "Çi" ile "Pi" asıl ismi "Azra Kohen" adıyla yayımlandı.
 ‘‘Hayatın sana ne anlatmak istediğini anlayana kadar buradasın, acıdasın, gerekirse ölür yine doğarsın. Acıyı yenip anlayışa çevirene kadar buradasın! Öfkeni dindirip, nefreti ezip hayatını hedefe dönüştürene kadar yoldasın. Duyguları üzülmek için değil anlamak için yaşadığını fark edene kadar daha çok ölecek ve doğacaksın.’’ (Ölüm mecazi anlamda çekilen acıları temsil etmek için kullanılmıştır.) Hepimizin dünyada gerçekleştirmek uğruna var olduğumuz bir sebep var. Bazen düşünmeden attığımız adımlar yüzünden varoluş sebebimizden uzaklaşırız. İşte tam o anda hayat kendini anlatmak için garip yöntemlere başvurur ve insan kendini hiç beklemediği bir olaylar girdabında buluverir. 

Pi, bir dairenin çevresinin çapına bölümü ile elde edilen irrasyonel matematik sabiti'dir. İsmini, Yunanca περίμετρον (çevre) sözcüğünün ilk harfi olan π den alır. Pi sayısı, Arşimet sabiti ve Ludolph sayısı olarak da bilinir. Günlük kullanımda basitçe π ≈ 3,1416 olarak ifade edilmesine rağmen gerçek değerini ifade etmek için periyodik olarak tekrar etmeyen sonsuz sayıda basamağa ihtiyaç vardır. Azra Kohen ise, esas anlamının başka olmasına karşın kendi için topraktan başını uzatan filizi, yani hayatı temsil ettiğini belirtmiştir.  Kitabın içinde Deniz’in  hayatı da deneyimleri de bir daireye benzetmesi, zincirleme reaksiyon şeklinde hayattaki her şeyin birbirine bağımlı olduğunu inanması, öğrenilmesi gereken sonsuz bilginin sonsuz sayısı olarak Pi’yi görmesi ve kendini yaşadıklarından sonra buraya getirenin hayatın Pi’si olduğuna inanması ve kitabın çeşitli yerlerinde bu konu üzerinde durulmasından dolayı kitaba bu isim verilmiştir.
En çok etkilendiğim bölüm Bilge ve Eti arasında geçen şu konuşma oldu: ‘‘Bir düşünceyi iki zıt ucuyla düşünebiliyorsan ve tüm zıtlıkları hesaplayabiliyorsan ancak o zaman gerçekten anlayabilirsin. Fikrin bir ucunda durmak sadece dengeyi bozar, o fikri öldürür. Fanatiklerin sorunu da budur, öldürürcesine inandıkları fikre sadakatleriyle ihanet ederler aslında. Ortada durmayı beceremiyorsan fikri öldürürsün. Peki nasıl ortada kalmayı öğreneceğiz?! Nasıl o incecik, belli belirsiz çizginin üstünde, dengede, cambazlar gibi durup inandığımız her şeye hakkını vereceğiz? Hatalar yaparak! Çünkü en yanlışı anlamadan en doğruya ulaşamazsın. Ama biz yanlış yapmaktan korktuğumuz nesiller yetiştirdik. Korkaklık içinde kendini geç kalmış hissedip hareketsizleşen, vazgeçmiş nesillere dönüştüler.’’ Oysa bize bunun tam tersini öğrettiler. Bir düşünce yalnız bir düşünce seçip sonsuza kadar o düşüncenin arkasında durmamızı beklediler, doğru olan bu olmasa da… Tarafını seç dediler daha kendileri bile neden o tarafta olduğunu bilmeden… Belki bu düşüncelerle kaç kuşak zehirlediler… Ne de olsa en çok inançlarında acizdir insan çünkü inancındaki ufacık bir değişikliğe bile tahammül edemez. Sanki inancındaki o ufacık değişiklikle yıllardır sahip olduğu kimlik ve bildiği tüm doğrular bir anda kaybolacak ve bilinmezlik tüm bedenine işleyecek. Tabi bir de hata yapmadan doğruya ulaşılabileceğini bile bilmeyen insanoğlu ‘Asla hata yapma’ dedi bunu derken her zerresine kadar korku işlediğini hissetmeden… Sonra insanın içine bilmediği bir duygu çöktü. Belki de bu kadar bilinmezlik ona fazla geldi. Gerçekten bir düşünceyi hiç iki zıt ucuyla düşündünüz mü yoksa sadece bize bile ait olmayan başkasının oluşturduğu o düşünceyi onayladınız mı? Oysa biz başkasının oluşturduğu düşünceleri onaylamak için değil; kendimizinkini oluşturmak için, anlatılanlarla değil, yaşadıklarımızla, araştırdıklarımızla hayatı anlamak için buradayız.
Kitap neden okunmalı kısmına gelirsek; Pi farkındalığın doruğa ulaştığı son durak. Satır aralarına gizledikleri ve kitabın içindeki sembolize karakterleriyle bizlere ‘Anla’ diye haykırıyor. 
Ve son olarak bu kitap; aynı anda, aynı gezegende ama farklı deneyimlerle doğmuş tek bir ruh olduğumuzu bilen, hisseden, korkmayan, vicdanlılara, en gelişenin tekamül edebilmesi için en gelişmemişe yol göstermek zorunda olduğunu bilenlere adanmıştır.



Bu yazı 395 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI