Bugun...


Meryem KALYON

facebook-paylas
FİLM ANALİZİ: SYBIL
Tarih: 26-08-2020 20:20:00 Güncelleme: 26-08-2020 20:20:00


7 Haziran 2008’de yayınlanmaya başlanan Dram konulu Sybil filminin senaryosu Flora Rheta Schreiber, John Pielmeier tarafından yazılırken, yönetmenliğini Joseph Sargent gerçekleştirmiştir. Başrollerinde içinde 16 farklı kişiliği barındıran Sybil Dorsett’e can veren Tammy Blanchard yer almaktadır.

Sybil, 1973 yılında Flora Rheta Screiber tarafından, doktor Cornelia Wilbur ve hastası Shirley Ardell Mason'ın terapi seansları konu alınarak yazılan bir romandır. Kitapta Shirley Mason'ın ismi deşifre olmaması açısından, Sybil Dorsett olarak değiştirilmiştir. Dönemin en ünlü psikolojik vakası olarak tarihe geçmiştir.

Psikolojiye merak salan insanların merak ettiği hastalıklardan birisi, belki de ilk sırada yer alan çoklu kişilik bozukluğudur.  Sybıl gerçek bir hikayeden uyarlanıyor. 1973 yılında terapi sürecinin hikayesi sahneye uyarlanıyor.

 Sybil’a, Üniversite Öğretmeni Dr. Atcheson tarafından ‘‘Kadın histeri’’ şüphesi konulur. Ancak tedaviye başlanamaz çünkü Dr. Atcheson çok yoğundur. Bu yüzden Sybil’ı psikiyatrist Cornelia Wilbur'a sevk eder. Film bu kritik noktadan sonra ‘‘Çoklu Kişilik Bozukluğu’’ üzerinde şekillenmeye başlar. İlerleyen tedavi sonucunda Sybil, kesinti yaşadığını ve büyük zaman bloklarını açıklayamayacağını itiraf eder. Kendini başka şehirlerde bulmasının ve buraya nasıl geldiğini hatırlamamasının sebebi de bu olduğu ortaya çıkar…

Sybil filmin çoğu sahnesinde kişilik bozukluğu ile ilgili huşulara değinilmektedir. İnsanların ona yapmadığı şeyleri yapmış gibi söylemeleri, kendini hiç hatırlamadığı bir yolculuk sonrası başka bir şehirde bulması, başladığı resimlerini bitmiş bulması, resimlerinin aynı insana ait olamayacak farklı stillerle çizilmesi ve aldığını hatırlamadığı kıyafetleri… Kendisi bunu “zaman kaçıyor” diye tanımlamış, ‘buradayım ya da sonra değilim sonra yine buradayım her şey farklı’ şeklinde ifade etmiştir. Seans içinde birçok kişilik değiştiren Sybil’in tüm kişiliklerini bilen sadece Victoria’dır. Victoria hepsini kontrol edebilen tek kişiliğidir. Sybil’in Victoria gibi 14 kişiliği daha vardır.

Sybil geçmişindeki tacizlerden dolayı böyle bir rahatsızlık yaşamaktadır. Geçmişinde travmatik cinsel öyküleri var ve Sybil’in tam olarak 16 farklı kişiliği var. Çocukluk yıllarında büyükannesinin, gençlik yıllarında ise erkek arkadaşının ölümüne şahit olmasının ardından travma yaşamış ve Peggy Loo ortaya çıkmıştır. Peggy Loo bir şekilde Sybil’ın ifade edemediği öfkeyi dışa vurmaktadır ve matematik ile arası oldukça iyidir, on altı farklı kişiliği tek gelir ile geçindirecek kadar iyi…  Sybil öfkelenememektedir çünkü annesi izin vermemektedir. Buna benzer şekilde Victoria Parislidir ve alışveriş yapmayı çok sever,  Victoria için Peggy’ın işini en çok zorlaştıran kişilik demek yanlış olmaz. Sid, Marry, Peggy, vb… olmak üzere 10 karakter daha yer almaktadır. Bunlar Sybil’in çocukluk yıllarında üstesinden gelemediği zor zamanlarda ortaya çıkan kişiliklerdir yani Sybil’in geliştirdiği savunma mekanizmalarıdır.

Bu savunma mekanizmaları, Cornelia Wilbur ile tedaviye başladıktan sonra yavaş yavaş ortaya çıkar. Ancak bu süreç yavaş ilerler çünkü daha önce Sybil’in durumuna uyan hiçbir tanı ölçütü bulunmamaktadır. Yani o ilktir, bu yüzden de durumu anlamak ve tanı koymak da uzun sürmektedir.

Tedavinin sonlarına doğru Dr. Wilbur Sybil'i asla hipnotize etmeyeceğine söz vermiş olmasına rağmen, daha sonra tedavi için hipnozun gerekli olduğunu Sybil’e anlatır ve 16 kişiliğin de onunla aynı yaşta olması ve Sybil'in bu diğer 15 kişilik ile bütünleşmesini sağlamak amacıyla hipnotize eder. Ve Sybil uzun zamandan sonra ilk defa öfkesini kusar ‘‘Senden nefret ediyorum anne…’’

Filmin son bölümünde Sybil Dorsett'in takma adı ile bilinen gerçek kadın Shirley Mason'ın tarihi anlatılıyor.

Film neden izlenmeli kısmına gelince; Sybil filmi ‘‘Psikolojik Vakaları Konu Alan 5 Film Önerisi’’ başlığı altında yer almaktadır ve Beyhan Budak tarafından ‘‘Filmi izledikçe hem insan ruhunun derinliği hakkında şaşırıyorsunuz hem de karanlık tarafını keşfetmiş oluyorsunuz’’ sözleri ile aslında cevaplanmıştır. Bununla birlikte film,  psikolojiye merakı olan insanların en çok ilgisini çeken konulardan birini yani ‘‘Çoklu kişilik bozukluğu’’nu konu edinmektedir. Çoklu kişilik bozukluğunun ilk örneklerinden olduğu için de kişiliklerin değişimini algılamak kolay olmaktadır ve çoklu kişilik bozukluğunu bireye daha anlaşılabilir kılmaktadır.



Bu yazı 446 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI