Bugun...


Meryem KALYON

facebook-paylas
AŞKIN CELLADI VE DİĞER PSİKOTERAPİ ÖYKÜLERİ
Tarih: 09-05-2019 22:17:00 Güncelleme: 09-05-2019 22:17:00


Rus asıllı Amerikalı psikiyatrist, psikoterapist, yazar ve eğitimci. Kurgusal ve kurgusal olmayan ancak psikoloji ve felsefe temalı kitaplarıyla tüm dünyanın en çok ilgisini çeken yazarlardan biri olmuş Irvin Yalom kitap severlere yabancı bir isim değil.  Nietzsche Ağladığında (When Nietzsche Wept)  ve Aşkın Celladı gibi kitaplarıyla geniş kitlelere adını duyurmuştur.

 “Aşkın celladı” isimli psikolojik analiz çalışmasında, Yalom, yalnızlık, ölüm korkusu, yaşama amacını yitirme, aslında hiçbirimizin tamamen kaçamayacağı insanlık kaygılarından rahatsız olan hastalarıyla yaptığı çalışmalardan seçtiği, on tedavi seansını içerir. Bunlar; Aşkın Celladı, Tecavüz Yasal olsaydı, Şişman Bir Hanım, Yanlış Çocuk Öldü, Benim Başıma Geleceğini Hiç Düşünmemiştim, Usulca Gitme, İki Tebessüm, Üç Açılmamış Mektup, Terapide Tek Eşlilik, Sahibini Arayan Düşlerden oluşmaktadır.

Önsözde hastalara bir soru yöneltilir: Ne istiyorsun? Soru basittir ama sorunun cevapları ne çok özlemin ne çok isteğin olduğunu, yaşam zarının hemen altında olan ve sürekli uğuldayan o acının ne kadar çok olduğunu gözler önüne sermektedir.

Kitabın ismi ‘‘Aşkın Celladı ’’ ise Yalomun, Thelma ve kendinden yaşça küçük eski psikiyatri ile yaşadığı aşkı gerçekten bir cellat gibi bitiriyor olmasından gelmektedir. Kitapta yer alan on psikoterapi içinden neden Aşkın Celladı’nın seçildiği ise meçhuldür. Belki de Yalomun onca uğraşa rağmen merakını gidermeyen ve eksik bırakılan tedavidir…

Yalomun bu kitabında üzerinde en çok durmak istediğim ve beni en çok etkileyen psikoterapi öyküsü hiç kuşkusuz ‘‘Tecavüz Yasal Olsaydı’’. Bunun sebebini ise şu şekilde açıklamak isterim. Bu bölümde üzerinde durulan Carlos, tecavüzün yasal olmasını isteyecek ve  Psikiyatri ihtisası yapan genç bir öğrencinin onun için ‘‘İğrenç bir mahluk’’ diyeceği kadar kötü bir karaktere sahip. Kendisi bir kanser hastası ve artık onun için ölüm çanlarının çalma zamanı yaklaştı. Carlos ise bu durumdan çok korkmakta ve ölüm korkusunu bastırmak ve hayata tutunmak için cinsel hayatını önem veriyor ve hayatını buna adıyor, öldürücü kanserine inat rastgele cinsel eylemler yaşıyor. Bir nevi ölüm korkusunu cinsellik ile bastırmaya çalışıyor diyebiliriz. Carlos, terapisinin ileriki zamanlarında ona sorulan bir soru( Şimdi birkaç dakika için kendi kızını düşün. Onun bu toplumda –yasal tecavüze açık durumda, cinsel açlık duyup on yedi yaşındaki kızlara zor kullanarak sahip olmaya çalışan herkes için bir tatmin aracı olarak- yaşamak nasıl olurdu? ) ve bir düşünün yorumlanmasının ardından Carlosda olumlu bir değişme olmaya başlar. Artık Carlos çevresindeki insanlar için saygı duyulacak örnek bir insandır. Beni etkileyen yer de tam burası… Çevresindeki insanlarda böylesi kötü bir izlenim bırakan biri nasıl onca olumsuz düşünceyi yıkar. Bunu yapmak çok zordur. Çünkü başkalarını olumlu görme eğilimimiz, olumsuz bir kişilik özelliği gördüğümüz zaman bunu olduğundan daha fazla önemsememize ve kişi hakkında izlenim oluştururken bu olumsuz özelliğe daha çok önem vermemize yol açar. Başka bir deyişle, olumsuz bir özellik, izlenimlerimizi olumlu bir özellikten daha çok etkiler. Bunun sonucu olarak da olumsuz bir izlenimi değiştirmek daha zordur. Ayrıca öncelik etkisine göre biri hakkında izlenim oluştururken edilen ilk bilgi diğerlerinden daha çok önem arz eder. (Carlos da her iki durum da olumsuz olmasına rağmen değişim çevresini etkilemiştir).

Son olarak kitap Psikoloji ile ilgilenen kişiler için tam anlamıyla mesleğe atılmadan bir tecrübe niteliğindedir. Kitap herkesin okuyup anlayabileceği ve iç dünyasıyla çözümlemeler yapabileceği türden. Yalomun hastalarıyla ilgili düşüncelerini çok açık belirtmiş ve bir Psikiyatr olmasına rağmen Yalomda da bazı problemler olduğu görülmektedir ve Yalom o an hastaları ile birlikte aslında kendini de iyileştirme sürecine dahil etmiştir. Ayrıca kitap içinde psikoterapilere yer verdiği için psikoloji çalışanları ve psikolojiye merak duyanlar için rehber niteliğindedir.



Bu yazı 472 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI