Bugun...


İsmail Can ABRAŞ

facebook-paylas
TÜM RAHATSIZLIKLARIN NEDENİ: OLUMSUZ DÜŞÜNCELER
Tarih: 03-06-2020 01:19:00 Güncelleme: 03-06-2020 01:19:00


TÜM RAHATSIZLIKLARIN NEDENİ: OLUMSUZ DÜŞÜNCELER

Bedenimiz ve düşünce merkezimiz olan zihnimiz beraber çalışmaktadır. Günde binlerce şey düşünürüz. Bunlardan bazıları olumluyken bazıları ise olumsuz düşüncelerdir. Bu düşündüklerimiz olumsuz olduğu sürece bedenimiz rahat hareket edemez. Örneğin aklımızda olumsuz bir durum söz konusuyken yolda rahat, omuzlarımız dik ve özgüvenli şekilde yürüyemeyiz. Mevlana’nın da dediği gibi “Güzel düşünen güzel görür, güzel gören hayatından lezzet alır”.

Bilişsel çarpıtmalar beyninizin gerçekle uyumlu olmayan bağlantılar kurmasıdır. Sonucunda da olumsuz duygular oluşur. Olayların bizim üzerimizdeki etkisini belirleyen olayları nasıl yorumladığımızla ilişkilidir. Yani nasıl düşünüyorsak öyle hissedip öyle davranıyoruz. Örneğin kaygılı davranışlarımızdan ve kaçınmalarımızdan önce bir kaygı duygusu ve ondan öncede kaygı içeren bir düşünceye sahip oluyoruz. Böylece ne düşünürsek öyle hissedip ve öyle davranmış oluyoruz.

Bilişsel çarpıtmalar başkalarıyla ve kendimizle olan ilişkimizi bozulabilmekle birlikte, depresyon, anksiyete oluşmasında etkilidir. Bilişsel çarpıtmaları çok olan kişilerin öfke düzeylerinin de yüksek olduğu görülmektedir.

KİMSEYİ SUÇLAMAYIN KENDİNİZİ DEĞİŞTİRİN

İnsan her zaman ektiğini biçer. Bu yüzden kimseyi suçlamamak gerekir. İnsanın başına kötü bir olay geldiğinde veya gerçekten bir hastalığı varsa önce düşünce şeklini değiştirmelidir. Pozitif şeyler ekince pozitif sonuçlar elde edilir. Hasta olunca hatayı kabul etmek gerekir. Suçu kimseye yüklememek, düşünce tarzını değiştirmek gerekir. Çözümü kimsede aramayın, hayatınızda hatalı yönler varsa demek ki düşünce şekliniz hatalıdır. Radikal kararlar alın ve düşünce şeklinizi topyekün değiştirin.  

STRESLE BAŞ ETMEYİ ÖĞRENİN

İnsanlar hayatın zorluklarıyla karşı karşıya geldiklerinde kara senaryolar yazarlar. Karamsar bir bakış açısı strese yol açar ve yaşlanmayı hızlandırır, hastalıklara davetiye çıkarır. Gelecek kaygısı, başarısızlıklar, korkular ve daha pek çoğu, negatif düşüncelerden beslenir. Tüm bu olumsuz telkinler, stres hormonlarının salgılanmasına neden olur. Stres de vücudu içten kemiren zehir gibidir. 

KAYGIDAN UZAKLAŞIN ŞİMDİYİ YAŞAYIN

Dünü ve yarını düşünmek negatif hisler getirir, şimdide olmak önemlidir. Sürekli geleceği düşünmek, üstüne üstlük kara senaryolar kurmak insanı içten içe eritir. Şöyle olursa böyle olur gibi kurgulayıp duruyorsunuz, nerelere gittiniz, durun daha bugünü yaşıyoruz. Aynı şekilde geçmişte yaşananları düşünmek de insanları depresyona sokar. Dün bitmiştir, yaşananlar yaşanmıştır. Yani çöptür. Dünü veya yarını düşünerek bugünde olan güzellikleri kaçırırsınız. Bugünün özelliklerinin farkında olamazsınız.

NEGATİF ETKİ YARATAN KİŞİLERDEN UZAK DURUN

Çevresel etkiler, aile, evlilik, ilişkiler, negatif enerjiyle yüklü arkadaşlıklar insanları etkiler. Paylaşımlarda negatif duygu varsa, bu yaşlanmayı hızlandırır, hastalıkları çoğaltır.Bu nedenle çevremizi seçerken dikkat etmemiz lazım. Çünkü baştan yapacağımız küçük seçimler geleceğimizi etkiler. Örneğin eşinizi seçerken, arkadaşlar, dostlarınızı seçerken dikkat edin. Pozitif enerji veren insanlarla daha çok bir araya gelin. Enerjinizi alan ve negatif yüklü çevreden uzak durun, sınır koyun. Bırakın az dostunuz olsun, on binlerce olmasına gerek yok, birkaç tanesi yeter. Yeter ki size enerji versin, pozitif paylaşımlarınız olsun. Ancak az ve öz olan dostlarınıza da değer verin. Hakkını verin, yükseltin.



Bu yazı 548 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI