Bugun...


Esin DİNDAROĞLU

facebook-paylas
DİSSOSİYATİF KİŞİLİK BOZUKLUĞU
Tarih: 27-02-2019 17:32:00 Güncelleme: 27-02-2019 17:32:00


Bir sabah hiç tanımadığınız bir evde gözlerinizi açtığınızı düşünün. Üzerinizde size ait olmayan kıyafetlerle... Oraya ne zaman, nasıl, kiminle geldiniz? Hiçbir şey hatırlamıyorsunuz. Hafızanızı zorluyorsunuz tüm gücünüzle.  Bir, yalnız bir tek işaret istiyorsunuz ondan. Ama olmuyor. Hiçbir şey hatırlayamıyorsunuz. Zaten yıllardır tam bir gün boyunca, dün neler yaptığınızı hatırlayabilme yeteneğinden yoksunsunuz. Etrafınızdaki insanlar sürekli dengesiz davranışlarda bulunmanızdan şikayetçiler. Eşiniz “ Yine bir şey olmamış gibi mi davranacaksın? ” diye sürekli öfkeli sorular soruyor. Ama siz gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorsunuz. Başınız çok, çok ağrıyor. İşte yine o ses!

Dissosiyatif kişilik bozukluğu...

Çoğunlukla filmlerde gördüğümüz, çoklu kişilik bozukluğu olarak bildiğimiz Dissosiyatif kişilik bozukluğu (DKB); kişinin kendi kimliği yanında farkında olarak veya olmayarak birden fazla kimlik geliştirmesi durumudur. Nedeni çoğunlukla 11-12 yaş öncesi çocuğun direkt maruz kaldığı yahut şahit olduğu travmatik yaşantılardır. Fiziksel, cinsel, duygusal istismar; ihmal; aile içindeki şiddetli kavgalar en yaygın travma nedenleridir.

Yaşadığı olumsuz olaylar karşısında kendini koruyabilecek fiziksel güçten yoksun çocuk zihni bu travmayla başa çıkabilmek için bir mekanizma geliştirir. Kendine “Bu olayı yaşayan ben değilim ” der ve çoğunlukla zihninde bir hayali arkadaş oluştur ve bu kötü yaşantıları ona yükler. Başlangıçta psikolojik sağlığını koruyabilmek adına başvurduğu bu başa çıkma mekanizması zamanla bir alışkanlık haline gelir ve bir süre sonra zihin bölünerek bağımsız bir kişilik oluşturur. Bu kişiliğe alter kimlik denir ve zamanla bu alter kimliklerin sayısı artabilir. Yani zihin bölünmeye devam edebilir. Zihinler bölündüğü yerde ve zamanda kalabilirler. Dolayısıyla alter kimlikler arasında çocuk yaş alteri çok sık görülür. Karşıt cins alter de oldukça sık karşılaşılan başka bir alterdir. Alter kimlikler arasında oldukça ciddi farklılıklar vardır. Öyle ki yaşları, cinsiyetleri hatta milliyetleri bile farklı olabilir. Bir alter sağlakken bir diğeri solaktır. Belki birinde OKB vardır. Bir alter kimlik çok öfkeli ve saldırganken, bir diğeri savunmasız ve korkaktır. Bu alter kimlikler birbirlerine zarar vermek isteyebilirler ve bundan zarar görecek olan elbette ev sahibi kişilik ve tüm bu alterlerlerin hepsine birden ev sahipliği yapan bedendir. Alter kimlikler ev sahibi kişilikle diyaloga geçip, ona direktifler verebilirler. Ya da direkt ev sahibi kişiliği alt edip onun yerine geçerek bedene hükmedebilirler.

Yapılan nörolojik araştırmalarda Dissosiyatif kişilik bozukluğu olan hastaların öğrenme ve hafıza merkezi olan hipokampüslerinde ve amigdala bölümlerinde küçülme tespit edilmiştir.

Hasta çoğunlukla şiddetli baş ağrısı, amnezi (unutkanlık), intihar, kendine zarar verme isteği, ve depresyon gibi şikayetlerle yardım talebinde bulunur.  “İçimde sanki başka biri var” cümlesini DKB hastaları çok sık kullanırlar. Hastalığın en temel belirtileri arasında :

Kafa içi sesle zihinde sürekli var olan bir monolog konuşma

Çok ciddi düzeyde amnezi

Trans dediğimiz dalgınlıklar ve duygu durumda çok ani ve belirgin değişiklikler görülür.

DKB'de  hastaya çoğunlukla depresyon, sınır kişilik bozukluğu, şizofreni, epilepsi gibi yanlış teşhisler konulmaktadır. Hastanın uzun yıllar işlevselliğini ve sosyal ilişkilerini bozan bu tehlikeli hastalıkla yaşamak zorunda kaldığı yetmezmiş gibi  bir de hasta yanlış tedavi yöntemlerine maruz kalır ve bir sürü nöroleptik ilaç kullanmaya mahkum olur.

DKB, sanıldığından çok daha sık görülen bir hastalıktır. Görülme sıklığı ağır spektrumda  %1, hafif spektrumda %3-5 ’ tir. Bu rakamlar bize DKB’nin şizofreniden daha sık görülen bir hastalık olduğunu gösterir. Teşhisi konulamamış yahut yanlış konulmuş hastaları da göz önünde bulunduracak olursak hastalığın çok ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu söylemek mümkün. Dolayısıyla bütün ruh sağlığı çalışanlarınca ayrıntılı olarak tanınması gereken bir hastalıktır.

DKB ’nin tedavisi nasıl olmalı?

DKB ilaçla tedavi  edilebilen bir hastalık değildir. Tedavisi ancak psikoterapiyle mümkündür.  Terapi boyunca önce tüm alter kimlikler tespit edilir ve daha sonra dissasiyona neden olan travma üzerinde durulur. Bölünmüş zihinler yeniden bütünleştirilmeye  çalışılır. Bu noktada Aile desteği çok önemlidir. Ailenin hastalık hakkında bilgilendirilmesi tedavinin bir parçası olmalıdır.

Bir beden, tek bir ruh içindir. Hiç kimse, kendisi için bir kereliğine sunulmuş yaşama şansını bir hastalık yüzünden harcamak zorunda kalmamalı .

Kaynakça

Öztürk, M., Şar, V., Tüzün, Ü., Zoroğlu, S., (2000). Çocuk ve Ergenlerde Dissosiyatif Bozukluk: 36 Olgunun Gözden Geçirilmesi. Anadolu Psikiyatri Dergisi;1(4):197-206

Şar, V., (2000) Çoğul Kişilik Kavramı ve Dissosiyatif Bozukluklar. Psikiyatri Dünyası ;4:7-11



Bu yazı 499 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI