Bugun...


Emine İrem ALAGÖZ

facebook-paylas
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK VE EBEVEYN TUTUMU
Tarih: 24-08-2019 22:56:00 Güncelleme: 24-08-2019 22:56:00


İnsanlar farklı yeteneklere, farklı ideolojilere sahip oldukları gibi farklı bakış açılarına da sahiptirler. Bu bakış açıları hayata, olaylara ve çoğu kez başarı ya da başarısızlıklarına etki de bulunur. Hadi düşünelim şimdi iki farklı insan aynı başarısızlık durumunu yaşadılar. Biri bunu kendi bilgi ve beceri eksikliği olarak yorumlayarak kendine yüklenirken diğeri bunu şans faktörü başta olmak üzere kendi dışındaki faktörlere bağladı.  İşte tam olarak iki farklı bakış açısı biri iyimser bir bakış açısına sahipken diğer kişi kötümser bir bakış açısına sahip demektir. Peki bunu belirleyen nedir?

Öğrenilmiş çaresizlik kavramı ilk kez Martin Seligman tarafından  ortaya atılmış olup bu konu hakkında da bir deney gerçekleştirmiştir. Seligman’ın tanımına göre öğrenilmiş çaresizlik harekete geçme ya da güdülenme eksikliğine karşı gösterilen bir tepki olarak tanımlamaktadır. Yani şöyle de açıklayabiliriz öğrenilmiş çaresizlik değeri yüksek olan bireyler kötü olayların nedenlerinin kalıcı olduğuna, öğrenilmiş çaresizlik değeri düşük olan bireyler ise nedenin geçici olduğuna inanmaktadırlar. İşte temel fark budur. Öğrenilmiş çaresizlik bireyde birçok davranış değişikliğine neden olmaktadır. Bir işe koyulmama, erteleme, özgüvende zayıflama, yaratıcılığın azalması vb. değişikliklerdir. Aynı zamanda öğrenilmiş çaresizlik anksiyete ve depresyona da davetiye çıkarmaktadır. Öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinde cinsiyet faktörü bir değişkendir. Erkeklerin öğrenilmiş çaresizlik düzeyleri kadınlara göre daha fazla olarak saptanmıştır.  Peki bu iki farklı yorumlama arasındaki neden nedir? Neden insanlar iyimser ve kötümser olarak ayrılmakta ve buna ne neden olmaktadır?

İşte bu konuda sizlerle Doğan Cüceloğlu’nun düşüncelerini aktaracağım.  Cüceloğlu hayatı farklı yorumlayan bu insanlara arasında anne-baba tutumu gibi önemli bir faktörün olduğunu savunmaktadır. Anne ve babalar çocuklarını yetiştirirken onların yapamadıkları eylemleri onların yerine tamamlayarak, ya da bazı istedikleri eylemleri yapmalarına izin vermeyerek ve hatta kızarak bir davranış örüntüsü sergilemenin çocuğun ilerideki hayatında çaresizlik olarak ortaya çıkmakta ve bireyi zor bir durumun içerisine sürüklemektedir. Çocuklara sürekli dokunma, cıss, sen yapamazsın tarzı yaklaşımlar büyümekte olan çocuğun özgüvenini baltalayarak ileride en ufak bir başarısızlıkta çaresizlik kuyusunun içerisine düşmesine neden olmaktadır. Bu yüzden hem anne ve babalar hem eğitimciler ve aslında tüm insanlar bunlara dikkat etmeliyiz.



Bu yazı 2646 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI