Bugun...


Eda Selin ŞAHİN

facebook-paylas
SAÇ KOPARMA HASTALIĞI: TRİKOTİLLOMANİ
Tarih: 22-10-2020 19:24:00 Güncelleme: 22-10-2020 19:24:00


Trikotillomani, bireyin tekrarlayıcı ve dikkat çeken belirginlikte saçsız alanlar oluşturmasına sebep olacak biçimde saçlarını yolmasıdır. Trikotillomani, ilk kez 1889 yılında saçlarını köklerinden çeken hastalarda gözlenen ve önüne geçilemeyen dürtüyü tanımlamak amacıyla Fransız dermatolog Hallopeau tarafından tanımlanmıştır. Trikotillomani kelimesi, Yunanca’da saç anlamına gelen “thrich”, yolma anlamına gelen “tillo” ve hastalık seviyesindeki dürtü olan “mania” kelimelerinin birleşimi ile oluşturulmuştur. Her ne kadar ilk olarak bir dermatolog tarafından tanımlanmış olsa da dermatolojik bir hastalık olarak değil; psikolojik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bir tür dürtü kontrol bozukluğu olan trikotillomani, neredeyse bir asır önce tanımlansa da o dönem içerisinde üzerinde pek fazla çalışılmamıştır. Bundan birkaç yıl öncesine kadar ise ilgi çeken bir konu haline gelerek tanı, teşhis ve tedavi yöntemleri üzerine çalışılmaya başlanmıştır. “DSM-5’e göre Trikotillomaninin başlıca tanı ölçütleri şu şekildedir:

  1. Göze çarpar derecede saç kaybıyla sonuçlanacak şekilde kişinin kendi saçını tekrar tekrar yolması.
  2. Saç yolma öncesinde ya da bu davranışa karşı koyma girişiminde bulunduğu sırada giderek artan bir gerginlik durumunun olması.
  3. Saç yolarken haz alma, doyum bulma ya da rahatlama hissi yaşanması.
  4. Bu bozukluk, başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz ve genel tıbbi bir duruma bağlı değildir (dermatolojik bir durum gibi).
  5. Bu bozukluk klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda veya önemli işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur (1).”

Trikotillomaninin görülme sıklığın ilişkin çok fazla araştırma olmamakla birlikte fiziksel görünümlerinde meydana gelen değişiklikten dolayı duydukları rahatsızlık ve utanç duygularının tedaviye karşı isteksizliğe yol açtığı düşünülmekle beraber kliniklere başvuran hasta sayısından daha fazla olduğu tahmin edilmektedir (1). Kolej öğrencileri üzerinde yapılan çalışmada Trikotillomani görülme sıklığı %0.6, DSM’nin tanı ölçütlerine göre yapılan bir başka çalışmada ise saç yolma probleminin erkeklerde %1.5, kadınlarda ise %3.4 oranında olduğu görülmüştür (2). Trikotillomaniye sahip birçok hastanın bedenindeki tüm olumsuz sonuçlara rağmen saç yolma davranışını sürdürdükleri ve bunu yaparken kendilerini güçlü hissettikleri görülmüştür (3).

 

NEDENİ

            Trikotillomaninin sebepleri tam olarak bilinmemekle birlikte ebeveynlerin boşanması, taşınma, okul değişikliği, yas, kayıp veya kayıp algısı gibi olaylarla ilişkili olduğu düşünülmektedir (4). Yine başka bir görüşe göre Trikotillomanili bireylerin aile üyelerinde trikotillomani veya benzer bozuklukların daha sık görülmesi, genetik yatkınlığın da etkisini ortaya koymaktadır (5).

 Trikotillomanili bireylerde anksiyete ve depresyonun yanında duygu-durum bozuklukları ile madde kullanımına daha sık rastlanmaktadır(6). Çoğunlukla erken ergenlik döneminde başlayan Trikotillomani, ilerleyen yıllarda şiddetlenerek devam eder. Kronik seyirlidir ve tedavisi oldukça zordur. Okul öncesi ve erken çocuklukta başlayan Trikotillomani ise ergenlik dönemindekine göre daha sıktır ve seyri de farklıdır. Çocuklar ve zihinsel geriliği olan bireyler, kendileri haricinde diğer bireylerin saçlarını; evcil hayvanların tüyleri ile halı ve halı benzeri eşyaların da tüylerini yolabilirler. Trikotillomanili hastalar yolmak için daha çok saçsız alanın yakınını tercih ederler. Bunun dışında yeni uzayan, kırılan, kısa, beyaz saçlar da yolmak için başlıca tercih sebepleridir. (1). Tekrarlayıcı biçimde oluşan saç yolma davranışı sonucunda oluşan kel alanlar, rahiplerin tıraş biçimlerine benzetilmiş ve “Friar Tuck Sign” olarak adlandırılmıştır. Bahsedilen bu saçsız alan ve çevresinde farklı uzunluklarda kırılmış veyahut yeni çıkmakta olan saçlar bulunur (8). Trikotillomaniye bağlı olarak oluşan saç kaybı genel görünüm ve hasta hikâyesi ile birlikte kolaylıkla anlaşılır. Anlaşılamadığı durumlarda ise hastaya cilt biyopsisi yapılır (1). Trikotillomanili bireyler yoldukları saçları çöpe atabildikleri gibi onunla bir süre oynayabilir hatta onu yutabilirler.

 

TEDAVİSİ

            Hemen her tedavi süreci gibi Trikotillomaninin tedavisi de hastaya özgü olarak şekillenmektedir. Sosyal yaşamında sorunlar yaşayan, özgüven ve öz-şefkat kaybı ile birlikte uzun bir süre tedavi görmeyen hastaların değerlendirme ve tedavileri sırasında yaşamış oldukları bu problemler de göz önünde bulundurulmalıdır. İlaç ile kognitif Davranışçı yaklaşımlar tedavide kullanılan yöntemlerdir. Trikotillomani tedavisi için Davranışçı terapiyi ilk olarak Azrin ve arkadaşları, nevroz, habit ve tikler üzerine geliştirmiş oldukları alışkanlığı tersine çevirme eğitimini Trikotillomaniye uyarlayarak kullanmışlardır. Yapılan ilk kontrollü çalışmada Azrin ve ark. (1980) 34 farklı katılımcıya tersine çevirme eğitimi verdiler. Ardından kontrol grubu olarak kullandıkları olumsuz yaşantıları bulunan grubu birer seanslık ve yaklaşık iki saat süren tersine çevirme eğitimi ile karşılaştırdılar. Yapılan karşılaştırma sonucunda tersine çevirme eğitimi verilen grupta, kontrol grubuna oranla yolma davranışında azalma olduğu bildirilmiştir (1). Sonraki dönemlerde tersine çevirme eğitimi, alışkanlığa farkındalık kazandırma ile kendini izleme ve son olarak gevşeme egzersizleri de eklenerek bugünkü  halini almıştır. Kognitif davranışçı terapi yetişkinlerin yanı sıra çocuklarda da etkin bir biçimde kullanılabilmektedir.

Sonuç olarak Trikotillomani sanılanın aksine sık rastlanan ve hayatın tüm alanlarında bireyi engelleyen bir bozukluktur. Bu sebeple de erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Sağlıklı günlerde görüşmek üzere…

 

 

 

KAYNAKÇA

R. Konkan, Ö. Şenormancı, M. Z. Sungur; Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, Cilt: 21, Sayı: 3, 2011 / Bulletin of Clinical Psychopharmacology, Vol: 21, N.: 3, 2011 - www.psikofarmakoloji.org

Christenson GA, Pyle RL, Mitchell JE. Estimated lifetime of richotillomania in college students. J Clin psychiatry 1991; 52(10):415-17

Schlosser S, Black DW, BlumN, Goldstein RB. The demography, henomenology and family history of 22 persons with  compulsive hair-pulling. Ann Clin Psychiatry 1994;6(3):147-52.

Greenberg HR, Sarner CA. Trichotillomania: Symptom and syndrome.Arch Gen Psychiatry 1965;12:482-89

Moon-Fanelli AA, Dodman NH, O’sullivan RL. Veterinary models of compulsive self-grooming: paralells with trichotillomania. In Stein DJ, Christenson GA, Hollander E(Editors). Trichotillomania. Washington, DC:American sychiatricPress;1999.P.67

Swedo SE, Rapoport JL. Annotation: Trichotillomania. J Child Psychol Psychiatry 1991;32(3):401-09

Christenson GA,Mackenzie TB,Mitchell JE. Characteristics of 60 Adult chronic hair pullers.Am J Psychiatry 1991;148(3):365-70

Dimino-Emme L, Camisa C. Trichotillomania associated with the “Friar Tucksign” and nail-biting Cutis 1991;47(2):107-10.

 



Bu yazı 273 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI