Bugun...


Eda Selin ŞAHİN

facebook-paylas
ANNE-BABA TUTUMU
Tarih: 02-10-2020 22:52:00 Güncelleme: 02-10-2020 22:52:00


 

Çocuğun kişilik ve zekâ gelişimi üzerinde anne-babanın etkisi yadsınamaz bir gerçektir. Anne-baba tutumları, ebeveynlerin kendi bilinç-dışında oluşan ihtiyaçlarının birer yansımasıdır. Ebeveynlerin çocuklarına karşı sergilediği tutum ve davranışlar, aile içerisindeki iletişimin de temelini oluşturmaktadır. Anne-babası ile etkili ve nitelikli bir iletişim kuran çocuk, hemen her yönden olumlu olarak gelişim göstermektedir. Çocuk, anne-babasının kendisine göstermiş olduğu tutuma göre kendini ve dünyayı algılamaya başlayarak olaylar karşısında vereceği tepkileri belirler. Bu yazımızda anne-baba tutumlarına kısaca değinerek çocuklarda bıraktığı etkileri gözlemleyeceğiz. Anne-baba tutumları şu şekilde sınıflandırılmaktadır:

 

1- Baskıcı ve otoriter anne-baba tutumu:  Bu tutuma sahip olan anne-babalar, çocuklarının içinde bulunduğu gelişim döneminin üstünde beklentilerde bulunmaktadırlar. Çocuklarının kusursuz olmalarını beklemekte ve okul hayatında üstün başarı beklentisine girmektedirler. Bu tür ebeveynlere sahip olan çocuklar, beklenen davranışları gerçekleştirememekte ve sonuç olarak da kendilerine olan güvenleri azalmakta, kendilerini gerçekleştirmekte zorlanmaktadırlar. Otoriter anne-babalar, çocuklarına karşı sert ve kesin bir tavır içindedirler. Bu aile ortamlarında çocuklar, duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorlanırlar. Ebeveynler çocukları, koymuş oldukları çok sayıda katı kurallara uymaları için zorlar ve eğitimde sık sık cezaya başvururlar. Çocukları için her zaman gizil bir model olan anne-babalar, çocuklarını sık sık cezalandırdıkları takdirde çocukların da saldırgan davranışlar sergilemeleri olasılığı yüksektir. Otoriter aile ortamında yetiştirilen çocuklarda, anne-babaya karşı sevgi yoksunluğu, iletişim bozuklukları, uyum bozuklukları, yersiz korku ve kaygılara rastlanılmaktadır.

2- Aşırı hoşgörülü anne-baba tutumu: Bu tutuma sahip olan ebeveynler daha çok orta yaşın üstünde ve tek çocuğa sahiptirler. Çocuğa karşı yoğun sevgi gösterildiği, yaptırım ve kuralların yer almadığı, çocuğun isteklerine anında ulaşabildiği, daha çok “çocuk merkezli” anne-baba tutumudur.  Evin reisi konumunda olması gereken ebeveynler, tahtlarını çocuklarına kaptırmıştır. Bu durum çocuğun aileye karşı gösterdiği saygı ve sevgide azalmaya sebep olur. Aşırı hoşgörülü anne-baba tutumuyla yetişen çocuklar, kuralsız olarak yaşamaya alışmalarından ötürü sınırlarını kestiremez ve isteklerini erteleyemezler. İsteklerinin ertelendiği durumlarda hırçın tavırlar sergileyerek anne ve babayı tehdit edebilirler. Tüm istekleri anne-baba tarafından karşılanan çocuk, aynı durumu arkadaşları ve yakın çevresinden de beklemektedir. Bu sebeple de uyum problemleri yaşayabilmektedir. Her istediklerini elde etmeleri onların doyumsuz, eleştiri kabul etmeyen, kibirli ve sabırsız bireyler olmalarına sebep olur.

 

3- Dengesiz ve kararsız anne-baba tutumu: Anne-babanın birbirleriyle ayrı görüşlere sahip olmaları, ruhsal durumlarındaki değişiklikler, doğum sırası ve cinsiyet gibi faktörlerin sonucunda çocuklara eşit davranılmaması ile oluşan tutumdur. Bu tutuma sahip ebeveynlerden biri merhametli ve hoşgörülü iken diğeri ise sert ve otoriterdir. Bu tutumda anne-baba aynı davranışa farklı zamanlarda farklı tepkiler verebilirler. Örneğin, baba kızgın olduğu bir anda izin vermediği şeye, sakinken izin verebilir. Aşırı hoşgörü ve sert cezalandırma arasında gidip gelen ebeveyn tutumları, disiplinin uygulanacağı zamanı da belirsiz hale getirir. Bu sebeple de çocuk, hangi davranışın nerede ve ne zaman sergilenmesi gerektiğini kestiremez. Dengesiz ve kararsız anne-baba tutumuna sahip ebeveynlerin çocukları, kendilerini savunamaz, fikirlerini ifade edemez ve önce anne-babaya sonra da diğer insanlara güvenmemeyi öğrenirler; herkesten ve her şeyden şüphe eden, dengesiz ve kararsız yetişkinler olarak yaşamlarını sürdürürler.

 

4- Aşırı koruyucu anne-baba tutumu: Koruma, anne-baba için normal bir davranıştır fakat bu davranış, çocuğun kendini gerçekleştireceği faaliyetleri engelleyecek şekilde olduğunda zararlı hale gelir. Bu tutumu sergileyen ebeveynler çocuklarına karşı “bebekleştirme” davranışlarında bulunurlar. Çocuğun büyümesine izin verilmez ve bu sebeple çocuğun toplumsal gelişimi engellenir. Mevzubahis tutumla yetiştirilen çocuklarda bağımlı kişilik görülmektedir. Dış denetimin çok fazla olması sebebiyle çocuk, kendi başına karar vermede zorlanır. Böylece çocuğun bireyselleşme çabası da engellenmiş olur. Sürekli olarak ebeveynlerinin denetim ve kollamasını arayan çocuklar özgüvenleri zayıf, girişimcilik düzeyi düşük, sorumluluk almaktan kaçan, zayıf kişilikler sergileyen bireyler olabilmektedir.

 

5- Demokratik anne-baba tutumu: Bu tutuma sahip ebeveynler, çocuklarını desteklemesinin yanında sınırlarını belirlemeyi de ihmal etmez ve onların hareketlerini de kontrol eder. Ebeveyn ve çocuk arasında sıcak ve etkili bir iletişim söz konusudur. Çocuğuna karşı demokratik bir tutum benimseyen ebeveyn onun sosyal gelişimini olumlu yönde desteklemiş olur. Kurallar, paylaşma ve işbirliği esasına uygun olarak belirlenir. Böylece çocuk, hangi davranışının ne getireceğini bilerek sorumluluk sahibi bir birey olarak yetişir. “Koşulsuz sevgi” ve “empati” kavramlarının temelini oluşturduğu demokratik ailede çocuklar özgür bir biçimde fikirlerini beyan edebilirler. Böyle bir ortamda büyüyen çocuk, girişimci bir kimliğe sahip olarak yetişmesinin yanında özgüven kazanır ve sorumluluk sahibi olur.

 

6- Reddedici anne-baba tutumu: Bu tutumu sergileyen ebeveynler, çocuklarının yaptığı hiçbir davranışı beğenmez ve sürekli eleştiride bulunurlar. Farkında olmadan çocuklarına karşı sevgi göstermezler. Aile içerisinde çocuğun yapmış olduğu iyi davranışlardan daha çok kötü davranışlardan bahsedilir. Böyle bir ailede büyüyen çocuklarda olumlu benlik saygısı ve özgüven duygusu gelişmemektedir. Kaygılı ve güvensiz birer birey haline gelmektedirler. Bu sebeple de iletişim problemleri yaşayabilmektedirler. Aile içerisinde yeterli sevginin çocuğa verilmemesi sebebiyle ortaya çıkan duygusal açlık, çocuğun ebeveynine karşı itici bir tutum benimsemesine neden olur. 

 

7- Mükemmeliyetçi anne-baba tutumu: Mükemmeliyetçi anne-baba tutumuna sahip olan ebeveynler, kendi gerçekleştiremediklerini çocuklarının gerçekleştirmelerini isterler. Oldukça sağlıksız bir tutum olan mükemmeliyetçi anne-baba tutumu, çocuğun kendisini merkezde görerek büyümesine sebep olur. Bu da çocuk için gelecekte ikili ilişkilerinde ve sosyal çevresinde uyum problemleri yaşamasına neden olacaktır. Bu tutuma sahip ailede yetişen çocuklar, ağır nörotik gelişim göstermektedirler. Katı bir kişilik ve karakter yapısına sahip olurlar. Kendileriyle sürekli bir çatışma hali içerisinde olup kendilerini yapmış oldukları her işte en iyisi ve en mükemmeli olmak zorunda hissederler. İstedikleri başarıyı sağlayamadıkları zaman da hayal kırıklığına uğrar ve aşağılık duygusunun gelişmesine sebep olurlar.  Anne-babanın doyumsuzluğu, çocukta da doyumsuzluk oluşturmaktadır. Nerede durması gerektiğini bilmeyen çocuk, hayatındaki birçok şeyi başkalarının yapmasına izin verir.

 

8- Ayrımcılık yapan anne-baba tutumu: Ebeveynlerden birinin ya da her ikisinin birden ayrımcılık yapmadıklarını söylemelerine rağmen çocukları arasında ayrımcılık yapmaları ve sevdikleri çocuklarını, diğer çocuklarından ayırarak kayırmalarıdır. Bu durumda kayrılan ve dışlanan çocuklarda duygusal kırıklıklar oluşmaktadır. Kardeşler arasında iletişim bozuklukları ve düşmanca tavırlar görülmektedir.

 

9- Tutarsız anne-baba tutumu:  Bu tutuma sahip olan ailelerde anlık olarak yaşanan kavga ve mutluluklar vardır. Kurallara pek rastlanmayan tutarsız aile tutumunda çocuk için konulan bazı kuralların uygulanış şekli de belirsizdir. Bazen çok katı kurallar uygulanırken bazen de oldukça esnek davranılmaktadır.  Bu durum çocuklarda güvensizlik, kurallara itaatsizlik, kararsız ve silik bir karakter yapısı oluşmasına sebep olmaktadır.

Sonuç olarak bir çocuğu yetiştirirken ve onlara rol model olurken unutulmaması gereken şey, çocuğun ebeveynlerinden görmüş olduğu davranışları uygulayacak olduğu gerçeğidir. Ebeveynler olarak ne kadar demokratik, hoşgörülü, empatik bir tutum sergilenirse çocuk da ebeveynlerini rol alarak onlara benzer davranışlarda bulunacak ve gelecek yaşamlarında onlar gibi davranacaktır. Çocuğun ebeveynden farklı bir birey olduğu unutulmadan ona saygı göstererek, tutarlı davranarak, sabırlı olarak özgüveni ve girişimciliği yüksek, ruhsal anlamda sağlıklı bireyler yetiştirilebilir.

                                                                                                          

 

 

 

KAYNAKÇA

https://madalyonklinik.com/blog/anne-baba-tutumlari



Bu yazı 564 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI