Bugun...


Büşra KAHRAMAN

facebook-paylas
İNSANLIĞIN AYIBI: ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI
Tarih: 11-07-2019 10:27:00 Güncelleme: 11-07-2019 10:27:00


Günümüzde çocuklar birçok yönden ihmal ve istismar kurbanı olmaktadır. Bazı çocuklar yetersiz beslenme ve bakım nedeniyle hayatlarını kaybederken bazıları ise eğitim alma hakkından mazur bırakılmaktadır. Bu çocuklar uygulanan kötü muameleyle sebebiyle fiziksel ve duygusal açıdan yıpranmakta hatta cinsel istismar ve fuhuşa sürüklenme tehlikesiyle bırakılmaktadır.

Çocuk ihmal ve istismarının tarihsel geçmişine bakıldığında, bunun çağımıza özgü bir sorun olmadığı, çocukların farklı çağlarda ve farklı kültürlerde çeşitli yollarla kötü muameleye maruz kaldığı görülmektedir. Akrikalı kabilelerin daha güzel görünsün diye kızların boğazlarına, boyunlarını uzatan halkalar takmaları, Rusların yeni doğan bebekleri buzlu göle atıp dayanıklılıklarını arttırmak istemeleri, islamiyet öncesi kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesi ve klitoris sünneti buna örnek gösterilebilir.

Bu yazımızda günümüzün de en büyük ayıbı çocuk istismarına değineceğiz.

İSTİSMAR

Çocuğun büyüme ve gelişmesini her yönden olumsuz etkileyen istismarın; fiziksel, cinsel,  duygusal ve ekonomik olmak üzere dört boyutu bulunmaktadır.

Cinsel İstismar

Cinsel istismar psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış bir çocuğun kendisinden en az altı yaş büyük başka bir birey tarafından cinsel doyum amacıyla zorla, ikna edilerek kullanılması ya da başkasının bu amaç için kullanılmasına izin verilmesidir. Tecavüz, ensest, teşhircilik, çocuk pornografisi, cinsel temas, pornografik öğeler seyrettirme, çocukların yanında soyunma, uzayan ve aşırı yakınlık telkin eden biçimde öpme, okşama, cinsel muayeneye zorlamak cinsel istismar sınırlarına girmektedir.

Ne yazık ki bu eylemlerin %90’ı çocuğun tanıdığı biri tarafından gerçekleştirilmektedir.

Tanı ve teşhis

Çocuğun olayı anlatması, genital ve anal kanamalar, cinsel yolla bulaşan hastalıkların tespiti çocuğun cinsel istismara maruz kaldığını anlamada önemli bulgulardır. Cinsel istismarın her sosyoekonomik düzeyde görüldüğü tespit edilmiştir. Cinsel istismarı gerçekleştiren kişinin amacı çok zevk alıp olabildiğince az iz bırakmak olduğundan çocuğun genital ve anal muayenesinin ardından ağız muayenesi için diş hekiminden yardım alınmalıdır.

Cinsel istismar sonucu çocukta içe kapanma, korku tepkileri, fobi oluşumu, ilişki kurmada zorluk çekme ve uyku problemleri gösterebilir. Hasar ruhsal açıdan derin olacağından çocuğun terapi alması çok önemlidir. Erken yaşlarda maruz kalınan cinsel travmaların, depresyon, şizofreni, bipolar bozukluk gibi ruhsal ve nörolojik sendromların belirgin derecede arttığı bildirilmiştir. Bunların yanında çocuğun istismar sırasından öldüğü ya da travma sonrası ölüm olabildiği  göz ardı edilmemelidir.

Aile İçi Cinsel İstismar ‘Ensest’

Eski dilde günah, zina anlamına gelen şimdiki kullanımda ensest kavramı; hukuki , dini, ahlaki ve sağlık açısından evlenmesi yasak olan akrabalar arasındaki cinsel ilişkidir.

Ensest vakalara bakıldığında cinsel istismarı yapan kişinin, alkol ve uyuşturucu kullandığı, antisosyal davranışlar sergilediği gözlenmiştir.

SONUÇ ve ÖNERİLER

İstismarın önüne geçilebilmesi için öncelikle toplum çocuk hakları ve istismar konusunda bilinçlendirilmeli ve konunun önemi medya gibi ortamlarda ısrarla vurgulanmalıdır.

Çocuklara yaş ve gelişim düzeylerine uygun olarak cinsel istismar farkındalık eğitimleri verilmelidir. Özel bölgeleri için ‘hayır’ diyebilmesi öğretilmelidir. Çocuklara farklı konularda hayır deme becerisini kazandırmak, hayatın her alanında önemlidir. Çocuğu zorla öpmeye, sarılmaya çalışmamak, bedeninin ona ait olduğunu anlatmak, rahatsız olduğunda kendisine dokundurtmama hakkı olduğunu öğretmek, kendi bedensel sınırlarını algılayabilmesi açısından çocuğa yardımcı olmaktadır.

İstismar konusunda devlet politikaları geliştirilmeli gerekli yasal ve caydırıcı düzenlemeler yapılmalıdır.

En önemli konu istismar edilen çocuğun psikolojik durumudur. İstismara maruz kalmış çocuğa gerekli tıbbi ve psikolojik destek vakit kaybetmeden sağlanmalıdır. Ayrıca çocuğa her defasında travma yaşatmamak için mahkeme süresince mağdur çocukların sanıkla yüz yüze gelmeleri engellenmeli, yapılan görüşmeler uzmanlar tarafından gerçekleştirilmeli ve çocuk yönlendirme yapılmadan, yargılanmadan, korkutulmadan dinlenilmelidir.

Bir şekilde bu süreçleri atlatabilen çocuklarımız için elimizden geleni yapmalıyız. Bunları yaparken de hukuki yaptırımların en ağır ve caydırıcı şekilde desteğini görmek biraz olsun içimize su serper. Sokaklarda oyun oynaması, ödevlerini yapıp okula gitmesi gereken çocuklar ölüyorsa bu bütün insanlığın suçudur.

KAYNAKÇA

Taner Y. Gökler B. (2004), Çocuk istismarı ve ihmali: psikiyatrik yönleri, Hacettepe Tıp Dergisi

Kara B. ; Biçer Ü. Gökap A.S. /2004),  Çocuk istismarı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi

Eratay E. (2017), Disiplinler Arası İstismar ve İhmal (Ankara, Vize yayıncılık)

 



Bu yazı 83 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI