Bugun...


Belgin YALAVUZ

facebook-paylas
UMUDUNU KAYBETME
Tarih: 24-10-2019 23:54:00 Güncelleme: 24-10-2019 23:54:00


“Bir şeyi istiyorsan, peşini bırakma; git ve al, o kadar!”

  Umudunu Kaybetme; Gabriele Muccino'nun yönetmenliğinde olan Amerikan yapımı dram filmidir. Chris Gardner'ın gerçek yaşam hikayesini anlatan filmde Gardner'ı Will Smith etkileyici oyunculuğuyla canlandırmıştır. Film, kemik yoğunluğu tarayıcısı satarak geçimini sağlayan Chris’in eşine ve 5 yaşındaki oğlu Christopher’a bakmak için rekabetçi ve zor hayat şartlarına rağmen umudunu yitirmeden nasıl çabaladığını anlatmaktadır. İnsan, hayatın her anında ve alanında umut arayışında olan bir varlıktır. Yaşam amacımız olan umutlarımız sayesinde hayata tutunur ve yine umutlarımız sayesinde hedeflerimizi gerçekleştirebiliriz. Kişinin başarılı olmasındaki en önemli unsurun inanmak ve şartlar nasıl olursa olsun umut etmek olduğunu biz izleyiciye geçiren bu film  aynı zamanda içinizdeki umudu görmenizi de sağlayacak.
   Chris, San Francisco’da eşi ve oğlu ile birlikte yaşamaktadır. Evini pahalı ve artık çok revaçta olmayan kemik yoğunluğu tarayıcısı ürünlerinin satışı ile geçindirmektedir. Maddi kazanç sağlamak için farklı alanlara yönelen Chris bir yöneticiyi  rubik küpünü çözerek etkiler ve bu yönetici sayesinde bir şirkete stajyer broker olarak alınma şansını yakalar. 6 ayın sonunda seçilmiş 20 stajyerden biri broker olarak işe alınacak ve bu süre içinde bir kazançları olmayacaktır. Stajyerliğini heyecanla eşine söylediğinde ise Linda umutsuz bir şekilde satıcılıktan stajyerliğe gerilediğini söyleyerek ona inanmadığını belli eder. Son zamanlarda vergi faturalarını ve ev kirasını ödeyememesi, satış yapamaması gibi durumların üst üste gelmesi zayıf karakterli eşi  Linda’yı çok yıpratır ve evi terk eder. Linda, Chris’e artık içindeki umudun tamamen bittiğini, eğer onun içinde hala bir umut varsa da umurunda olmadığını söyler ve gider. Chris stajyerlik, satıcılık gibi işlerinin yanında oğlu Christopher’un da tüm sorumluluğunu alır, ona hem anne hem baba olur. Oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, bir tren istasyonunun tuvaleti gibi geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar. Bütün bu aksiliklere rağmen Chris, var gücüyle çalışır ve mücadele etmekten asla vazgeçmez. Ne kadar yoğun olursa olsun babalık görevini yerine getirmeye devam eder oğluna sevgiyle bakar. Zaten Christopher da babasının çabalarını görmezden gelmeyerek yetişkin olan annesinden daha olgun bir tutumla babasına sonuna kadar güvenir ve onu destekler. Sonuç olarak Chris çok çalıştı, mücadele etti, her türlü engele göğüs gerdi, hayal etti, emek verdi, inandı ve başardı.
   Hedefi olmayan bir gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez demiş Montaigne. Yani hiçbir başarı tesadüf değildir. Eğer ortada bir başarı varsa emek, azim, gayret, sabır, fedakarlık ve umut da var demektir. Bu yüzden insan yaşamının hangi evresinde olursa olsun kendisini asla amaçsız bırakmamalı her zaman hayatına yön vereceği hedefler koymalıdır. Aksi takdirde kendine bir yol çizmeyen insan kurumuş yaprak misali rüzgarda savrulmaya mahkumdur. Yürünecek yol belli olduktan sonra ise yapılacak iki şey vardır; o yolun sonunu göreceğine inanmak ve harekete geçmek…



Bu yazı 204 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI