Bugun...


Av.Doç.Dr. Yavuz ERDOĞAN

facebook-paylas
CEZA HUKUKUNDA UZLAŞTIRMA KURUMUNUN ÇOCUKLARA UYGULANMASI
Tarih: 07-01-2020 15:42:00 Güncelleme: 07-01-2020 15:42:00


Açıklamalarımıza başlamadan önce önemle belirtelim ki çocuklar sadece suçun faili olarak değil, suçun mağduru olarak da karşımıza çıkmaktadır. Çocuk Koruma Kanunu’nda (ÇKK) suçun mağduru olan / suçtan zarar gören çocuğa “korunmaya muhtaç çocuk” (KMÇ) denilirken; suçun faili olan çocuklara da “suça sürüklenen çocuk” (SSÇ) denilmiştir (madde (m.) 3). 

Geleneksel ceza adalet sisteminin, yani soruşturma ve kovuşturma yapıp sonrasında da faili cezaevine kapatarak özgürlükten yoksun bırakma sisteminin SSÇ’lara uygulanması halinde çocuklar yetişkinlere göre çok daha olumsuz etkilenmektedir. Hatta öyle ki cezaevine kapatma halinde, cezalandırmadaki ıslah/terbiye amacı da pek çok zaman gerçekleşmemektedir.  

Ceza hukuku sorununun diğer tarafında yer alan KMÇ’lar ise savcı ve hâkimle muhatap oldukça, adli işlemlerle karşılaştıkça psikolojik olarak mağdur edildiği olaydan çok daha fazla etkilenmekte ve olayın etkisi tam bir psikolojik tramvaya dönüşebilmektedir. 

İşte ceza soruşturma, kovuşturma ve infazının çocuklarda yaratacağı negatif etkilerin önlenebilmesi bakımından onarıcı adalet uygulamaları ortaya çıkmıştır. Bu durum sadece ulusal hukukları değil uluslararası hukuku da derinden etkilemiştir. Örneğin Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 13. maddesinde “uyuşmazlıkları önlemek veya çözmek ya da adli bir merci önünde çocukları ilgilendiren davaları önlemek için, taraflar, uzlaştırma ve diğer uyuşmazlık çözüm usullerine başvurulmasını ve taraflarca kararlaştırılan uygun durumlarda, bir anlaşmaya varmak için bu gibi usullerin kullanılmasını teşvik ederler” şeklinde açıklama yapılarak çocuklarda onarıcı adalet uygulamaları önerilmiştir. Benzer şekilde Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 40. maddesinde de çocuklar için onarıcı adalet kurumunun tatbiki tavsiye edilmiştir. 

Uluslararası alanda tavsiye edilen onarıcı adalet modelinin Türk ceza hukukuna yansıması uzlaştırma kurumu olmuştur.  

Uzlaşma ve uzlaştırma kavramları Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Buradaki tanıma göre ceza hukuku alanında oluşan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığın taraflarının kendi aralarında anlaşarak uyuşmazlığı çözmelerine “uzlaşma” denilmektedir. Şayet yaşanan bu sorun araya giren tarafsız, üçüncü bir kişinin aracılığıyla çözülüyorsa buna da “uzlaştırma” denilmektedir. Bu noktada araya giren tarafsız üçüncü kişi ise “uzlaştırmacı” olarak isimlendirilmiştir. 

Peki her suç için uzlaştırma kurumu tatbik edilebilecek midir? Bu sorunun cevabı tabii ki hayırdır. SSÇ’ların işlediği bir suçun uzlaştırma kapsamında olabilmesi için 

İşlenen suçun cezasının üst sınırı en fazla üç yıl veya daha az hapis cezası ya da adli para cezası olmalıdır  

Suçun mağduru gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olmalıdır (yani kamu tüzel kişilerine karşı işlenen suçlarda uygulanamaz) 

İşlenen suç (şikayete bağlı olsa dahi) cinsel suçlardan biri olmamalıdır. 

Ayrıca ve önemle belirtelim ki SSÇ aynı mağdura karşı uzlaştırma kapsamında bir suç ile birlikte uzlaştırma kapsamında olmayan bir suç işlerse, bu suçlar ayrılamaz ve uzlaştırmaya tabi suç bakımından da uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. 

Uzlaştırma kurumunun tatbikinde uzlaştırmacı, tarafların arasını bularak onları ortak bir noktaya getirmeye çalışmaktadır. Bu durumda uzlaştırma kurumunun tatbikinde tarafların gönüllü ve fedakâr davranmaları gerekecektir. Ancak tarafların bu fedakârlıklarının özgür iradeye dayanmasının gerektiği de şüphesizdir.  

Özgür irade söz konusu olunca bu kez de çocukların tek başlarına uzlaştırma kararı verip veremeyeceği, uzlaştırma müzakerelerini yapıp yapamayacağı sorunu karşımıza çıkmaktadır. Ceza hukuku bakımından çocuk denilince 18 yaşını doldurmamış olan herkes ifade edilmekte ise de, medeni hukuk ilkeleri bakımından bakıldığında 15 yaşını doldurmuş kişilerin kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanabilecekleri kabul edilmiştir. Bu durumda SSÇ ve KMÇ’lar bakımından ayrım yaparak ayrıca değerlendirme yapılması yerinde olacaktır. 

KMÇ 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamışsa şikayet hakkını bizzat kullanabilecek ise de, uzlaştırma teklifi kendisine yapılmamalı, yasal temsilcisine yapılmalı; müzakereler de yasal temsilciyle yürütülmelidir. 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise uzlaştırma teklifi de, müzakerelerde yasal temsilciyle yapılmalıdır. 15 yaşını doldurmamış çocuklarda şikâyet hakkını da yasal temsilci kullanmalıdır.  

SSÇ bakımından baktığımızda ise 18 yaşını doldurmamış tüm SSÇ’larda uzlaştırma teklifi yasal temsilciye yapılmalı, müzakerelerde bu temsilciyle yürütülmelidir. Doktrinde ayırt etme gücü bulunan (yani 15 yaşını doldurmuş 18 yaşını doldurmamış) SSÇ’lar bakımından edimin konusu maddi bir yükümlülük getirmeyecekse (örneğin özür dilemenin yeterli görülmesi) uzlaştırma teklifinin bu çocuğa da yapılabileceği belirtilmiştir. Kanaatimizce özür dileme gibi maddi edimsiz ve hatta tamamen edimsiz uzlaştırmalarda dahi SSÇ eylemin sorumluluğunu kabul etmiş olacaktır. Bu nedenle SSÇ bakımından bu şekilde bir ayrım yapılmasını yerinde görmüyoruz. Kaldı ki Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253. maddesinde de açıkça reşit olamayan SSÇ’larda teklifin bizzat kendisine değil yasal temsilciye yapılacağı belirtilmiştir. Emredici bu hükmün aksine davranışta bulunmak hukuka aykırı davranışta bulunmak anlamına gelecektir. 

Uzlaştırma kurumuyla KMÇ’ların haklarına bir an evvel kavuşması, zararlarının bir an evvel giderilmesi sağlanmaktadır. Bu noktada gerçek zararın belirlenmesi için de çocukların yasal temsilcilerinin sürece katılması gerekecektir.  

Son olarak ülkemiz uygulamasında uzlaştırma yönteminin çocuklarda onarıcı etkisini artırmak için neler yapabiliriz, buna ilişkin tavsiyelerimizi de aşağıda sunuyoruz: 

Çocuklarda suçun etkilerini konuşmak, zararın tazmininden önce gelmelidir. Diğer bir deyişle, SSÇ ile KMÇ’ların yüz yüze konuşabilmesi sağlanmalıdır. Zira böylelikle KMÇ suçtan nasıl etkilendiğini anlatabilecek; ayrıca failin bir öcü olmadığını, onun da bir insan olduğunu görebilecek, hissedebilecektir. Buna karşılık SSÇ’da yaptığı eylemin etkilerini bizzat görecek, böylelikle sonraki davranışlarını ona göre düzenleyebilecektir. Ancak bu noktada SSÇ ya da KMÇ’un psikolojik yapısına göre dikkatli davranmada fayda vardır. Onları yüzleştirmek yeni olaylara ya da travmalara sebep olabilecekse kesinlikle yüz yüze getirilmemelidirler. Bu nedenle uzlaştırmacı yüz yüze getirmeden önce çocuklarla ayrı ayrı görüşüp suçun onlarda yaptığı etkiyi ve çocukların psikolojik yapısını iyi analiz etmelidir. 

Müzakereler sırasında aceleci davranılmamalı, çocukların ihtiyaç duyduğu zaman kendilerine verilmelidir. 

SSÇ ile mağdurun yüz yüze konuşmaları sırasında sadece yasal temsilcilerin değil, bu çocukların yanlarında bulunmasını istediği başkaca güvendiği kişiler varsa onların da müzakerelerde hazır bulunması sağlanmalıdır. Ancak bu noktada önemle belirtelim ki, CMK sisteminde müzakerelere katılabilecek kişiler açıkça belirtilmiştir. Bu kişilerin dışındaki kimselerin müzakerelere katılması hiçbir şekilde mümkün değildir. Bu nedenle buradaki düşüncemiz bir temenni olmaktan öteye geçmemektedir. Kanaatimizce CMK’da değişiklik yapılarak çocukların yanında olmasını istediği herkesin uzlaştırma müzakerelerinde çocuğun yanında bulunması sağlanmalıdır. 

Ceza hukuku uyuşmazlığının gerek sebebi gerekse sonuçları bakımından çocuklar üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri dikkate alan kanun koyucu, uzlaştırmayla çözülen olaylarda dahi uzlaştırma hükümlerinin yanı sıra ÇKK hükümlerinin de tatbik edilebileceğini açıkça düzenlemiştir. Bu nedenle ihtiyaç duyulan hallerde, uzlaştırma kurumu başarıyla uygulansa dahi,  ÇKK’daki tedbirlere başvurulmalıdır.  

Uzlaştırmacı müzakereler sırasında kendi düşüncelerini çocuklara empoze etmeye çalışmamalı, hiçbir dayatmada bulunmamalıdır. 

 

 



Bu yazı 850 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI