Bugun...


Ahmed Furkan TEKİN

facebook-paylas
Viktor Frankl ve Acun Ilıcalı
Tarih: 26-08-2020 21:14:00 Güncelleme: 26-08-2020 21:14:00


Gençliğinin baharında olan insanlar ileride sürecekleri hayatlarını planlarken kendilerine birilerini örnek alırlar ve onların izinden gitmeye karar çalışırlar. Bazıları bunu çok iyi bir şekilde yapabilir hatta o kadar iyi yaparlar ki artık hayatta bir özgünlükleri kalmaz fakat bazıları ise sadece daha iyi bir hayat için bu kişilerin hayatlarındaki yaşamış oldukları olayları ve bunlara karşı verdikleri tepkileri inceleyip başlarına benzer şeyler gelebilmeleri halinde neler yapabileceklerini planlarlar.

İşte bu yazı size bu konuda yardımcı olmak için yazıldı. Bunu okuyan her kimseniz ülkemizin geçtiği bu zor günlerde sizde zor bir hayat yaşıyorsanız size bir parça ilham kaynağı olması açısından yazıldı keyifli okumalar.

Başlığın ilk kısmıyla başlayalım Viktor Frankl. Eğer Psikoloji/PDR öğrencisi değilseniz Viktor Frankl ismiyle karşılaşmamanız çok önemli bir konu değil ama Psikoloji/PDR öğrencisi olarak bu ismi duymadıysanız kendisini mutlaka araştırmanız gerekiyor. Ben size genel kültür bilgisi açısından Viktor Frankl ile alakalı birkaç bilgi vermek isterim ama lütfen bu ismi not alıp araştırmayı unutmayın.

Viktor Frankl: 26 Mart 1905 yılında Viyana’da dünyaya geldi ve Viyana’da Psikiyatri eğitimini almıştır. 1928 yılında gençlik danışma merkezini kurmuştur. 1938 yılına kadar ise bu kurumun yönetimini üstlenmiştir. Güzel giden hayatı bütün Avrupa’yı o dönem kasıp kavuran 2. Dünya Savaşı etkisini göstermiş ve 1942-1945 yılları arasında  Auschwitz ve Dachau’daki Nazi toplama kamplarında yaşamıştır. Avrupa tarihi açısından acılı geçen bu süreç elbette Viktor Frankl’ı ve ailesini de etkilemiştir. Bu süreçte Avusturyalı Psikiyatr annesini, babasını eşini ve çocuğunu kaybetmiştir. Toplama kamplarında geçirdiği üç yıl içerisinde ailesini, eşini ve işini kaybetmiş bir adam. Her şey ne kadar kasvetli ve karanlık geliyor değil mi? Fakat bu anlattığım sonuna kadar gerçek.

Toplama kampında kendi çektiği acılar ve başkalarının çektiği acılar Frankl’ın hayatta kalabilmesi için bir çıkış noktası oldu. Yapmış olduğu gözlemler sonucunda neden yaşaması gerektiğini ve bu kamptan neden çıkmak istediğine yönelik düşünmeye başlamıştır. Frankl’ın toplama kamplarında yaşamaya devam etmesini sağlayan yegane şey karısına duyduğu yoğun aşk duygusuydu. İlerleyen dönemde bu noktayı bir çıkış noktası olarak alan Frankl bu sayede “Logoterapi” adını vermiş olduğu terapi yöntemini bulmasına neden olmuştur. Logoterapien kısa haliyle insanın hayatında yaşamaya değer bir anlam katmasıdır. Ayrıca Viktor Frankl toplama kamplarında geçen üç yılın sonunda yaşadıklarını kitaplaştırdı. “İnsanın Anlam Arayışı” Frankl’ın yaşadıklarını anlattığı ve dünyada 30’dan fazla dile çevrilmiş kitabının adıdır. Eğer hala okumadıysanız bu kitabı en kısa sürede okumanızı tavsiye ederim.

Gelelim başlıkta herkesin bildiği isme yani Acun Ilıcalıya. Herkes onu yapmış olduğu programlarla özellikle şu dönem en bilineni olan Survivor programının yapımcılığıyla/sunuculuğuyla ve satın almış olduğu kanalla tanımakta. Türkiye’nin en ünlü ismi Acun Ilıcalı. Peki, siz bu ünlü adamı gerçekten ne kadar tanıyorsunuz? Gelin Acun Ilıcalı’nın hayatından bir kesit anlatayım size. Şimdinin medya patronu bir zamanlar hayatında dibe vurduğu çok korkunç bir dönem geçirdi. 16 yaşında dedesini ve babaannesini trafik kazasında kaybetti. 19 yaşında evlendi, 20 yaşında anne ve babasını yine trafik kazasında kaybetti. 21 yaşında üniversiteyi bıraktı ve 22 yaşında iflas etti. 23 yaşında yapmış olduğu motosiklet kazasında arkadaşı vefat etti. Tam bir yıl boyunca evinden dışarı adım atmadığı bir dönem yaşadı. Ne kadar yoğun ve acılı bir gençlik dönemi değil mi? Fakat onu bulunduğu bu zorlu ve acılı süreçten çıkaran hayatı boyunca içinde taşıdığı futbol aşkıydı. Tıpkı Viktor Frankl’ın 3 yıl boyunca çeşitli toplama kamplarında ölümle iç içe yaşarken eşine duyduğu aşk sayesinde hayattan vazgeçmemeyi başarması gibi Acun Ilıcalı da bu yoğun dönemde hayata tutunmayı başardı, çektiği acılara rağmen hayatına devam etmeyi başardı.

Bu yazımda size iki ayrı insanın iki ayrı hikayesini anlatmak istedim. İsimleri, ülkeleri kısacası çektikleri acılar dışında her şeyleri bambaşka olan iki insanın hikâyesinden bahsettim. Bu yazımdaki amaç zor süreçlerden geçen insanların hayatlarına bir ilham vermekti. Umarım bu ilhamı alıp hayatınıza en güzel şekilde devam etmeyi başarabilirsiniz.



Bu yazı 848 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI