X 20
Bugun...



KOHLBERG AHLAK GELİŞİM TEORİSİ

Kohlberg, ahlaki gelişimde zihinsel etkenler üzerinde önemle durmuş ve gelişim kavramını buna göre tanımlamıştır.

facebook-paylas
Güncelleme: 30-04-2020 22:17:46 Tarih: 30-04-2020 21:16

KOHLBERG AHLAK GELİŞİM TEORİSİ

Kohlberg, ahlaki gelişimde zihinsel etkenler üzerinde önemle durmuş ve gelişim kavramını buna göre tanımlamıştır. Kohlberg’e göre bilişsel bir yetenek olan ahlak, bireyin kendisinin belirlediği ve aynı zamanda evrensel ilkelerle örtüşebilecek düzeydeki ilkelere göre yargıda bulunması, kararlar alması ve bu doğrultuda da davranabilmesi yeteneğidir. Kohlberg. gelişim sürecinin bir dine ya da dinsizliğe de bağlı olmadığını belirlemiştir. Kohlberg’e göre bütün kültürlerdeki insanlar adalet, eşitlik, sevgi, saygı, otorite gibi aynı temel ahlaki kavramları kullanırlar.

 

Kohlberg çocuk ve yetişkinlerin, belirli durumlarda davranışlarını yöneten kuralları nasıl yorumladıklarını incelemiştir. Kohlberg, araştırmasını, çocuklara ve yetişkinlere, ahlaki ikilemleri kapsayan belirli durumlar vererek, onlara bu durumlarda nasıl tepkide bulunacaklarını sorarak yürütmüştür. Kohlberg, aldığı cevapları sınıflayarak, insanların altı yargı aşaması geçirdiklerini belirtmektedir. Bu altı aşama ise, “Gelenek öncesi düzey”, “Geleneksel düzey”, “Gelenek sonrası düzey” olmak üzere üç ana evreden meydana gelmektedir.

 

1.GELENEK ÖNCESİ DÜZEY

Bu düzey çocuğun, iyi kötü, doğru yanlış konusundaki yargıları, kendisinin yakınında bulunan ve fiziksel üstünlüğe sahip, genellikle anne baba gibi otorite kaynaklarına dayanır. Çocuk doğru ya da yanlış olanı yargılarken dışsal ölçütler kullanır, çocuğun eylemlerinin doğru ya da yanlış oluşunu belirleyen en önemli unsur bu eylemlerin sonuçlarıdır. Bu düzeydeki çocuklar, insan yaşamının değerini sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayacak bir araç olarak görürler ve kendi ihtiyaçlarını ön planda tutarak, bu ihtiyaçlarını tatmine yönelirler.

 

a.Ceza-itaat dönemi (4-5 YAŞ)

Bu evrede davranışın sonucunda doğruluk ve yanlışlığına bakılır, çocuk eğer ahlaki olarak hata yapmışsa cezalı, doğru olanı yapmışsa değildir. Olayın gerisindeki neden önemli değildir. Birinci evre son derece ilkel özellikler taşır. Çocuk bütün sorunlara fiziki cezalarla çözüm arar.  Zıddı olan doğru davranış düşüncesi de ödül getirir kanısındadır. Çocuklar bu evrede, kendilerini henüz bir toplumun üyesi olarak algılayamazlar ve ahlakı, kendilerinin dışında bir olgu olarak görürler. Kohlberg’e göre bu evrede otorite, fizyolojik bakımdan güçlü görülmekte ve dolayısıyla bu erişilmez gücün oluşturduğu sabit ve durağan kurallar dizisine, sorgusuz sualsiz zorunlu bir itaat görülmektedir.

 

b.Çıkara dayalı alışveriş(araçsal ilişkiler) dönemi (6-9 YAŞ)

Bu evrede kurallara, ihtiyacı karşıladığı sürece uyulur. Bu dönemde “doğru” olan şey, diğer insanların ihtiyaçlarını da dikkate alan, somut ve karşılıklı adil alışveriştir..Çocukların kendi ihtiyaç ve isteklerinin karşılanması oldukça önemlidir. Bu aşamada “iyilik ya da kötülüklerin karşılıklı eşit paylaşımı”  temel ahlak anlayışıdır. Çocuklar bu dönemde diğer insanların da ilgilerinin farkına varırlar. Ancak, ahlakî yargıda bulunacaklarında , başkalarının ihtiyaçlarını dikkate almanın yanısıra öncelikli olarak kendilerinin ihtiyaçları ile ilgilidirler.Bu evrede çocuk, otoritenin de hata yapabileceğini somut olarak kavramaya başlar. Böylece, otoritenin aslında daha önce düşündüğü gibi güçlü olmadığını anlamaya başlayarak , topluma karşı yeni bir bakış açısı kazanır. Ancak, bu evrede düşünce hala somut seviyededir.

 

2.GELENEKSEL DÜZEY

Bu düzeydeki birey, gelenek öncesi düzeyin ben merkezli  bakış açısından, grup değerlerini ve kurallarını bilişsel açıdan tanıma düzeyine geçiş yapar. Birey, kişiler arası ilişkilerini iyi kurma eğilimindedir .Geleneksel düzeydeki kişiler için; aile, grup ve diğer insanların beklentileri her şeyden önemlidir. Bu beklentiler sonuçları düşünülmeden kabul edilir. Sosyal düzeni destekleme ve sadakat önemlidir. Kendi ihtiyaçları bazen grubun ihtiyaçlarına kıyasla ikinci plandadır. Bu düzeye geçişte en önemli bilişsel farklılık, rol alma ya da empati kurma becerisinin oluşup gelişmesidir. Bu düzeyde birey kendisini, düşünce düzeyinde bir başkasının yerine koyar ve olaylara onun bakış açısı ile bakar.

 

a.Kişilerarası Uyum Dönemi (10-15 YAŞ)

Bu evrede kişiler arası uyum ya da iyi davranış başkalarını hoşnut kılan, onlara yardım eden ve onlar tarafından beğenilen davranıştır. Akran gruplarıyla işbirliği gözlenir. İyi davranış, başkalarına yardım etmek ya da onları mutlu etmektir. Benmerkezciliğin azalması ve somut işlemler dönemine girilmesiyle, olaylara başkaları açısından bakabilme özelliği kazanılır. Ahlakî yargılarda başkalarının hissettikleri de dikkate alınır. Ancak yapılan davranışlar sadece ceza almamak için değil, aynı zamanda başkalarını mutlu etmek için yapılmaya çalışılır.Bu dönemde davranışlar, ilk defa niyete göre değerlendirilmeye başlanır. İkinci evredeki “mutlak eşitlik”, yerini “adalet” anlayışına bırakır böylece üçüncü evredeki bir birey, hem kendi gözünde, hem de başkalarının gözünde iyi bir insan olma ihtiyacı hisseder.

 

b.Kanun ve Düzen Dönemi (15-18 YAŞ)

Bu dönemde yasa ve kural yönelimi vardır. Otoriteye ve kurallara uyma ve toplumun isteklerini yerine getirme yönelimi başlamıştır. Kurallara uymanın nedeni, toplumsal sistemin korunmasıdır. Bu dönemdeki birey için doğru davranmak demek, toplumsal düzeni korumak, toplumun ve grubun refahı doğrultusunda davranmaktır. Bu dönemde doğru davranış, otoriteye ve sosyal düzene uygun olarak kişinin görevini yerine getirmesi olarak düşünülür. Kanunlar sorgulamaksızın izlenir. Kanunlara uymayanlar asla onaylanmaz.

 

3.GELENEK SONRASI DÜZEY

Bu düzeyde insan yaşamı, kutsal ve evrensel bir doğru olarak algılanır ve insan haklarının gözetildiği evrensel değerler benimsenir. Ahlakî otonomiyi geliştirmiş olan birey, toplumun kurallarını anlar ve kabul eder. Böylece kuralların oluşturduğu genel ilkeler birey tarafından yapılandırılabilir, kavranabilir ve gerektiğinde ilkelere bağlı olarak kuralları değiştirmeye çaba harcanarak daha iyi bir toplum oluşturulabilecek ilke ve değerlerle ilgilenilmeye başlanır.

 

a. Sosyal Sözleşme (anlaşma) dönemi (18-20 YAŞ)

Bu aşamada kanunların kullanımı ve bireysel haklar, eleştirici bir şekilde incelenir. Toplumun kanunları ve değerlerinin göreli ve topluma özgü olduğu kabul edilmektedir. Bu evredeki birey için doğru olan davranış, insanların farklı düşünce ve değerlere sahip olduğunu bilme, bu göreceli değerleri, çoğunluğun görüşüne ters düşse bile korumaktır. Bununla birlikte, bu temel haklara herhangi bir müdahale olduğu takdirde, demokratik süreçleri işleterek hakların tekrar kazanılmasını sağlamak önemlidir. Bu evredeki bireyin, toplumun üstünde bir bakış açısı vardır. Kanunlar, sosyal düzeni korumak, temel yaşama ve özgürlük haklarını güvence altına almak için gerekli görülür. Kanunlara, çoğunluğun haklarını koruyacağı ve herkesin refahı için uyulur. Eğer kişinin ihtiyaçları ile toplumsal kanunlar arasında bir çatışma ortaya çıkarsa, adaletli olmayan yasalara boyun eğme yerine, bunları değiştirmeye çalışma doğru kabul edilir.

 

b.Evrensel Ahlaki İlkeler Dönemi  (20 YAŞ VE ÜZERİ)

Bu evrede hayatın değeri, her türlü kişiler arası ilişkiden ötede, zorunluluk olarak kabul edilir, evrensel etik ilkelerine yönelim vardır. Söz konusu hayatın değeri olduğunda bunun kime ait olduğu, ne tür bir ilişki, yakınlık veya sözleşme çerçevesinde olduğu önemli değildir.Beşinci evredeki birey sosyal çıkarlarını düşünürken, altıncı evredeki bireyin düşüncesinde, mantıki bir kavrayış, evrensellik ve tutarlılık vardır. Altıncı evredeki birey, insanların sonlu varlıklar olduğunu ve onlara, bu gerçek bağlamında davranılması gerektiğini düşünür. Bu evredeki bireylerin sahip olduğu ahlakî inançlar, çoğu zaman toplumdaki çoğunluk tarafından kabul edilen sosyal düzenle çatışma halindedir.

 

Kohlberg’in bahsedilen bu ahlakî gelişim evreleri bazı niteliksel özellikler gösterdiğini söylemek mümkündür: Gelişim evreleri adım adım birbirini izlemektedir. Örneğin, ikinci evrenin bencil bireyi dördüncü evreye atlayamamaktadır. Bilişsel gelişim ahlakî gelişim için gerekli, ancak yeterli değildir.




Kaynak: https://pedagojidernegi.com/wp-content/uploads/2017/10/%C3%87ocu%C4%9Fun-Ahlaki-Geli%C5%9Fimi.pdf

Editör: Simay Yaren Akbaş

Bu haber 166 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI