Bugun...



KENDİLİK BOZUKLUKLARI

Kohut (1977) kendilik bozukluklarını beş psikopatoloji boyutunda inceler: Psikozlar, sınır durumlar, şizoid ve paranoid kişilikler, narsisistik davranış bozukluğu ve narsistik kişilik bozukluğu.

facebook-paylas
Güncelleme: 02-01-2020 22:15:41 Tarih: 02-01-2020 21:37

KENDİLİK BOZUKLUKLARI

KENDİLİK BOZUKLUKLARI

 

Kohut (1977) kendilik bozukluklarını beş psikopatoloji boyutunda inceler: Psikozlar, sınır durumlar, şizoid ve paranoid kişilikler, narsisistik davranış bozukluğu ve narsistik kişilik bozukluğu. Kohut’a göre gerek narsisistik davranış bozukluğunda gerekse narsistik kişilik bozukluğunda kendilikte zayıflama söz konusudur. Ancak narsistik kişilik bozukluğunda kendilik bozukluğu daha ağır düzeydedir. Narsistik davranış bozukluğu olan bireylerde cinsel sapkınlık (perversion), madde bağımlılığı ve suça yönelik davranışlar şeklinde belirtiler görülebilirken, narsisistik kişilik bozukluğunda hipokondriyazis, depresyon, kırıcı tutumlar karşısında aşırı duyarlılık ve heves kaybı öne çıkan belirtilerdir.

 

Tolpin ve Kohut’a (1979) göre psikozlar, sınır durumlar, şizoid ve paranoid kişilikler analiz edilemezler. Çünkü, bu hastalarda çocuksu çekirdek kendilik onarılmaz bir şekilde zedelenmiştir. Gerek narsistik kişilik bozukluğu gerekse narsistik davranış bozukluğu olan hastalar ise kendilik nesnesi aktarımı geliştirebildiklerinden analiz edilebilirler.

 

Kendilik Bozukluklarında Psikopatoloji

 

Kendilik nesnelerinin tutumlarındaki farklılıklara dayanarak, kendilik patolojisi sendromları yeterince uyarılmamış kendilik (understimulated self), parçalanan kendilik (fragmenting self), aşırı uyarılmış kendilik (overstimulated self) ve aşırı yüklenmiş kendilik (overburdened self) olmak üzere dört grupta sınıflandırılmıştır. Tanımlanan kendilik patolojisi sendromlarında, farklı tiplere ait deneyimler karışım halinde bulunabildiği gibi, bir kişi farklı zamanlarda, farklı patolojik durumları yaşayabilmektedir (Kohut ve Wolf 1986).

 

Yeterince uyarılmamış kendiliği olan bireylerin, çocukluklarında kendilik nesnelerinin uyarıcı cevapları eksik kalmıştır. Bu kişilerde canlılık eksiktir. Kendilerini sıkıcı ve duygusuz olarak görürler ve başkaları tarafından da aynı şekilde algılanırlar. Çocuklukta başını vurma, daha geç çocuklukta zorlantılı (compulsive) masturbasyon ve ergenlik döneminde haddinden fazla cesaret gerektiren etkinliklere yönelme şeklinde belirtilere rastlanabilir. Erişkinlikte ise cinsel alanda, rastgele cinsel etkinlikler ve çeşitli sapkınlıklar; cinsel olmayan alanda ise kumar oynama, alkol/madde kullanımının eşlik ettiği uyarılma ve aşırı sosyallikle karakterize bir yaşam biçimi görülebilir. Analist bu etkinliklerin savunucu cephesine ulaşabilirse “boşluk depresyonu” ile karşılaşacaktır. Kohut (1977) kendilikte yaşanan yoksunluğu, “boşluk depresyonu” olarak nitelendirir. Morrison’a (1986) göre, kendilik nesnelerinin yanıtlarındaki yetersizliğe bağlı olarak, ihtirasların, hedeflerin ve ülkülerin gelişemediği durumlarda boşluk depresyonu yaşanmaktadır.

 

Klinik olarak boşluk depresyonu, kişinin kendisini boşluk, yoksunluk ve ümitsizlik içinde algıladığı bir durumdur. Bu bakımdan, yapısal bir çatışmaya bağlı olan suçluluk depresyonundan ayrılır (Tolpin ve Kohut 1979). Parçalanan kendilikte, çocuklukta kendilik nesnelerinin, gelişmekte olan kendiliği bütünleştirmeye yönelik yanıtları eksik kalmıştır. Hafif derecede ve kısa süreli kırılma parçalanma durumları hemen herkeste olabilir. Oysa narsistik kişilik bozukluğu olan hastalar, hafif derecedeki hayal kırıklıklarına bile ciddi düzeyde belirtiler gösterme eğilimindedirler.

 

Kohut ve Wolf’a (1986) göre, eğer bir kişinin kendiliği büyüklenmeci-teşhirci kutupta aşırı uyarılma ile karşılaştıysa, başarısının sağlayacağı sağlıklı hevesi ve coşkuyu yaşayamayacaktır. Eğer ülküler kutbu aşırı bir şekilde uyarıldıysa, dış bir figürle yoğun bir şekilde kaynaşma (merger) gereksinimi -kişinin, kendisini ülküleştirdiği birinin kendiliğinin (örneğin babanın) bir parçası olarak yaşantılaması kendiliğin dengesini tehdit edecektir. Ülküleştirilmiş kendilik nesnesiyle temas tehlikeli ve kaçınılması gereken bir durum olarak yaşandığı sürece, sağlıklı heves duyma yetisi kaybedilecektir. Aşırı yüklenmiş kendilikte ise, yoğun kaygı karşısında bireyi örselenmekten koruyacak olan kendiliği yatıştırıcı kapasite yeterince gelişmemiştir. Yatıştırıcı kendilik nesnelerinin olmadığı bir dünya düşmanca ve tehlikeli bir dünyadır. (Terbaş, 2004)




Kaynak: TERBAŞ, Ö.(2004).Kendilik Psikolojisi Kuramına Göre Kendilik Bozuklukları:Olgu Sunumu.Türk Psikiyatri Dergisi, 70-76

Editör: Simay Yaren Akbaş

Bu haber 483 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI