X 20
Bugun...



Fanatizm Bir Coşku Mu, Yoksa Kişilik Bozukluğu Mu?

Fanatizm kontrolsüz bir heyecan eşliğinde, bir konuya sosyal normları hiçe sayacak derecede aşırı bağlanma halidir. Ülkemizde özellikle spor alanında karşılaştığımız fanatizm genellikle anti sosyal kişilik bozukluğu yaşayan bireylerde görülüyor.

facebook-paylas
Güncelleme: 02-09-2019 22:21:20 Tarih: 02-09-2019 21:57

Fanatizm Bir Coşku Mu, Yoksa Kişilik Bozukluğu Mu?

Fanatizm Bir Coşku Mu, Yoksa Kişilik Bozukluğu Mu?

Fanatizm kontrolsüz bir heyecan eşliğinde, bir konuya sosyal normları hiçe sayacak derecede aşırı bağlanma halidir. Ülkemizde özellikle spor alanında karşılaştığımız fanatizm genellikle anti sosyal kişilik bozukluğu yaşayan bireylerde görülüyor.
Fanatizm takıntılı bir coşku, kontrolsüz bir heyecan eşliğinde, bir davaya, bir konuya ya da bir spor dalına genel sosyal normları hiçe sayacak derecede aşırı bağlanma halidir. Bu bağımlılığın fanatizm olup olmadığını anlamak için bireyin eleştiriye tahammül durumuna bakmak gerekir. Kişi eğer eleştiriye dayanamıyorsa ve tepki gösteriyorsa bu bağımlılık fanatizmdir. Eleştiriyi kabul etmese bile dinleyebiliyor ve tepki vermiyorsa fanatizm söz konusu değildir. Dolayısıyla bir şeyi heyecanlı ve coşkulu halde sevmek, onu desteklemek eleştiriye açık olmak şartı ile fanatizm olamaz ancak burada şunu unutmayalım ki hakaret içeren eleştirilere tepki göstermek ayrı bir konudur.
Mağlubiyet sosyal hayatı olumsuz etkiliyor!
Fanatik kişi, farklılıkların zenginlik olduğunu bilmez, sabit fikrinden asla ödün vermez. Fanatik kişide hiç bir esnekliği olmayan sabit fikirlilik söz konusudur. Doğru olduğunu düşündüğü her şeye tüm ruhuyla sıkı sıkıya bağlıdır, kendini o olguyla özdeşleştirmiştir. Takımı kötü sonuç aldığında fanatik kişi, hayatın bir anlamı kalmadığını düşünebilir.
Taraftar her skoru kabullenmeli…
Tüm dünya ülkelerinde en çok ilgi çeken spor futboldur,  en çok seyircisi olan ve dolayısıyla fanatizmin en yoğun yaşandığı spor dalı da futboldur. Sahalarda sık sık duyduğumuz ‘’Ölmeye geldik’’ sloganı yanlıştır, sportif bir faaliyete olan bağlılığın ölümle bağdaştırılan bir terminolojiyle dile getirilmesi eleştirilmelidir. Sporda yenmek de var yenilmek de. Sporla ilgilenen birey, yenmek, yenilmek ve beraberlik ihtimallerinin üçüne de hazır olmalı ve sportif faaliyetin olumlu yanlarını görebilmelidir.

Skora endeksli taraftarlık fanatizmi tetikler ve skor fanatik kişilerin sosyal hayatını da etkiler, özellikle spor yorumcularına bu konuda büyük görev düşüyor, bir yorumcunun spor ahlakını ön planda tutarak taraftarla iletişim kurması gerekir. 

Fanatizm bir kişilik bozukluğu mu?
Sporda fanatizm ve holiganlık boyutu daha çok psikopatik ve anti sosyal kişilik bozukluğu yaşayan bireylerde görülüyor. Bu kişiler sosyal hayatlarında da saldırgan, geçimsiz, toplum kurallarına direnen, her türlü öneri ve eleştiriye kapalı, sorumsuz, empatiden yoksun ve saygısız kişiliklerdir. Özellikle maçlarda olay çıkaran kişiler gizli ya da açık kişilik bozukluğu yaşayan bireylerdir ve alkol kullanımı da bu olumsuz davranışları tetikler.

Bazı taraftarlar tuttuğu takımı kendi benliğiyle bütünleştirerek, takımın yenilgisini kendi zayıflığı gibi görür, bu kişiler takımın her maçında bulunup, oyuncuların özel hayatlarına dek her şeyi ezberleyerek kendini takımdan bir parça gibi görürler. Bu aidiyetlik duygusu sonucu taraftarın galibiyet ve mağlubiyet durumlarında psikolojik durumu ciddi anlamda etkilenir. Kişi derin bir anksiyete ve kaygı bozukluğu yaşayabilir. Mağlup olan takım taraftarlarının sahadaki koltukları kırması, sahaya yabancı madde atması ve karşı takım taraftarlarına saldırmasının nedeni yaşanan psikolojik sorunlardır. 

‘’Bağırıp Rahatlıyorum’’ düşüncesi bahane!
Sahalarda bağırıp çağıran ve küfreden taraftarlar, maçlara giderek deşarj olduklarını ve bu psikolojik boşalımın sosyal hayatlarındaki stresi azalttığını iddia ediyor ancak bilişsel psikologlara göre; herhangi bir zaman ve mekanda taşkınlık gösteren bireylerin sosyal hayatında saldırgan tavırları azalmıyor. Aksine bu kişiler, agresif davranışları kalıplaştırarak bir yaşam biçimi haline getirebiliyor.. 

Fanatizmi Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

* Bazı gruplara ve amigolara yapılan para, bilet gibi yardımlar sonucu taraftarlar desteğin hakkını vermek için abartılı hareketlerde bulunabilir. Öncelikle bu tür yardımların önüne geçilmesi gerekir.

* Maç sonrası antrenör ve oyuncuların açıklamalarında hassas davranması gerekir. Bu kişilerin ağzından çıkan bir cümleyle bile taraftarın holigan tavırlar sergileyebileceği unutulmamalıdır.

* Hakem kararlarına tepki olarak çeşitli el-kol hareketleri sergileyen ve sakatlanmadığı halde dakikalarca yerde yuvarlanan oyuncular cezalandırılmalıdır.

* Fanatizmi etkileyen en önemli faktörlerden biri olan alkolün, sahaya girişte kontrol edilmesi, trafikte uygulanan yaptırımların, stadyum girişinde de uygulanması gerekir. Böylece olası taşkınlıklar önlenmiş, kadınlar ve çocukların güvenliği sağlanmış olur.  

* Uludağ ve İnönü Üniversitesi’nin 10 yıl önce yaptığı bilimsel araştırmaya göre spor gazetelerinin fanatizmi tetiklediği tespit edilmiştir. Özellikle tiraj kaygısı yaşayan gazetelerin manşetleriyle taraftarı büyük ölçüde etkilediği belirlenmiştir. Bu nedenle fanatizmi önlemede en önemli görev yazılı-görsel basın ve internet medyasına düşmektedir.

Kaynak: https://hthayat.haberturk.com/saglik/psikoloji/haber/1005183-fanatizm-bir-cosku-mu-yoksa-kisilik-bozuklugu-mu

 




Kaynak: Kaynak: https://hthayat.haberturk.com/saglik/psikoloji/haber/1005183-fanatizm-bir-cosku-mu-yoksa-kisilik-bozuklugu-mu

Editör: Ali Cengiz

Bu haber 109 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI