X 20
Bugun...



Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantıları

Çocukluk çağı travmaları 18 yaş altı bireylerin maruz kaldığı cinsel, fiziksel ve duygusal istismar ile ihmalin yanı sıra ebeveynin kaybı, ebeveynden ayrı kalma, boşanma, göç, şiddete tanıklık etme, kazalar ve doğal afetler şeklinde tanımlanabilir.

facebook-paylas
Güncelleme: 04-11-2019 20:32:49 Tarih: 04-11-2019 19:15

Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantıları

Çocukluk çağı travmaları 18 yaş altı bireylerin maruz kaldığı cinsel, fiziksel ve duygusal istismar ile ihmalin yanı sıra ebeveynin kaybı, ebeveynden ayrı kalma, boşanma, göç, şiddete tanıklık etme, kazalar ve doğal afetler şeklinde tanımlanabilir.

Çocuk İstismarı

Çocuklara bir yetişkin, toplum, devlet veya başka bir çocuk tarafından; bedensel, duygusal, zihinsel veya sosyal girişimlerini olumsuz yönde etkileyebilen, önlenebilir ve kasıtlı bir davranış uygulanmasıdır.

Risk Faktörleri:

*Geniş aile

*Düşük sosyoekonomik durum

*Tek ebeveynin olması

*Ebeveyn-çocuk ilişkisindeki zayıflık

*Ebeveyndeki ruhsal bozukluklar

*Sıkıntılı veya istenmeyen gebelik

*Erken yaşta ebeveyn olma

*Düşük eğitim düzeyi

*Göç

Aile üyelerinden, yakın çevreden, akrabalardan birinin çocukla normal dışı etkileşim kurmaya çalışması

Duygusal İstismar ve İhmal

Duygusal istismar sürekli eleştirmek, aşağılamak, küçümsemek, çocuğa bağırmak, utandırmak, aşağılayıcı isimler takmak, şiddeti izlemeye maruz bırakmak gibi davranışları içerir. İhmal, ailenin çocuğun büyümesi için ihtiyacı olan güvenilir ve sağlıklı ortamı sağlamaması ve çocuğu tehlikelere karşı korumamasıdır.

Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantılarının Olası Sonuçları

Duygusal istismara maruz kalan çocuklarda aileden uzaklaşma, gerginlik, bağımlı kişilik, değersizlik duyguları geliştirme, uyumsuzluk ve saldırgan davranışlarda bulunma eğilimi sıktır. Üç yaş öncesi ihmal, bağlanma sorunlarına ve ilişkilerde zorluk yaşamaya sebep olabilir. İhmal özellikle 1 yaş altı çocuklarda geri dönüşü olmayan ciddi hasarlara yol açabilmektedir. Çocukken duygusal istismara uğramak kişiyi ergenlik döneminde intihara sürükleyebilir. Yapılan yeni bir araştırmanın sonuçlarına göre erken çocukluk çağı olumsuz yaşantıları DEHB’ye yol açabilir. Çocukluk çağı travmatik yaşantıları kan-beyin bariyerinin yapısını bozarak beynin kandaki kimi zararlı maddelere daha fazla maruz kalmasına neden olabilir. Kendileri ve başkalarıyla ilgili olumsuz temsilleri oluşur ve kendilerini değersiz, başkalarını ise ulaşılamaz gibi algılayabilirler. Ayrıca aşağıdaki belirtilerin de görülmesi mümkündür:

*Dil gelişiminde gerilik.

*Büyüme geriliği, kilo alamama.

*Bilişsel, motor ve dil gelişiminde gecikme.

*Oyun esnasında çabuk sinirlenme, kolay incinme.

*Baş etme becerilerinde zayıflık ve impulsif davranışlar.

Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantılarının Yetişkinliğe Etkisi

Yetişkinlik yıllarındaki kişilik özellikleri yaşamın ilk 6 yılında yaşananlarla belirleniyor. Yapılan araştırmalara göre çocuklukta duygusal istismar ve ihmale maruz kalmış bireylerin yetişkinlikte travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete bozuklukları (panik bozukluğu, sosyal fobi vs.), obsesif kompulsif bozukluk, madde kullanımı, kişilik bozuklukları ve yeme bozuklukları gibi problemler yaşama ihtimali normal yetişkinlere oranla daha fazladır.

Aynı zamanda yine güncel çalışmalara göre çocuklukta olumsuz yaşantılara sahip olan kişilerde psikolojik sorunlar dışında tansiyon, diyabet, çeşitli enfeksiyonlar ve kanser gibi fiziksel hastalıklara daha fazla rastlanabilmektedir.

Çocuğun erken çocukluk döneminde yaşadığı anne-baba-çocuk ilişkisinin niteliğinin kendi anne-babalık tutumlarının belirleyicisi olduğu düşünülüyor. Prof. Dr. Byron Norton’un şu sözü de bu varsayımı destekler niteliktedir: “Bir çocuğun üç ebeveyni vardır; Biri annesi, diğeri babası üçüncüsü ise anne ile baba arasındaki iletişim/davranış. Bu üçüncü ebeveyn çok etkilidir.”

Olumsuz Yaşantılara Sahip Bireylere Ne Yapılabilir?

İlk olarak konu hakkında farkındalık yaratılması gereklidir. Herkes bu tür davranışların ve yaşantıların çocukluk ve erişkinlik dönemi üstündeki zararlarını bilmelidir. Böylece koruyucu hizmetle bu tür sorunların yaygınlaşması önlenebilir.

Toplumumuzda çocukları akranlarıyla karşılaştırma, bağırma, ilgisizlik gibi davranışlar normal görülmekte ve duygusal istismar olduğu fark edilmemektedir. Çocuk psikiyatristi Dr. Veysi Çeri’nin önerilerine göre öncelikle bu konuda herkes bilinçlendirilmeli ve başta ebeveynlere olmak üzere bilgilendirici eğitimler yapılmalı, gerekirse kamu spotlarıyla konuya ilgi çekilmelidir.6 Özellikle okullardaki rehber öğretmenler çocuklukta böyle bir olguyu tespit ederse yetişkinlikte yaygınlaşmasının önüne geçilebilir. Yapılan bir araştırma sonuçları takım sporlarına katılmanın olumsuz çocukluk yaşantılarının ruh sağlığı üzerine olan kötü etkilerini azalttığını gösteriyor.

Çocuk psikiyatristi Dr. Veysi Çeri’nin belirttiğine göre araştırmalar ebeveynlerdeki psikiyatrik hastalıkların tedavisinin çocukların ruh sağlığı için oldukça önemli olduğunu gösteriyor. Böyle bir durum varsa ihmal etmeden bir ruh sağlığı uzmanına danışılmalıdır. Çocuğa daha fazla sarılmanın beyin gelişimini arttırdığı yönünde de çalışmalar mevcuttur. Yetişkinlikte çocukluktaki olumsuz yaşantıların etkilerini önlemek adına bu önerileri dikkate almak yerinde olacaktır.

 



Kaynak: Demirkapı, E. Ş. (2013, Ocak 1). Çocukluk Çağı Travmalarının Duygu Düzenleme ve Kimlik Gelişimine Etkisi ve Bunların Psikopatolojiler ile İlişkisi.

Editör: İrem ARIKAN

Bu haber 62 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI