bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort
http://istanbulescortmodel.com/ http://istanbulescortlari.com/ http://istanbulescortlady.com/ http://www.sislinet.com/ http://beylikduzuescortbayanlar.com/ http://sakaryasektor.com/
X 20
Bugun...



BEDEN KAYIT TUTAR

Bize ya da çevremize zarar veren davranışları neden gerçekleştiririz? Beden Kayıt Tutar kitabı geneli itibariyle bu soruya travmalar üzerinden yanıt bulmaktadır. Birtakım davranışların ahlaki eksikliklerden, iradesizliklerden ya da kötü karakterleri yüzünden olmadığının bilindiğini bunların nedeninin beyindeki gerçek değişimler olduğunu ifade etmektedir kitap.

facebook-paylas
Güncelleme: 02-12-2019 22:03:25 Tarih: 02-12-2019 21:31

BEDEN KAYIT TUTAR

Yazar: Bessel A. Van Der Kolk

Yayınevi: Nobel Yaşam

Basım Tarihi: 2018

Sayfa Sayısı: 462

ISBN: 9786059746564

       
Kitap travma sonrası stresin yalnızca kafanın içerisinde değil fizyolojik bir temele de sahip olduğunu vurgulamaktadır. Psikosomatik tepkilerde travmaların yaşantımız içerisindeki yansımalarından biridir.

Hayal gücü, yaşam kalitemizi arttırır, bizleri günlük yaşantımızın sıradanlığından kurtarır. Bireyler, takıntılı bir şekilde ve sürekli yoğun bir şekilde katılım gösterdikleri ve derin duygular yaşadıkları geçmiş olaylara çekildiğinde, hayal güçleri başarısızlığa uğrar ve ruhsal esnekliklerini kaybederler. Kitaba göre Rorschach testleri, travma yaşayan bireylerinin hayal güçlerinin diğer bireylere göre nasıl bir farklılık gösterdiğini açıklamaktadır. Bunu günlük hayattan somutlaştıracak olursak sokağın başında yürüyen birisi çocuğumuz için herhangi birisidir fakat tecavüz kurbanı birisine göre o kişi potansiyel bir tacizcidir.

Van Der Kolk, travmayı kelimelere döküp öyküleştirmenin hastalara çok iyi geldiğini fakat yine de fiziksel, hormonal tepkiler üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını ifade etmektedir. Bu yüzden de odaklandıkları şeyi yalnızca travmayı anlamak üzerine değil aynı zamanda da zihnin kendini iyileştirme süreçleri hakkında da farklı düşünmenin gerektiğini ifade etmektedir.

Kitabın ikinci bölümünde zihin ve beyin anlayışındaki devrimler başlığı altında travmaya bakışın tarihsel gelişimine değinmektedir. İlk önce travmanın doğası öğrenilmeye çalışılmış daha sonra da beyni yatıştırmanın yolları aranmıştır. Terapilerin yanında farmakolojik tedavi yani ilaç tedavisi de sürdürülmüştür. Prozac ve benzeri ilaçlarla serotonin seviyesi artırılmış ve birçok hastanın daha az tepkisel oldukları gözlemlenmiştir. Yine de Van Der Kolk, yalnızca ilaçlarla değil dil terapisi, ilişkilerin, sosyal deneyimlerin arttırılması, nefes alma, hareket etme ve güvende hissedilecek ortamlarda bulunma gibi faktörlerin de TSSB tedavisinde önemli olduğuna değinmektedir.

Üçüncü bölümde ise beyinin travma sürecindeki işleyişine değinilmiştir. Beyinin travmayla ilgili olan bölümlerine detaylı bir şekilde değinilmiş ve hissizleşmenin önemi üzerinde durulmuştur. Yazar, travmaya karşı daha az tepki vermek ve daha az duygu hissetmek iyi bir şeymiş gibi gözükse de bu durumun şimdiki anda olmamak anlamına geldiğine değinmiştir. Şimdiki anda olmamak bizi günlük yaşamdan sevdiklerimizle geçirilen vakitlerden alıkoyduğunu kısacası yaşamın yanımızdan akıp gitmesine yol açtığını belirtmiştir. Travmayı gerek öfke patlamaları gerek uyum sorunları gerekse iletişim bozuklukları gibi yollarla dışa vurmak hiçbir şey hissedemiyor olmaktan zihni boşaltmaktan daha iyidir. Bu davranışlar iyileşmek için bir yardım çağrısı dikkat çekme yollarıdır.

Kısım ikide ise beden ve beyin arasındaki ilişkiye değinilmiştir. Travma yaşayan çoğu birey bedenlerinde olup biteni algılamak konusunda güçlük yaşamaktadır ve dolaylı olarak uygun dereceli tepkileri vermekten yoksundurlar. Strese karşı kendilerinden geçercesine ya da aşırı bir kızgınlıkla tepki verirler. Bedenleriyle iletişimde olmanın başarısızlığı kendini koruyamama ve yeniden mağdur olma gibi durumlara yol açabilmektedir. Hatta bazı bireylerde depersonalizasyon adı verilen kendilik duygusunun yitimi durumu ortaya çıkabilmektedir. Van Der Kolk, kendilikle yeniden bağ kurulmasının tedavi için önemli bir adım olduğunu ifade etmektedir.

İyileşmeye giden yolda ilk adım aşırı uyarılmışlıkla baş etmektir. Doğru nefes almak aşırı uyarılmışlık karşısında iyi bir silahtır ki bu silahı kullanmanın yoga, meditasyon, aikido, judo gibi uzak doğu sporları gibi pek çok yolu vardır. İkinci adım ise farkındalık geliştirmektir. Bedensel ve duygusal farkındalık geliştirdiğimizde bedenimizi kontrol etmek daha kolaydır. Aynı zamanda travma sonrası geliştirdiğimiz düşüncelerimizin ve şemalarımızın bedenimizi nasıl etkilediğinin farkında olmak rahatsızlığımızı tolere edebilmemizi sağlar. İyi bir deste ağı ise travma ile savaşta önemli bir faktördür. Tersten bakıldığında ise insan ilişkileri ve uyumun fizyolojik öz düzenlemenin kaynağı olarak ele alınabileceği gibi aşılması en zor travmalar ilişkiler bağlamında gerçekleşen travmalardır. Temas ise travma tedavisinde güven ve yakınlık duygularının gelişimi açısından önemli bir yere sahiptir. Van Der Kolk, terapötik masajın tedavi sürecinde etkili olduğuna değinmiştir. Harekete geçmek ise kişiyi çaresizlik ve hareketsizlikten kurtarır. Bireyler hareketin gücünü tattığında stres hormonunu kendilerini savunmak için bir araç olarak kullanmaya başlarlar.

Kısım beşte ise yeniden yaşama dönme iyileşme kavramları üzerinde durulmuştur. Emdr, yoga, yeniden yapılandırma, boşlukları doldurma ve birtakım öneriler üzerinde durularak deneysel olarak test edilmiş ve geçerlilikleri kanıtlanmış travma tedavisinde kullanılan yöntem ve tekniklere değinilmiştir.




Kaynak: https://kitap.yazarokur.com/beden-kayit-tutar

Editör: Ali CENGİZ

Bu haber 53 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI