Bugun...


Psk. Dan. Şadan Hamide ÖZDEMİR

facebook-paylas
DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY DEĞİŞİMİN KENDİSİDİR: MODA PSİKOLOJİSİ
Tarih: 19-03-2021 12:41:00 Güncelleme: 19-03-2021 12:41:00


Moda henüz gerçekleşmemiş bir “geleceği” temsil eden olgudur. Geçici, elde edilemeyen, kısa ömürlü olana aşırı değer yükleme ve  zamansal dinamiğe duyulan hayranlıkla ifade edilir. Ayrıca etkili sözsüz iletişim biçimi olan moda, sembolik etkileşim aracılığıyla toplumsallaşma sürecinde, seçimlere göre şekillenen ve kimlikleri ifade eden bir kavramdır.

 

 

İnsan, metropol hayatının içinde kendi kişiliğini göstermek gibi zor bir olguyla karşı karşıyadır. ‘’ Modanın hızla değişmesi o toplumun ve çağın ruhunu yansıtır’’.

 

 

Moda, kişiyi belirli bir sisteme uyarlar. “Kişi, bir ırmağın akıntısına kapılmış gibidir, yüzmesine gerek bile yoktur”. Bu noktada moda ve kültür endüstrisinin oluşturduğu birey tipolojisi kontrolünü kaybetmiş bir şekilde moda dünyasında büyülenmeye ya da gerçekleşmeyecek bir hayale inanmaya devam etmektedir. Bu büyüyle gözleri kamaşan kitleler moda ile  sürekli yeni ihtiyaçlar yaratarak gerçek ihtiyaç kavramını değişime uğratıp çarpıtmıştır. Böylelikle zihinlerde sahte bir ihtiyaç algısı bozuk plak gibi çalıp durur. Artık kişi, kendi özünden uzaklaşmış, yabancılaşma, asabiyet, kaygı ve boşluk duygusu içerisine girmiştir. Kişinin bu anksiyete ve yabancılaşmadan kurtulabilmesi için yine bu sıkıntının nedeni olan “moda”ya sığınması gerekir. Kişiler artık kültür endüstrisinin kontrolüyle sırf moda olduğu için ticari alanda çok geniş bir alanın müşterisi olmuşlardır. Ve bu kültür endüstrisinde en fazla paya sahip olan  alışveriş merkezleridir. Alışveriş merkezlerinin hiçbir yerinde saat yoktur. Çünkü amaç size zamanı unutturmaktır. Yumuşak müzikler, şelaleler ve iyi bir ışık sistemiyle kan basıncınızı dengeleyip sizi sakin tutmaya çalışırlar. Çünkü insanlar sakinken daha çok alışveriş yapma isteği duyar. İşte bu döngü, yabancılaşmayı bireysel ve toplumsal olarak arttırmaktadır.

 

 

Tüm bunların yanında modanın  aynı zamanda bireyde var olan toplumsal baskıyı azaltma işlevi de vardır. İnsanlar topluluğun üyesi olmanın psikolojik güvencesine sahip olabilmek için o toplumun üyelerini  taklit edebilirler. Böylece modanın getirdiği “sosyal taklit “bireysel rahatlamayı da beraberinde getirir. Taklidi, psikolojik olarak grup hayatının bireysel hayata entegresi olarak tanımlayabiliriz. Çünkü bu sosyal taklit, “bireyi eylemlerinde yalnız olmadığı duygusuyla rahatlatır. Bu rahatlama nedeni ise  sorumluluğu kitleyle paylaşma düşüncesidir.

 

 

Bu da sosyal psikolojiye göre uyma tepkisidir.

 

 

Uyma davranışı ;  Bir kişinin davranış ve hatta bazı durumlarda düşünce ve duygularını gerçek (somut) ya da sosyal etki aracılığı ile değiştirmesi ve uyum göstermesi demektir. Öte yandan kişinin farklı olma isteği de söz konusudur. Farklı olma isteği, benzerlerinden üstün ve nitelikli olma durumunu temsil eder. Böylece moda bize  belli bir derecede dikkat çekicilik kazandırır; bireyselliği vurgular; kişiliğini bireysel bir tarz da bezeme imkanı sunar.

 

 

Modanın etkileri bunlarla sınırlı kalmaz. Aynı zamanda moda, her zaman sınıflı toplumu temsil eder ve ona hizmet eder. Moda sınıf bölünmesinin ürünüdür, hem belli bir toplumsal çevreyi bir arada tutar, hem de o çevreyi diğerlerine kapalı hale getirir.Bunun içindir ki alt zümreler, çok az sayıda modaya sahiptirler ve bunlar ender olarak özgüldür. Modalar alt gruplara doğru uzandığı zaman yüksek statülü gruplar yeni tarzlara olan istekle onları terk edecektir. Moda kültürü dediğimiz şey yeniden bizi ağına alacak ve aynı şeyleri yeniden yaşayacağız. Ve böylece kısır döngünün farklı formlarda bitmeyen dönüşümü söz konusu olacak.

 

 

Peki Moda Kültürünün Etkisini Yararlı Hale Nasıl Çevirebiliriz?

 

 

Bunun için sırf moda diye giyinmek yerine  kendi kişilik yapımızı tanımlayarak; hangi parçanın benliğimizle bütünleştiğine bakarak, o kıyafetin içinde kendimizi nasıl hissettiğimizi fark etmemiz gerekir. Çünkü kıyafetler insanlar üzerinde ilk izlenim oluşturan faktörlerden biridir. Ayrıca kendimizi toplumun hangi konumunda tanımlıyor ve bunu ifade ederken hangi giysileri tercih ediyoruz?

 

 

Ya da bu kıyafetleri seçerken hangi yönümüzü kapatmaya çabalıyor, nelerin eksikliğini bastırmaya çalışıyoruz? Eğer olduğumuzun dışında biri olarak görünmeye çalışıyorsak modanın etkisine girmemiz çok da zor olmayacaktır. Çünkü değiştirmek istediğimiz yönlerimizi modanın değişkenliği içinde eritebilir ve kimse fark etmeden dış dünyaya farklı bir imaj çizebiliriz.

 

 

Kendini tanıyan kişi ne giymek istediğini bilir ve kıyafetlerinde modaya göre ufak dokunuşlar yapabilir.  Ama bunu tamamen bütün stilini değiştirerek yapmaz Böylece kendini tanıyan kişi hızlı değişen dinamiği yakalama çabasına girmez. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir nasıl olsa.

 

 

Son olarak topluma uyma davranışı bizi modaya (bir fikir, olgu, hareket, kıyafet..) uymaya iter. Peki toplumun uyduğu her şey doğru mudur? Ne zaman toplumun alışkanlıklarına kapılıp gittiğimizin farkında olmamız gerekir. Zira uyma davranışı her zaman olumlu sonuçlar vermediği gibi her zaman olumsuz sonuçlar da vermez. Burada ahlaki değerlerimizi, inançlarımızı sorgulamamız gerekir. Kendimizde bunları inceledikten sonra  moda kültürünün bir üyesi haline gelip gelmediğimizin bilincinde olabiliriz. Böylece kişiliğimize uyan; modanın beğendiğimiz yönlerini istediğimiz yön ve miktarda alıp kullanarak;beğenmediğimiz yönlerini ise değiştirerek kendimize uyumlu hale getirebiliriz.

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Türkan, K.(2011) Giyim  Kuşamla İlgili Tespitler: Atatürk’ün Giysi Tercihleri Üzerine Bir Değerlendirme Denemesi,folklor/edebiyat, cilt:17, sayı:65, 2011/1

Ülger,E.G.(2014) G.Simmel’de Sınıfsal Farklılığın Nesnelleştiği Bir Alan:Moda

Felsefesi,         Felsefe Dünyası, 2014/1, Sayı 59 Pegem Akademi: Psikolojik Danışma ve Rehberlik Alan Bilgisi (2019)

http://www.aktuelpsikoloji.com/giysi-ve-psikoloji-arasindaki-iliski-17405



Bu yazı 360 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI