Bugun...


Zeliha Fatma AYKIN

facebook-paylas
MİNE
Tarih: 15-04-2019 19:37:00 Güncelleme: 15-04-2019 19:37:00


01 Ocak 1983’te gösterime giren filmin konusu dramdır. Necati Cumali’nin eseri tiyatrodan filme uyarlanmıştır. Yönetmeni Atıf Yılmaz’dır. Filmin senaryosu Deniz Türkali, Atıf Yılmaz ve Necati Cumali’ye aittir. Film Sivri Dağ’ın yamacına kurulan Eğirdir Garı'nda çekilmiştir.  Mutsuz ve istenmeyen bir evlilik sürdürmeye çalışan Mine, istasyon şefi olan Cemil’le evlidir. Geçmişte Cemil Mine’nin babasının arkadaşıyken bir gecede Cemil’le evleneceğini öğrenir ve Mine’nin hayatı değişir. Bu evlilikte Cemil umursamaz, iletişimi zayıf ve empati özelliğinin minimum düzeylerde olması evlilikte Mine’yi mutsuz etmekle kalmayıp yalnız hissettirmektedir. Mine’nin yalnızlığına iyi gelen tek şey, arkadaşı olan kitaplardır. Bu kitapları kendine yakın gördüğü Perihan öğretmenden almaktadır. Mine güzelliğiyle herkesin dikkatini çeken bir kadın olup hemcinsleri tarafından ona karşı kıskançlık krizleri yaşanmaktadır.  Kasabadaki bütün erkeklerin taciz edercesine olan bakışları onu yalnız sokağa çıkamayacak duruma getirir ve bu durum kasaba da ayıp karşılanır. Bir gün kasabaya Perihan’ın abisi İlhan’ın gelmesiyle adeta dengeler değişir. İlhan’la tanışan Mine zamanla aralarındaki ilişki arkadaşlığa kadar gider. Atladıkları tek nokta ise bu arkadaşlığın aşka dönüşmesinden habersiz olmalarıdır. İlhan’la sohbet etmek Mine’ye iyi gelir. Bu iletişimi eşinden görmemesi, İlhan’ın Mine’yi değerli hissettirmesi onu İlhan’a daha da bir yakınlaştırır.  Bu yakınlık kasabanın diline dolanır ve herkes onları konuşur hale gelir. Mine ve İlhan bunlara aldırış etmeden arkadaşlıklarına devam ederler. Kasabadaki namus anlayışı ikilinin arkadaşlığını daha değişik yönden ele alıp, onlara namussuz damgası vururlar. Kasabanın gençleri Mine’ye karşı pis düşünceleri olmasına rağmen namus için bekçiliğe soyunmuşturlar. Asıl hazmedemedikleri durum Mine’nin kendi içlerinden biriyle değil de dışardan gelen biriyle olmasıdır. Ama düşündükleri gibi olmayıp sadece arkadaşçadır ilişkileri. Kasabanın gençleri bu kasabanın namusu var diyerek bir gece Mine’ye tecavüz etmeye kalkışırlar. Mine oradan bir şekilde kurtulur ve İlhan’a gider. Orada İlhan’ a yalvararak birlikte olmaları için ısrar eder. Mine bunu yapmayacak bir kişilikteyken toplumun baskısıyla bu durumu yapmada kendini zorunlu hissetmiştir. O gecenin sabahında yeni bir gün başlar herkes için. Artık fırından sıcak ekmekler, açılan dükkan kepenkleri, işe giden insanlar…

   Filmde toplumsal cinsiyet oldukça kendini göstermektedir. Kasaba da olan kadınlara yönelik baskı kadınları iyice köşeye sıkıştırmıştır. Filmdeki kasabada olan görünmez duvarlar, ön yargılar ve yalnızlık her saniye dikkat çekmektedir. Herkes, gelen trenlere yeni bir yüz görme umuduyla bakmaktadır. Kasaba erkeklerinin samimi olmayan ilişkilerinin arka planında Mine’ye ulaşma arzusu vardır. Filmde erkekler egemen olup bazı kadınlar buna direnmeye çalışmaktadır. Sosyal psikolojik bakımdan içinde birçok ayrıntı barından film völker psikoloji ve kitle psikolojisiyle harmanlanarak ortaya izlenilmesi gereken bir film çıkarmışlardır.



Bu yazı 797 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI