Bugun...


Seba Nur SARAL


Facebookta Paylaş









SINIR KİŞİLİK BOZUKLUĞU
Tarih: 01-01-2019 21:58:00 Güncelleme: 01-01-2019 21:58:00


  Karşımızda tanımlanması hem karmaşık hem de zor olan bir kişilik bozukluğu var. Çünkü sınır kişilik bozukluğu olan insanlar sadece benlik algısı sorunları yaşamazlar. Ayrışma-bireyselleşme sorunları ve kişisel bağlanma sorunları da vardır. Ayrıca duygu durumlarını da kontrol etmekte zorluk yaşarlar.

  Sınır kişilik bozukluğunun görülme sıklığı %2’dir. Bu kişilik bozukluğunun en önemli nedenleri biyolojik kaynaklı olmakla birlikte birçok sosyal faktörde bu rahatsızlığa neden olabilmektedir. Özellikle çocukluk yıllarında yaşanan ebeveyn ayrılıkları, terk edilme, sözlü ya da duygusal çocukluk dönemi tacizleri sosyal nedenlerin en önemlileridir. Ayrıca yapılan araştırmalara göre, sınır kişilik bozukluğuna sahip kişilerin ailelerinde duygu durum ve madde kullanımı bozukluklarına daha çok rastlanmaktadır.

  Tanı kriterlerine baktığımız da karşımıza şu maddeler çıkmaktadır: Terk edilmekten kaçınmak için aceleci gayretler sergilemek; başkalarını idealleştiren ya da değersizleştiren kişilerarası ilişkiler; İstikrarsız benlik duygusu; para harcama, seks, madde kullanımı, pervasızca araba kullanma ve aşırı yeme gibi en az iki alanda kendine zarar veren davranışlar; tekrarlayan intihar etme davranışı ya da kendi kendine zarar veren davranışlar; kronik boşluk hissi; işaretlenmiş ruh hali tepkiselliği; tekrarlayan yoğun ya da kötü kontrol edilmiş öfke nöbetleri; stresli ortamlarda geçici paranoyak düşünceler( Şahin. M. 2017. Anormal psikolojisi. S. 476 ). Sınır kişilik bozukluğu yukarıda verilen kriterlerden beş veya daha fazlasının olması ile belirli, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan bir kişilik bozukluğudur.

  Bu kişilik bozukluğunun en çarpıcı özelliği duygularının yoğunluğu ve davranışlarının değişkenliğidir. Bir duygu durumdan diğerine veya bir tutumdan diğerine hızlı bir şekilde geçiş yapabilirler.  Kendilerine zarar verici davranışlarda bulunabilirler. Daha sonra bu davranışı aptalca ve saçma bulabilirler. Hatta intihar bile edebilirler. Yalnız kalmaya katlanamazlar ve ilişkileri sürekli olarak düzensizdir. Bu kişilerin belki de hayatlarını zorlaştıran en büyük sorun, ‘kim’ olduklarına ilişkin kararlı bir algı sürdürmekte sorun çekmeleridir. Kim olduklarına karşın sürekli bir belirsizlik yaşarlar bu durum onların tutumlarını, davranışlarını, duygularını etkilemektedir. Ve bunlarda kararsızlığa neden olmaktadır. Bu kararsızlık onların belirli bir çerçevede güçlerini, yeteneklerini değerlendirmelerine engel olur ve kişi hayatında birçok başarısızlık yaşamaya başlar. Kimlik algılarında ki bu karasızlığın bir diğer sonucu, başka kişilere aşırı derecede bağlılıktır. Kişinin nesne sürekliliğinin kaybolması ve diğer kişilere aşırı bağlılık birleştiğinde bu kişilerde ayrılma kaygısı ortaya çıkar. Kişinin nesne sürekliliğin kaybolma nedeni çocukluk çağında yeteri kadar anne bakımı görmemesidir. Bu kişiler ayrılma karşısında aşırı derecede incinebilirler ve kırılabilirler.

   Bu durumu daha kötü hale sokan bir diğer etmen kişinin kendisine karşın olan düşüncelerinin olumsuz olmasıdır. Kendine değer vermeyen bu kişiler diğer kişilerin de kendileri hakkında olumsuz düşüncelere sahip olduğunu düşünürler. Bunun sonucu olarak da başka kişilerin kendisini küçük ve değersiz görmesinden çok korkarlar. Bu kişilerdeki hem aşırı bağlanma duygusu hem de diğer kişilerin onu aşağılamakta olduğu düşüncesi, onun davranışlarını daha tutarsız hale getirmektedir. Yani durum giderek karmaşıklaşmakta ve kötüleşmektedir.  

  Bu tutarsız tavırlar ve düşünceler onda sürekli olarak bir kaygı yaratmaktadır.  Sürekli olarak kendilerini terk edilmeye hazırlarlar. Kişinin yaşadığı bu korkular onun aslında var olmayanları düşüncelerinde var etmeye, kendine zarar vermeye, kendini ortaya koymaya, atılgan davranmaya, dürtüsel kızgınlık göstermesine ve aşırı ödünleme çabalarının doğmasına neden olmaktadır. Bu kişiler ayrılma kaygıları yüzünden, terk edilemeden önce erken davranıp, bu olayın önüne geçme ve savuşturma yoluyla daha fazla bağlanmaya başlarlar. Bu kişiler bağlandıkları kişilere çok özverili davranıyormuş gibi gözükerek kendilerini terk edilmeye karşı korurlar. Bunun yanında kendilerini feda ederek başkalarıyla ilişki kurmaya çalışırlar. Yaptıkları bir diğer olumsuzluk davranış ise diğer insanları ya aşırı derecede büyütmeleri -sürekli olarak onların iyi yanlarını görmeleri ya da onları övmeleri- ya da kişilerin sürekli olarak olumsuz yanlarını görerek onları aşırı derecede değersizleştirmeleridir.  Kısacası onlarda gri yoktur. Onlara göre insanlar ya siyahtır ya da beyaz. Kişileri bu şekilde algılamaları onların çevresiyle olan ilişkisini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca bu kişiler çevresindeki bir insanı överken aniden onu yermeye de başlayabilirler. Bu da onların tutarsız ve rahatsız edici davranışlarının bir diğer örneğidir. Bu karasız düşünceleri sadece çevresindeki insanlar için yaşamazlar. Bu ani düşünce değişiklikleri kendilerine karşı da vardır. Örneğin biranda kendini çok severken biranda kendinden nefret edebilir.

  Sınır kişilik bozukluğu olanlar, öfkelenmemek ve gücenip içerlemek için kendini kınayan bir şekilde kendilerine dönerler. Kendileri aşağı görür, başkalarından kendisi için yapmasını bekledikleri ağır eleştirileri, doğruca kendilerine yöneltirler.  Bu durum sonucunda sadece kendilerini küçümsemekle kalmayıp kaygı ve çatışma sergilerler.

  Yukarıda söz edilen sorunlar onların hayatını oldukça zorlaştırmaktadır. Ancak yeterli terapi desteğiyle onların da hayatlarını normal yaşamaları mümkündür. Şuan da sınır kişilik bozukluğu için en sık kullanılan yöntem şema terapisidir.



 

Kaynakça:

Köroğlu. E. (2014). Kişilik bozuklukları. Ankara. Hyb

Küçük. G. (2017). Borderline-sınırda- kişilik bozukluğu. Libido.

Oruçlular. Y. (2016). Sınırda Kişilik Bozukluğu’nun Nedeni ve Sonucu Olarak Kişilerarası Travma: Gözden Geçirmeye Dayalı Bir Model Önerisi. Türk Psikoloji Yazıları. 19 (37), 76-88

 

Şahin. M. (2017). Anormal psikolojisi. Ankara. Nobel



 



Bu yazı 493 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI