Bugun...


Psk.Dan. Sibel UYGUN

facebook-paylas
DUYGUSAL KÖRLÜK : ALEKSİTİMİ
Tarih: 09-12-2018 12:27:00 Güncelleme: 09-12-2018 12:27:00


 Zaman zaman çoğumuz şu cümleleri işitmişizdir:

-‘O kadar şey söyledim. O sadece yüzüme bakıp durdu.’

-‘Sanki ona değil de duvarla konuşuyorum. ‘

-‘O kadar soğuk davranıyor ki aramızda kötü bir şey var sanıyorum.’

-‘Anlattıklarım karşısında o kadar tepkisiz ki...’

    Evet, bu örnekler hayatımızın tam da içinden. Biz bu insanları genelde ‘duygusuz’ olarak nitelendiririz. Tıp doktorları ise aleksitimi (alexithymia)olarak isimlendirir. Bu yunanca deyim a (yoksunluk), lexis (sözcük ),thymos (duygu)sözcüklerinin birleşiminden oluşmakta.

    Aleksitimi, kendisinin ve başkalarının duygularını betimleme zorluğu ve oldukça kısıtlı duygusal sözcük dağarcığı özellikleriyle karakterizedir. Daha geniş incelemek gerekirse;

Aleksitimiklerden duygularını tanımlamaları istendiğinde o andaki duygularını değil de neler olup bittiğini anlattıklarını gözlemleyebiliriz. Burada duygularını ifade edememe söz konusu. Aslında bu duyguları hissetseler de adını koyamadıkları için açığa vurmaya kayıtsız kaldıklarını söyleyebiliriz. Bununla birlikte açığa vurmakta zorlandıkları için duygularını bedensel yakınmalar ile ifade ederler. Örneğin; heyecanlandıklarında "karnım ağrıyor." Gibi ifadeler kullanırlar.

Bu kişilerin hayal güçleri de zayıftır. Genelde uç boyutlarda hayal kurmaz veya hayal kurmaktan kaçınırlar. Gerçekleştiremeyeceklerini düşündükleri hayaller kurmazlar. Dolayısıyla yaratıcılıkları da kısıtlıdır. Sık sık rüya görmezler veya gördükleri rüyayı genellikle hatırlamazlar.

Yaratıcılıktan yoksun oldukları gibi mekanik bir yaşam sürdürmeyi tercih ederler. Kendi iç dünyalarından uzak, sade bir yaşantıları vardır.

Karşılaştıkları problemlere somut ve basit çözümler bulma eğilimindedirler. Buradan da anlaşılıyor ki bu insanlar hayal kurmaktan ve yaratıcı düşünme ve hayal kurma konusunda geri planda kalmak isteyen insanlardır.

Düşünmeden davranırlar. Gergin ve katı kuralları vardır. Kendi bildiklerini okurlar.

En önemlisi başkalarıyla empati kurma becerileri zayıftır. Bu yüzden insanlardan uzak kalmak eğilimindedirler. Ancak baktığımızda işlerinde başarılı, çevreleriyle son derece uyumlu, dışa dönük, saygın, büyük işler başaran insanlar olduğunu görürüz. Çünkü dış çevreyle uyumlu paylaşıma açık bireyler gibi gözükmek isterler. Bu kadar dışa dönük ve uyumlu olmalarına rağmen konu duygulara gelince "Ne hissettiğimi çoğu kez tam olarak bilemem.", "Duygularımı tarif edecek söz bulamıyorum." gibi açıklamalarla yüz yüze geliyoruz.

    Tüm bunlara rağmen belirtmeliyim ki aleksitimi bir alın yazısı değil. Bu durumun oluşmasını engellemenin yollarından birisi doğumdan itibaren ebeveynlerin çocuklarının ihtiyaçlarına karşılık vermesinden geçer.  Bu ihtiyaçlar -özellikle sevme ve ait olma ihtiyaçları- karşılanmadığında çocuklar ebeveynlerine karşı güvensiz bir bağlanma geliştirir. Bu da çocuklarda aleksitimi ihtimalini artırır. Bırakın çocuklarınız bir şeye üzüldüğünde ağlasın, kızınca öfkelensin, sevinince sevincini paylaşsın. Siz de yani başında olun ama duygularını ifade etmelerini engellemek için değil; aksine duygularını ifade etmelerine cesaret vermek için.

    Ayrıca aleksitimik bireyler için de bunun telafi edilmemesi gibi bir durum da söz konusu değil. Bu bireylere yardımcı olabilecek psikolojik danışmanlar onlara farkındalık kazandırmak, empati kurma becerilerini geliştirmek ve iç dünyalarının kapılarını açmak için her zaman hazır.

KAYNAKÇA

https://onedio.com/haber/hicbir-duyguyu-bilmeyip-hissedemeyenlerin-yasadigi-duygu-korlugu-aleksitimi-704118

KOÇAK Recep, ‘Duygusal İfade Eğitimi Programının Üniversite Öğrencilerinin Aleksitimi ve Yalnızlık Düzeylerine Etkisi’, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, cilt:3, sayı:23

ŞAŞIOĞLU Miray, GÜLOL Çağla, TOSUN Ahmet, ‘Aleksitimi Kavramı’, 2013

GOLEMAN Daniel, Duygusal Zeka, Varlık Yayınları, 43.Basım, İstanbul 2016, s.83-84



Bu yazı 764 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI