Bugun...


Psk.Dan. Nurunnisa KAPLAN


Facebookta Paylaş









SEVGİ İHTİYACI
Tarih: 16-11-2018 10:49:00 Güncelleme: 16-11-2018 10:49:00


Özet

“Sevgisiz bir saray, eski bir kulübeden farksızdır; içinde sevgi olan küçük bir barakaysa, ruh için bir saraydır”diyor Robert G. Ingersol. Bu makale de Ingersol’ün de belirttiği bir ihtiyaç üzerinde durulmuştur. Çeşitli kuramcıların görüşlerinden yararlanılarak anlatım güçlendirilmeye çalışılmıştır. İhtiyacın karşılanmaması durumunda karşılaşılacak durumlar göz önünde bulundurularak sonucu etkileyecek önerilerle sonlandırılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Sevgi, Sevilme, Sevgi ihtiyacı.

Sevgi kavramının bir ihtiyaç olarak hiyerarşik bir yapıda inceleyen bilim insanı olan Maslow’a göre, kendini gerçekleştirmek üzere yola çıkan insanın atlaması gereken basamaklardan biridir sevme ve sevilme ihtiyacı. Yapılan araştırmalar da bu görüşü destekler niteliktedir, sevgi ihtiyacı çok hassas bir mizanda tartılarak verilmelidir. Nasıl sevgi görmeyen bir çocuk hayat boyu bunun açlığını çekecekse, yine aşırı sevgi gösterilmiş bir başka çocuk narsistik bir kişilik geliştirecektir.

İnsanı bir arayış içine sokan, aynı zamanda bu arayışı sukuta erdiren “sevgi” değil de nedir? Örneğin, fizyolojik ihtiyaçları karşılanmış ve güvenli bir ortamda bulunan bebeği ele alalım. Anne bebeğini kucağına alıp beslemeye başlıyor, ancak göz teması kurmuyor veya o güzel anne gülüşünü bebeğinden esirgiyorsa biz bu bebeğin güvenli bir bağlanma geliştirebileceğini tahayyül edebiliyor muyuz? Elbette hayır. Aynı şey gelişmeye devam eden insanın bütün evrelerinde görülür.

Erik Erikson’a göre; Özerkliğe karşı kuşku ve utanç(1-3), Girişimciliğe karşı suçluluk(3-6) evreleri gelecekte, kendini bilen, kendini tanıyan, bir insan olmak için başarıyla atlanması gereken temel basamaklardandır. Bu evreleri başarıyla tamamlamanın sırrı yine sevme ve sevilme ihtiyacıdır. Çocuğun bağımsız olarak bir şeyleri yapmaya başladığı evredir, özerkliğe karşı kuşku ve utanç evresi, örneğin, çamurdan yaptığı solucanı heyecanla annesine gösteriyordur. Verilen tepki iki şekilde olabilir: ilki “neden ellerini kirlettin ne bu iğrenç şey” şeklinde ikincisi ise “çok güzel sen mi yaptın?” eğer verilen tepki ikincisi ise, özgüveni yüksek bir çocuğun gelişiminin bir basamağını daha başarıyla tamamlamasına katkı sağlamış olduğumuzu düşünebiliriz. Birincisi ise, ne yazık bir çocuk daha kuşku ve utanç duygularına duçar oldu.

Merakla sorular sormaya başlar, Girişimciliğe karşı suçluluk evresinde, “Bu ne?” Bu neden böyle?” “Bu kim?” soruyor bir daha, bir daha zannediliyor ki ilk cevaplandığında anlamamış, öğrenmemişti? Üstüne birde anlamadığı için bağırılıp çağırılır değil mi? “Ne soruyorsun durmadan?”, “Anlamıyor musun sen?”, “Sus artık yeter” işte bu kadar kolay bir husus merak duygusunun sonsuza dek ölmesi. Söyler misiniz merak duymayan insan sevebilir mi? İnsan bilmediğine düşmandır, merak, öğrenmenin anahtarıdır deriz değil mi? Merakını tersleyerek öldürdüğümüz çocuğun mu meraklı olmasını, öğrenmeyi sevmesini bekliyoruz?

Piaget’e göre ahlak gelişimini incelediğimizde, somut işlemler dönemindeki bir çocuğun olayları ve durumları sonuçlarına göre değerlendirdiğini görmekteyiz. Öyle ki, somut işlemler döneminde olan çocuk, bir tabağı isteyerek kıran çocuğun, tabakların tamamını ayağı takılıp yere düştüğü için kıran diğer bir çocuktan daha suçsuz olduğunu düşünebiliyor. Bu ikisi arasındaki ahlaki göreceliği anlaması ayağının takılmasının kendi suçu olmadığını söyleyip yavrusunu kucaklayan annesinin tavrı ile mümkün olacaktır.

Daha önce bir “Sevgi Evi” ni ziyaret etme şansım olmuştu. Hani sevginin, sevilmenin bir açlık olarak yaşandığı daha önce kimsenin bu çocukların sevgi ihtiyacını karşılamadığı evler, bir arada yaşadıkları arkadaşlarında, başlarındaki bakıcılarında, edindikleri yeni arkadaşlarında anne-baba sevgisini arayan çocukların yaşadığı yerden bahsediyorum. Sevginin bir ihtiyaç olduğu en güzel orada anlaşılıyor doğrusu. Sahip olduklarımızın değerini, ona ihtiyacı olanları gördüğümüzde idrak edebiliyoruz.

Bütün dinlerin, öğretilerin, örgütlerin, oluşumların temelinde sevgi vardır. İnsan sevdiği kadar insandır. Sevgi yaradılışın tohumudur. İnsanı sevki, tanrı da seni sevsin ve diğerleri. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, sevgi ihtiyacı karşılanmayan bireylerin suç işleme ve bağımlılık oranları sevgi ihtiyacı karşılanmış olanlara oranla daha fazladır. Sevme ve sevilme ihtiyacı karşılanmış bir birey Kohlberg’e göre, evrensel ahlak ilkelerini oluşturabilirken. İhtiyacı karşılanmamış birey cezalara tolerans geliştirmeyi öğreniyor.

Her birimiz birer anne-babayız veya anne-baba adayıyız. Sahip olduklarımızınihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüyüz. İhtiyaçlar hiyerarşisinde üçüncü basamak sevme ve sevilme ihtiyacıdır.

 

Kaynakça

KPSSkonu.com (2018, Kasım, 14). Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisi. http://www.kpsskonu.com/egitim-bilimleri/rehberlik/ihtiyaclar-hiyerarsisi/adresinden edinilmiştir.

 



Bu yazı 177 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI