Bugun...


Psk.Dan. Nurunnisa KAPLAN

facebook-paylas
GÖSTERİŞ TUTKUSU VEYA OTANTİK İYİ OLUŞ
Tarih: 03-04-2019 11:21:00 Güncelleme: 03-04-2019 11:21:00


John Locke der ki, insan doğduğu zaman zihin beyaz bir sayfadır. Benliğin de zihin gelişimi ile şekillendiğini biliyoruz. Doğduğumuz an itibari ile kurulu bir düzene katılırız. Sahip olacağımız değerler, algılarımız ve tepkilerimiz bu düzen içine bizden daha önce doğmuş olanların tuttuğu aynalar ile şekillenir. Bu durumu Cooley (1902), ayna benlik kavramıyla ifade etmektedir. Ayna benlik oluşumu beyaz levhada ‘diğerleri’nin farklı renklerde yazmasına benzer. Her izlenimi bir çizgi olarak görebiliriz. Bu süreçte kişi onay ihtiyacı içinde olacağından hem kendini daha iyi değerlendirmek (özgüven kazanma) hem de diğerlerinin kendisine olumlu ve arzu eder duruma gelmesini (onay ihtiyacı) bekler.

Belirlediği temel amaç ayna tutucular tarafından onaylanmak, sevilmek doğrultusunda şekillendiği için diğerlerinin algılarını kontrol etme çabası içine girmektedir. Bu durumun tetiklediği bir diğer olgu ise ‘benlik sunumu’ olarak ifade bulur. Aynalar değiştikçe sunumda değişir. Sürekli aynı yaşta kalmayan insan her yaşta o yaşın verdiği sorumlulukların yanı sıra gerek fiziksel gerek fikirsel anlamda sözel ve sözel olmayan sunum teknikleri geliştirir. Bunu vücut diliyle sözel ifadesiyle, makyajıyla yapabildiği gibi kullandığı eşyalarla da gösterebilmektedir.

Araştırmalar Eşya ve Benlik arasındaki ilişkiyi gösterir niteliktedir. Eşyalar üzerinde yapılan seçimler kişilerin zevklerini, tutkularını keşfetmemize olanak vermektedir. Farkında olunmasa da sahip olunan eşyalar benliğin karşıdakine anlatır. Kendini yüceltmesine, onaylanmasına, tatmin sağlamasına aracılık etmektedir. Üstünlük çabası içinde olan insan ise sahip olduğu gerçek benlik yerine ideal benliğini diğerlerine gösterecek nesneyi seçer. İnsanlık tarihi boyunca kendi üstünlük çabasını eşyalara yansıtmıştır. Nasıl fenomen tabir ettiğimiz insanların başkalarının kendilerine karşı oluşturacağı izlenimleri değiştirmek, şekillendirmek için özellikle bazı eşyaları kullanmaları gibi, yıllardır ‘misafir odası’ olarak isimlendirdiğimiz odaların eve gelenler için ayrılmış özel eşyalarla dekor edilmesi gibi veya evlenme çağına gelmiş genç kızın evlendikten sonra kullanacağı eşyaları özenle dizdiği ve gösterdiği çeyiz odaları gibi.

Elbette benlik sunumları eşyaların niteliğini belirlemektedir. Kullanılan her eşya niteliksel olarak kullanıcını yansıtmaktadır. Sadece sahip olunması değil ‘en kalitelisi’ne sahip olunması ‘farklı çeşitlerine’ sahip olunması şeklinde farklı özellikleri bulunması söz konusudur. Nesneler ile geliştirilen ilişkiler doğrusal olarak benlik sunumlarını belirlemektedir. Bazı kişiler sağlamlığa ve orijinalliğe bakarken, diğer bir kısmı görünüş, gösteriş ve güzelliğe önem verir. Bu noktada kitsch ve otantik ilişki kavramlarında bahsetmek mümkündür.

Kısaca bahsetmek gerekirse kitsch kavramının doğuşu 1970’li yıllara dayanmaktadır. Kitsch kavramı otantik olmayanı(doğal olmayanı) göstermelik olanı ifade eder. Kitsch aynı zamanda bir eğilimdir. Doğan Cüceloğlu’nun ‘mış gibi yaşamlar’kitabında da belirttiği gibi bir eğilimdir. Bu tarz insanları her alanda görmemiz mümkün olmaktadır. Jung’un ifadesi ile, ‘maske’ takan insanın gösteriş maskesi altına girmesidir kitsch kişilik.

Sunulmak istenen ideal benlik ‘misafir odası’ için alınan kitsch eşyalar üzerinden, otantik benlik ise misafir odasına alınan gümüşlerden çorba içebilmek şeklinde sunulur.

Kaynakça

Çelebi, P. E. (2018, Mart). Benlik ve eşya ilişkisi: Kitsch-insana karşı otantik-insanOnto, 04, 32-36.

Cüceloğlu, D. (2005). Mış gibi yaşamlar. İstanbul: Remzi Kitabevi

Scruton, R. (2015, 1 Ocak). Kitsch’in dayanılmaz çekiciliği. Erişim tarihi: 2 Nisan 2019.



Bu yazı 1027 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI