Bugun...


Psk.Dan. Bilge İLERİ

facebook-paylas
BORDERLİNE (SINIRDA) KİŞİLİK BOZUKLUĞU
Tarih: 20-10-2020 21:01:00 Güncelleme: 22-10-2020 19:32:00


      Borderline Kişilik Bozukluğu (BKB), genç erişkinlik döneminde başlayan, aşırı dürtüsellik, duygulanımda ve kişiler arası ilişkilerde dengesizlik, benlik algısında yetersizlik ve terk edilmeye karşı aşırı hassasiyet ile karakterize bir sendromdur. Toplumda görülme sıklığına ilişkin veriler %1,2 ile %6 arasında değişmektedir. Ülkemiz alan yazınında ise yaygınlığına ilişkin geniş örneklemli bir çalışma olmamakla birlikte, çocuk yetiştirmeye ilişkin ebeveyn tutumları göz önünde bulundurulduğunda, bu oranın daha yüksek olabileceği düşünülebilir.

 APA’nın DSM 5 sınıflandırmasına göre BKB tanısı koyabilmek için erken ergenliğin başından itibaren birçok bağlamda kendini gösteren aşağıdaki 9 kriterden 5’inin ya da daha fazlasının varlığı gereklidir:


1) Terk edilmekten kaçınmak için çılgınca çaba gösterme
2) Gözünde aşırı büyütme ve yerin dibine sokma uçları arasında giden, tutarsız ve gergin kişiler arası ilişkiler
3) Kimlik karmaşası
4) Kendine kötülüğü dokunacak en az iki dürtüsellik (para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanımı, güvensiz araç kullanma vb.)
5) Yineleyici intihar davranışları, girişimleri ya da göz korkutmalar
6) Duygulanımda tutarsızlık
7) Süreğen bir boşluk duygusu
8) Uygunsuz yoğun öfke, öfke denetiminde güçlük
9) Zorlanmayla ilişkili gelip geçici kuşkucu düşünceler ya da ağır çözülme belirtileri.

 

BKB tek tip inanç ve stratejilerden oluşan bir küme sergilemez. Borderline Kişilik Bozukluğu’nda yerleşik inanç, ‘’Kötüyüm ve istenilmiyorum, Bu dünya tehlikelidir, Güçsüzüm ve zayıfım.’’ şeklindedir. Bu bozuklukta hem psikotik hem de nevrotik belirtiler görülebilir. Bu kişiler sürekli bir kriz yaşama halindedirler. Gerçek veya hayali bir terk edilişten sürekli bir kaçınma halindedirler ve terk edilmemek için olmadık yollara başvurabilirler. Sürekli olarak bir kayıp yaşayacaklarından emindirler. Olumsuz duygularını kontrol etmekte zorlanırlar. Benlik imgeleri tutarsızdır (Ben çok değerliyim, yetersizim, istenen biriyim, sevilemeyecek kadar kötüyüm gibi). Bu anlamsızlık etrafında duygularını ve davranışlarını düzenleyecek bir iç uyumu sağlamakta zorlanırlar. Kendilerine zarar verici davranışlar sıkça görülür ( Plansız harcamalar, rastgele cinsel ilişkiler, kendini kesme, tıkınırcasına yemek yeme, pervasızca araba kullanma gibi). Duygulanım fırtınaları yaşarlar, uçlarda duygulanım sıkça görülür. Yoğun boşluk hissinden muzdariptirler. Başkalarıyla ilişkileri çok çalkantılıdır ancak yalnız kalmaya dayanamazlar. İlişkilerini bağımlılık derecesinde yaşamaya eğilimlidirler. Kendilerine olduğu gibi diğerlerine de ikircikli duygular içindedirler (Çok sevme ve aniden nefret etme gibi). Bu kişiler duygusal olarak çok zorlandıklarında gerçeği değerlendirmenin bozulduğu geçici dönemler yaşayabilirler. Bu dönemlerde kendine yabancılaşma, çevrenin yabancılaşmış gibi gelmesi, yoğun öfke patlamaları ve başkalarından yoğun şüphelenme görülebilir.

 

BKB’de başkalarına karşı tutumlar ve duygular, hızlı ve anlaşılmaz bir biçimde sertçe değişebilir. BKB’deki negatif ruh hali değişiklikleri, majör depresif bozukluktan daha ani, büyük ve beklenmedik olabilir. Yoğun öfke nöbetleri kişiler arası ilişkiler açısından önemli bir sorundur. Başkalarının ufak duygu belirtileri bile onlar için büyük hassasiyet taşıyabilir. Açık ve uyumlu bir benlik bilinci gelişmediği için değerler, bağlılık ve kariyer seçimi gibi temel konularda büyük sıkıntılar yaşayabilirler. Yoğun terk edilme korkusu nedeniyle yalnız kalmak istemezler. Eğer terk edilirlerse öfke nöbetleri geçirebilir, kendilerine veya başkalarına zarar verebilir veya depresyona girebilirler.

 

BKB’nin Belirtileri Nelerdir?

BKB’li bireyler dramatik ruh hali değişimleri, huzursuzluk ve şiddetli öfke gibi belirtiler gösterir. Ruh hali salınımları çoğunlukla stresli hayat koşullarına ve özellikle de kişiler arası ilişkiler ya da iç çatışmalara tepki olarak ortaya çıkar. BKB’li bireyler, dışlanma ve algılanan terk edilmeye karşı şiddetli bir duyarlılığa sahiptir ve terk edildiklerini hissettikleri zaman patlayan bir öfke veya kendine zarar verme ve intihar davranışıyla tepki verirler. Bu davranışlar yakın kişiler arası ilişkilere zarar verdiğinden,  BKB’li bireyler dışlanma veya terk edilme gibi büyük korkularını tahrik ederler.
Boşluk ve sıkıntı, kimlik karmaşası ve müsriflik, riskli cinsellik, madde kullanımı, dikkatsiz araç kullanımı veya oburluk gibi dürtüsel davranışlar diğer BKB belirtileridir.  BKB’li bireyler zaman zaman strese bağlı paranoya veya mantıksız düşünce gösterebilirler. Ayrıca “siyah ve beyaz” kalıpları içinde düşünür ve yüceltme (her şey harika) ya da yerin dibine batırma (her şey rezalet) dışında tanımlama yapmazlar.

 

BKB’nin Sebepleri Nelerdir?

Belli bir süre BKB’nin yanlış çocuk yetiştirme tutumundan kaynaklandığı düşünüldü ve birçok aile haksız yere zan altında kaldı. Bugün kabul edilen görüş ise, daha çok biyolojik yapının BKB’nin çok önemli bir bileşeni olduğu ve bozukluğun hem genetik hem de çevresel faktörlerden kaynaklandığı yönündedir. Son araştırmalar, BKB’ye sahip bireylerin duygu ve dürtü kontrolünden sorumlu nörotransmitterleri arasında dengesizlik olduğunu göstermiştir.  Bu tür bir dengesizliğe sahip bireyler, stresle baş etme yeteneklerini kaybedebilirler.
BKB’nin  tamamıyla biyolojik bir zaaftan dolayı oluşma ihtimali varsa da, birçok BKB’li bireyin geçmişinde travmatik erken çocukluk deneyimleri vardır. Yüzde 50-70 kadarı, çocuklukta cinsel taciz yaşadıklarını bildirmişler, birçoğu geçmişinde sözlü ya da fiziksel tacize maruz kalmıştır. Çoğunlukla aile bağımlılığı ya da bozukluktan kaynaklanabilecek tutarsız ebeveynler oldukları görülmüştür. Bir ebeveynin ölümü ya da ebeveynlerin ayrılmasından kaynaklanan erken kayıp veya travmatik ayrılma da oldukça yaygındır.

 

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

BKB’li bireylere ve ailelerine yardım etmek için birçok etkili yol vardır. Bu seçeneklerden bazıları:

İlaç Tedavisi: İlaç tedavisi; depresyon, anksiyete, huzursuzluk ve paranoid hezeyan belirtilerini azaltmak için etkilidir. İlaçlar aynı zamanda duygu ve dürtü kontrolü gelişimine; dolayısıyla çift veya aile yaşamındaki stresi azaltmaya ve psikoterapiyle yeni kişiler arası ilişkiler ve stres kontrolü geliştirilmesine yardımcı olur.

 

Bireysel Psikoterapi: Psikoterapi genellikle sürekli bir kişilik değişimini amaçlar. Kısa vadeli ya da kısa dönem terapi, ani krizleri durdurmak için uygulanır. Psikodinamik terapi, erken travmatik deneyimler ve öğrenilmiş davranış kalıplarının, bugünkü ilişkilerde tekrarlanması arasında bağ kurulması ile ilgili çalışır. Bilişsel – Davranışsal terapi  ve onun bir türü olan Diyalektik Davranış Terapisi, düşüncenin olumsuz kalıplarını değiştirmek ve yeni davranış ve baş etme becerileri kazanmak için faydalıdır.

 

Grup Terapisi: Bu terapi, yeni kişiler arası davranış becerileri kazanmaya ve bunları denemeye yardımcı olur. Problem yaratan toplumsal özellik ve davranışlara dair farkındalık kazanılmasını amaçlar.

 

Kısa Süre Hastaneye Yatma: Bu tedavi yöntemi, intihar krizleri veya kendine zarar verme atakları döneminde hastanın güvenliğini sağlamak için gerekli olabilir. Bazı hastaneler BKB için kısa süreli yoğunlaştırılmış tedavi programları önerir.

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Algaç Kutlu, M . (2018). Borderline Kişilik Bozukluğu: Bir Gözden Geçirme . Medeniyet Araştırmaları Dergisi , 3 (5)

https://www.dbe.com.tr/Yetiskinveaile/tr/psikoloji-konulari/borderline-kisilik-bozuklugu/

https://madalyonklinik.com/blog/kisilik-bozukluklari

 



Bu yazı 499 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI